Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2018/33324, 10.12.2019

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2018/33324
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

ADEM DİREL BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2018/33324)

Karar Tarihi: 10/12/2019

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; işçilik alacaklarının tahsil edilmesi talebiyle

açılan davada delillerin takdirinde hata yapılması ve yargılamanın uzun sürmesi

nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 5/11/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden

sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71. maddesinin (2)

numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu

değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, özel bir işletmenin yurt dışında bulunan

şantiyelerinde 1991 ile 2013 yılları arasında ambar sorumlusu olarak

çalışmıştır.

9. Başvurucu; iş akdinin haksız olarak feshedildiğini ileri

sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili

ücret alacaklarının tahsiline karar verilmesi talebiyle 1/10/2013 tarihinde

alacak davası açmıştır.

10. İstanbul 11. İş Mahkemesinin (Mahkeme) 25/3/2015 tarihli

kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek başvurucunun bahsi geçen

işçilik alacaklarının davalıdan alınarak başvurucuya ödenmesine hükmedilmiştir.

11. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 13/11/2017 tarihi kararı ile

hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

12. Bozma kararına uyularak devam edilen yargılama sonucunda

Mahkemenin 13/3/2018 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek

başvurucunun kıdem ve ihbar tazminatından oluşan alacaklarının tahsiline; fazla

çalışma, genel tatil ve hafta tatili çalışma ücretlerinden oluşan alacak

talebinin reddine hükmedilmiştir.

13. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 4/9/2018 tarihli kararı ile

hüküm onanmıştır.

14. Nihai karar 5/10/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

15. Başvurucu 5/11/2018 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 10/12/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

17. Başvurucu, yargılamanın uzaması nedeniyle makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

18. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

19. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın

ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılaması

devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas

alınır (Güher Ergun ve diğerleri, B.

No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50-52).

20. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).

21. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında 4 yıl 11 aylık yargılama süresinin makul

olmadığı sonucuna varmak gerekir.

22. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

1. Başvurucunun İddiaları

23. Başvurucu; bozma öncesi yargılamada tüm dosya kapsamına göre

yapılan değerlendirme sonucunda fazla çalışma ve tatil ücret alacaklarının

kabul edildiğini, davalı tarafın temyiz süresi geçtikten sonra verdiği ek

temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarına dayanılarak hükmün bozulduğunu,

usulü kazanılmış hakkının ihlal edildiğini, eksik inceleme ve araştırmaya

dayalı olarak ve yerleşik içtihatların aksi yönünde karar verildiğini

belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

2. Değerlendirme

24. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu

olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil

eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu

kapsamda değildir (Ahmet Sağlam,

B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

25. Başvurucu tarafından ileri sürülen iddialar, derece

mahkemesince delillerin değerlendirilmesine ve hukuk kurallarının

yorumlanmasına ilişkin olup mahkeme kararında bariz takdir hatası veya açık bir

keyfîlik oluşturan bir durumun da bulunmadığı dikkate alındığında ihlal

iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

26. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

27. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının ilgili kısmı ve (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

28. Başvurucu, ihlalin tespiti talebinde bulunmuştur.

29. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

30. Başvurucunun manevi tazminat talebi bulunmadığından

yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlalinin tespiti

sonucunda tazminata hükmedilmesi mümkün değildir.

31. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harçtan ve

2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.769,70 TL yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. 294,70 TL harçtan ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 2.769,70 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

E. Kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul 11. İş Mahkemesine

(E.2018/5, K.2018/219) GÖNDERİLMESİNE,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

10/12/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Raportör

:

Zehra GAYRETLİ

Başvurucu

:

Adem DİREL

Vekili

:

Av. Muharrem ALDEMİR

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2018/33324, T. 10.12.2019, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2018-33324-basvuru-10-12-2019-a77ca8d220fc