Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2018/32896, 10.12.2019

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2018/32896
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

AHMET UÇAR VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2018/32896)

Karar Tarihi: 10/12/2019

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, işe iade davasında delillerin eksik değerlendirilmesi

sonucu hatalı karar verilmesi ve uzun yargılama nedenleriyle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Ekli tabloda sıralanan başvurulara ait başvuru formu ve

eklerinin idari yönden yapılan ön incelemelerinden sonra başvurular

Komisyonlara sunulmuştur.

3. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

4. Başvurucuların bir kısmı, bireysel başvuru harç ve

masraflarını karşılama imkânlarının bulunmadığını belirterek adli yardım

talebinde bulunmuşlardır.

5. Konularının aynı olması sebebiyle ekli tablonun (B) sütununda

numaraları belirtilen başvuru dosyalarının 2018/32896 numaralı bireysel başvuru

dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2018/32896 numaralı dosya üzerinden

yapılmasına ve diğer dosyaların kapatılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71. maddesinin (2)

numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu

değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. Özel bir işletmede işçi olarak çalışmakta iken iş

sözleşmeleri feshedilen başvurucular, fesih işleminin haklı bir nedene

dayanmadığını iddia ederek işe iade edilmelerine karar verilmesi talebiyle

tespit davaları açmışlardır.

10. Derece mahkemeleri, dava konusu fesih işleminin haklı sebebe

dayalı olduğu gerekçesiyle davaların reddine karar vermiştir. Kararlar temyiz

incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.

11. Başvurucular, delillerin eksik değerlendirilmesi sonucu

hatalı karar verilmesi ve yargılamaların uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma

haklarının ihlal edildiğini iddia ederek çeşitli tarihlerde Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

12. Mahkemenin 10/12/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

Yönünden

13. Başvuruculardan bir kısmı, bireysel başvuru harç ve

masraflarını karşılayacak gelirleri olmadığını beyan ederek adli yardım

talebinde bulunmuştur.

14. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler

dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama

giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucuların açıkça

dayanaktan yoksun olmayan adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesi

gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

15. Başvurucular, uzun süren yargılama nedeniyle makul sürede

yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

16. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

17. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin yargılamanın

süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın ikame edildiği

tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra aşamasını da

kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılaması devam eden

davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13,

2/7/2013, §§ 50-52).

18.

Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin yargılama süresinin

makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç

dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu

ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği

gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve

diğerleri, §§ 41-45).

19. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında 4 yıl 3 ay şeklindeki yargılama

sürelerinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

20. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

C. Diğer İhlal İddiaları

1. Başvurucuların

İddiaları

21. Başvurucular, delillerin takdirinde açık bir keyfîliğin

bulunduğunu, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verildiğini,

itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek adil yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

22. Başvurular, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru inceleme

yetkisi kapsamında ve sunulan bilgi ile belgeler çerçevesinde

değerlendirilmiştir. Başvurularda ileri sürülen iddialar, mahkemelerce

delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin olup

mahkeme kararlarında bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturan bir

hususun da bulunmadığı dikkate alındığında ihlal iddialarının kanun yolu

şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır (Necati

Gündüz, Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

23. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.

D. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

24. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

25. Başvurucular, ihlalin tespiti ile maddi ve manevi tazminata

karar verilmesi talebinde bulunmuşlardır.

26. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

27. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında ekli tablonun (H) sütununda belirtilen net tutarlarda manevi

tazminatın başvuruculara ayrı ayrı ödenmesine karar verilmesi gerekir.

28. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için

başvurucuların uğradıklarını iddia ettikleri maddi zarar ile tespit edilen

ihlal arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucuların bu konuda herhangi bir

belge sunmamış olması nedeniyle maddi tazminat taleplerinin reddine karar

verilmesi gerekir.

29. Başvuruculara 2.475 TL vekâlet ücretinin müştereken

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

30. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harçtan oluşan

yargılama giderinin başvurucu Halil Özmaya'ya ödenmesine karar verilmesi

gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinde bulunan başvurucuların adli yardım

taleplerinin KABULÜNE,

B. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Başvuruculara ekli tablonun (H) sütununda belirtilen net

tutarlarda manevi tazminatın AYRI AYRI ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer

taleplerin REDDİNE,

E. 294.70 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvurucu Halil

Özmaya'ya, 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin ise

BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine

ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihlerinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin bilgi için ilgili mahkemelere

GÖNDERİLMESİNE,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

10/12/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Raportör

:

Zehra GAYRETLİ

Başvurucular

:

Ahmet UÇAR ve diğerleri [bkz.ekli

tablo]

Vekili

:

bkz. Ekli Tablonun F Sütunu

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2018/32896, T. 10.12.2019, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2018-32896-basvuru-10-12-2019-643f6e58f29f