İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/677 E. 2024/638 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/677
Karar No
2024/638
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/677 Esas KARAR NO : 2024/638 Karar HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... -... Av. ... -.... DAVALI : ... - ... ... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/05/2019 KARAR TARİHİ : 15/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/10/2024 Mahkememizin .... esas sayılı dosyasından davalı ... yönünden tefrik edilip yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.10.2018 günü saat 04.00 sıralarında, davalı sürücü ...'ın yönetimindeki davacı ... Otom.San.Tic.Ltd.Şti'nden kiraladığı ... plakalı otomobil cinsi araç ile ... köyü yönünden, ... yönünde seyir halinde iken, davalı şirket tarafından enine olarak yolda yapılan kanal çalışması nedeniyle yol üzerinde bulunan toprak yığınına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkiline ait aracın hasar görmesi nedeniyle araçta değer kaybı oluştuğunu müvekkilinin aracında hasarlı ve hasarsız ikici el satış bedelleri arasında ciddi bir fark ortaya çıktığını bu nedenle aracın hasarsız ikinci el satış bedeli ile hasarlı ikinci el satış bedelleri arasındaki fark göz önünde bulundurularak ortaya çıkacak araç değer kaybını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davalı tarafça davaya herhangi bir cevap verilmediği görülmüştür . YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava ; Tazminat ( Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasına ilişkindir. .... esas sayılı dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır . .... Esas sayılı dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır . ... Tic. Ltd. Şti. .... tarafından gönderilen 08/10/2018 tarihinde kazaya karışan ... plakalı aracın tamir ve bakımına ilişkin tüm bilgi ve belgeler mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Sigorta bilgi ve gözetim merkezi tarafından gönderilen ... plakalı aracın tramer kayıtları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya uyuşmazlık konusu iş tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen incelenir. 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK 2. Maddesi gereğince, genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Asliye ticaret mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir. TTK. nun 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmış olup bu maddeye göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmemiz yargı işleri tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır. Ayrıca ...nun da düzenlenen hususlar ile Medeni Kanun ve borçlar Kanunuda düzenlenen bazı dava türlerinin ticari dava olduğu belirtilmiştir. TTK. nun 5. maddesinde ise ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu düzenlenmiş ve asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasıdaki ilişkinin görev ilişkisi niteliğinde olduğu belirtilmiştir Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmesiyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. .... Mahkemesinin 03.05.2024 tarihli kararında ; " ... davacı ile davalı ... arasındaki uyuşmazlığın araç kiralama ilişkisinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 4/1-a maddesine göre; “Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları.. görürler.” HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği belirtilmiştir. Ayrıca HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup, HMK'nın 115. maddesi hükümleri gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır. Somut olayda, kazaya karışan davacıya ait ... plakalı araç 08.10.2018 tarihinde davalı ...’a 23 gün süreyle kiralanmış olup, uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklandığından ve davanın 03.05.2019 tarihinde 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre davalı ... yönünden görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Bu durumda mahkemece, davalı ... yönünden davanın tefrik edilerek görev yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Dava konusu kazanın davalı ...'ın davacı ... ….Tic.Ltd.Şti'den kiraladığı ... plakalı araç ile seyir halinde iken, diğer davalı şirket tarafından yolda yapılan kanal çalışması nedeniyle yol üzerinde bulunan toprak yığınına çarpması sonucu meydana geldiği, tarafların kusur oranlarının belirlenmesi için alınan raporda oransal kusur oranı belirtilmediği, davacıya ait araç sürücüsünün tali, davalı şirketin asli kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece gerekçeli karar ile davacıya ait araç sürücüsünün %30, davalı şirketin %70 oranında kusurlu olduğu ancak davalıların davacının zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu belirtilerek zararın tamamının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş ise de davalı ...'ın davacıya ait aracı kiralayan araç sürücüsü, diğer davalının ise yol çalışması sırasına gerekli önlemleri almayan yol yapım işini yapan şirket olması nedeniyle kusurlu olduğu belirtilmiş olup farklı hukuki sebebe dayalı olarak sorumlu olan davalılar arasında zararın tümü yönünden müteselsil sorumluluk bulunmadığı gibi davacıya ait aracın sürücüsünün kusuruna isabet eden tazminat miktarından davalı şirketin de sorumlu tutulması doğru görülmemiştir. Mahkemece kazanın meydana gelmesinde tarafların oransal kusur oranlarının belirlenmesi için rapor alınarak davalı şirketin kusur oranına isabet eden tazminattan sorumlu olacağı gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin istinaf sebeplerinin kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, dosyanın davalı ... yönünden tefriki ile; 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c maddesi gereğince görev hususunun dava şartı olması, HMK’nın 115/1 maddesi gereğince dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece gözetilmesi gerektiğinden dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c maddesi delaletiyle, 6100 sayılı HMK’nın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine ve mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Sulh Hukuk mahkemesine gönderilmesine..." karar verilmiş olup 6100 sayılı HMK 'nun 4/1-a maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşıldığından aynı yasanın 114/1-c maddesi gereğince görev dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağından ve dava şartı gerçekleşmediğinden görev yönünden davanın usülden reddi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( .... , .... sayılı kararları ) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı HMK 114/1-c 115/2 maddeleri gereği davanın usulden REDDİ ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE , 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde müracaat halinde dosyanın görevli ... Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine , 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde dosyanın görevli .... Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde HMK 20/1 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin taraflara ihtarına , 4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin HMK 331 gereği görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine Dair, tarafların yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememiz Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/677, K. 2024/638, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-677-e-2024-638-k-08ed01df43b4