Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2018/27601, 11.12.2019

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2018/27601
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

ASLI HACIOĞLU BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2018/27601)

Karar Tarihi: 11/12/2019

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; ceza davasında müdafi yardımından yararlandırılmama,

ek savunma hakkı tanınmaması ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 7/9/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

(İçtüzük) 71. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın

oluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden

incelenmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. 1977 doğumlu olan başvurucu, olayların geçtiği tarihte

İzmir'de ikamet etmektedir.

9. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 19/10/2011tarihli

iddianamesi ile başvurucu hakkında bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının

araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmî belgede sahtecilik ve

bilişim sistemlerinin kullanılması sonucu hırsızlık suçlarından

cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

10. İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/12/2012 tarihli kararı

ile başvurucunun atılı suçlardan hapis cezası ile cezalandırılmasına

hükmedilmiştir.

11. Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 5/7/2018 tarihli kararı ile

hüküm onanmıştır.

12. Başvurucu 7/9/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

13. Mahkemenin 11/12/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

14. Başvurucu, bireysel başvuru konusu yargılamanın uzun sürmesi

nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve

tazminat talebinde bulunmuştur.

2. Değerlendirme

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

15. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

16. Ceza yargılamasının süresi tespit edilirken sürenin

başlangıç tarihi olarak bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlar

tarafından bildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltı gibi

birtakım tedbirlerin uygulandığı tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak suç

isnadına ilişkin nihai kararın verildiği, yargılaması devam eden davalar

yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul süre şikâyetiyle ilgili kararını

verdiği tarih esas alınır (B.E.,

B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 34).

17. Ceza yargılamasının süresinin makul olup olmadığı

değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların

ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın

süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate

alınır (B.E., § 29).

18. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda başvuru konusu davada 6 yıl 9

aylık yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

19. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

1. Başvurucunun İddiaları

20. Başvurucu; hırsızlık suçundan ek savunma hakkı

tanınmadığını, müdafi yardımından faydalandırılmadığını ve yokluğunda

mahkûmiyet hükmü verildiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

21. Bireysel başvurunun ikincil niteliğinin bir sonucu olarak

olağan kanun yollarında ve mahkemeler önünde ileri sürülmeyen iddialar ile bu mahkemelere

sunulmayanbilgi ve belgeler bireysel başvuru konusu

edilemez (Bayram Gök, B. No:

2012/946, 26/3/2013, § 20).

22. Somut olayda başvurucunun ihlale neden olduğunu ileri

sürdüğü iddiaları yargılama sürecinde ve temyiz dilekçesinde dile getirmediği,

bu iddialarına ilişkin bilgi veya belge sunmadığı ve böylece başvuru yollarını

usulüne uygun tüketmediği anlaşılmaktadır.

23. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

24. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

25. Başvurucu, tazminat talebinde bulunmuştur.

26. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

27. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucuya net 11.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

28. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve 2.475

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.769,70 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın nedeniyle KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 11.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

D. 294,70 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.769,70 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için İzmir 1. Ağır Ceza

Mahkemesine (E.2011/367, K.2012/432) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

11/12/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Engin

YILDIRIM

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M.Emin KUZ

Raportör

:

Zehra

GAYRETLİ

Başvurucu

:

Aslı

HACIOĞLU

Vekili

:

Av. Tolga

TİRELİ

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2018/27601, T. 11.12.2019, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2018-27601-basvuru-11-12-2019-4998b54901ed