Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2018/27900, 10.12.2019

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2018/27900
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

FATİH DURLANIK BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2018/27900)

Karar Tarihi: 10/12/2019

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, işe iade davasında uzun süren yargılama nedeniyle

makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 3/9/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71. maddesinin (2)

numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu

değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Özel bir işletmede işçi olarak çalışmakta iken 1/1/2015

tarihinde başvurucunun iş sözleşmesi feshedilmiştir.

9. Başvurucu, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini

ileri sürerek işe iadesine ve tazminata karar verilmesi talebiyle 16/1/2015

tarihinde işe iade davası açmıştır.

10. Ankara 15. İş Mahkemesinin 8/11/2017 tarihli kararı ile dava

kabul edilerek başvurucunun işe iadesine karar verilmiştir.

11. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2/7/2018 tarihli kararı ile

hüküm onanmıştır.

12. Nihai karar 2/8/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

13. Başvurucu 3/9/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

14. Mahkemenin 10/12/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

15. Başvurucu, yargılamanın uzaması nedeniyle makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş; işe iade davası kabul

edilmiş ise de uzun süren yargılama nedeniyle 24/12/2017 tarihli ve 30280

sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı

Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK)

kapsamındaki taşeron kadro düzenlemesinden yararlanamadığını belirterek çalışma

hakkının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.

2. Değerlendirme

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

16. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

17. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın

ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılaması

devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas

alınır (Güher Ergun ve diğerleri, B.

No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50-52).

18. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).

19. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında 3 yıl 5 aylık yargılama süresinin makul

olmadığı sonucuna varmak gerekir.

20. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

B. Çalışma Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

21. Başvurucu, işe iade davası kabul edilmiş ise de uzun süren

yargılama nedeniyle 696 sayılı KHK kapsamındaki taşeron kadro düzenlemesinden

yararlanamadığını belirterek çalışma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

22. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun'un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre bireysel

başvurunun incelenebilmesi için kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia

edilen hakkın Anayasa’da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Avrupa

İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve Türkiye’nin taraf olduğu Sözleşme'ye ek

protokoller kapsamına da girmesi gerekir. Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma

alanı dışında kalan hak ihlali iddiasını içeren başvurular bireysel başvurunun

kapsamında değildir (Onurhan Solmaz,

B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).

23. Bireyin dilediği alanda çalışma özgürlüğü ve çalışma hakkı

Anayasa’nın 48. ve 49. maddelerinde güvence altına alınmış olmakla birlikte

Sözleşme’de düzenlenen haklardan değildir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de

kamu hizmetine girme ya da dilediği kamu görevinde çalışma hakkının Sözleşme’de

ya da protokollerinde korunan bir hak olmadığını açıkça ifade etmektedir (Serkan ACAR, B. No: 2013/1613, 2/10/2013,

§ 24).

24. Buna göre başvurucunun başvuru dilekçesinde ifade ettiği

şekliyle ihlal edildiğini ileri sürdüğü bireyin dilediği alanda çalışma

özgürlüğü ve çalışma hakkı, Anayasa ve Sözleşme ile Türkiye’nin taraf olduğu ek

protokollerin ortak koruma alanına girmediğinden başvurucunun bu iddiasının

konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

25. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

ilgili kısmı ve (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

26. Başvurucu, ihlalin tespiti ile maddi ve manevi tazminat

talebinde bulunmuştur.

27. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

28. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında net 5.980 TL tutarında manevi tazminatın başvurucuya ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

29. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için

başvurucuların uğradıklarını iddia ettikleri maddi zarar ile tespit edilen

ihlal arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Talepte bulunan başvurucunun bu

konuda herhangi bir belge sunmamış olması nedeniyle maddi tazminat talebinin

reddine karar verilmesi gerekir.

30. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harçtan ve

2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.769,70 TL yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A.1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Çalışma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 5.980 TL tutarında manevi tazminat

ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 294,70 TL harçtan ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 2.769,70 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Ankara 15. İş Mahkemesine

(E.2016/369, K.2017/256) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

10/12/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Raportör

:

Zehra GAYRETLİ

Başvurucu

:

Fatih DURLANIK

Vekili

:

Av. Hicran İLHAN

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2018/27900, T. 10.12.2019, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2018-27900-basvuru-10-12-2019-6274f2da6e95