Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/6362, 22.06.2017

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/6362
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

FATİH AVUT VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/6362)

Karar Tarihi: 22/6/2017

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, makul sürede yargılanma ve savunma hakları ile

eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 9/4/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucular Fatih Avut, Mehmet Safi Avut ve Ramazan Avut'un babaları olan murisleri aleyhine 9/12/1984

tarihinde Silvan Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan müdahalenin meni davası

hakkında görevsizlik kararı verilerek dosya Silvan Kadastro Mahkemesine

gönderilmiş ve 1/1/1993 tarihli, başvurucu Ömer Burakmak

ile başvurucu Mehmet İhsan Avut'un babası olan

murisinin de davalı sıfatıyla yer aldıkları kadastro tespitine itiraz davası

üzerinden devam etmeye başlayan söz konusu davada yerel Mahkemece verilen

kararın taraflarca temyiz edilmesiyle dava temyiz aşamasında derdest

durumdadır.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

9. Mahkemenin 22/6/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

10. Başvurucular, uzun süren yargılama nedeniyle makul sürede

yargılanma, mülkiyet, özel hayatın gizliliği ve etkili başvuru haklarının,

beyanlarının Mahkemece dikkate alınmaması nedeniyle savunma haklarının ve

benzer nitelikteki davalar makul sürede sonlandırılırken kendi davalarının

makul süreyi aşması nedeniyle eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerdir.

A. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

1. Başvurucular Mehmet

İhsan Avut ve Ömer Burakmak Yönünden

11. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 83. maddesi ile

30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun'un 51. maddesi gereği başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve

benzeri nitelikteki davranışlarıyla bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye

kullandığının tespit edilmesi hâlinde başvuru reddedilir ve yargılama giderleri

dışında ilgilinin 2.000 Türk Lirasından fazla olmamak üzere disiplin para

cezasıyla cezalandırılmasına karar verilir.

12. Bu kapsamda özellikle Mahkemeyi yanıltmak amacıyla gerçek

olmayan maddi vakıalara dayanılması veya bu nitelikte bilgi ve belge sunulması

durumunda başvuru hakkının kötüye kullanıldığı kabul edilebilecektir (S.Ö., B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 29, Mehmet Güven Ulusoy [GK], B. No:

2013/1013, 2/7/2015).

13. Somut olayda başvurucular Mehmet İhsan Avut ve Ömer Burakmak 24/5/2013 tarihinde Avukat Arzu Pamukçu Yördem'e vekâlet vermişlerdir. Başvurucular Mehmet İhsan

Avut ve Ömer Burakmak, nüfus kayıtlarına göre

sırasıyla 31/10/2013 ve 11/3/2014 tarihlerinde vefat etmişlerdir.

Başvurucuların vekili tarafından 9/4/2014 tarihinde başvurucuların muhtelif

haklarının ihlal edildiği iddiasıyla bireysel başvuru yapılmış, başvuru

formunda başvurucuların öldüğü konusunda bir bilgiye yer verilmemiştir.

14. Kamu gücü tarafından hakkı ihlal edilen kişinin bireysel

başvuru yapmadan önce ölmesi durumunda ölen kişi adına bir başkası tarafından

bireysel başvuru yapma imkânı bulunmamaktadır (Abdurrehman Uray, § 30).

15. Açıklanan nedenlerle başvuru tarihinden önce vefat etmiş

başvurucular adına vekâlet ilişkisi sona ermiş olan avukat tarafından yapılan

bireysel başvurunun başvuru hakkının kötüye

kullanımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.

16. Bu durumda Avukat Arzu Pamukçu Yördem

aleyhine, Anayasa Mahkemesini yanıltıcı nitelikte başvuru yapması nedeniyle

6216 sayılı Kanun'un 51. maddesi ve İçtüzük’ün 83.

maddesi uyarınca takdiren 2.000 TL disiplin para

cezasına hükmedilmesi gerekir.

2. Diğer Başvurucular Yönünden

a. Savunma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin

İddia

17.6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası

uyarınca bireysel başvuru yoluna başvurabilmek için olağan kanun yollarının

tüketilmiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403,

26/3/2013, § 16).

18. Somut olayda şikâyet konusu davanın hâlen temyiz aşamasında

derdest olduğu, dolayısıyla başvurucuların söz konusu iddialarını ileri

sürebilecekleri temyiz olağan

kanun yolunu tüketmeksizin

bireysel başvuruda bulundukları anlaşılmıştır.

19. Açıklanan nedenlerle savunma hakkının ihlal edildiği iddiası

yönünden başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşulları bakımından

incelenmeksizin başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

b. Eşitlik İlkesinin İhlal Edildiğine İlişkin

İddia

20.Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi ve

Sözleşme'nin 14. maddesinde düzenlenen ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine

yönelik iddiaların soyut olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp mutlaka

Anayasa ve Sözleşme kapsamında yer alan diğer temel hak ve özgürlüklerle

bağlantılı olarak ele alınması gerekir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 33).

21.Ayrımcılık iddiasının incelenebilmesi için başvurucunun,

kendisiyle benzer durumdaki kişilere yönelik farklı uygulamaların meşru bir

temeli olmaksızın ırk, renk, cinsiyet, din, dil vb. ayrımcı bir nedene

dayandığını makul delillerle ortaya koyması gerekir (Adnan Oktar (3), B. No: 2013/1123, 2/10/2013, § 50).

22. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkıyla bağlantılı

olarak eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri süren başvurucular, kendilerine

hangi nedenle ayrımcılık yapıldığına ilişkin olarak ise herhangi bir beyanda

bulunmamışlardır. Dolayısıyla başvurucular tarafından ileri sürülen iddiaların

kanıtlanamadığı sonucuna ulaşılmıştır.

23. Açıklanan nedenlerle başvurunun, eşitlik ilkesinin ihlal

edildiği iddiası yönünden diğer kabul edilebilirlik koşulları bakımından

incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

c. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

24. BaşvurucularFatih Avut, Mehmet

Safi Avut ve Ramazan Avut yönünden açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Esas Yönünden

25. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın

ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam

eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13,

2/7/2013, §§ 50, 52).

26. Başvuruya konu dava, başvurucuların murislerinden intikalle

takip etmekte oldukları bir uyuşmazlık olup bu yönüyle makul süre

değerlendirmesi bakımından dikkate alınacak sürenin başlangıç anı, mirasçının

yargılamaya katıldığı an değil somut olayda muris açısından değerlendirmeye

esas alınan sürenin başlangıç anıdır (Gülseren

Gürdal ve diğerleri, B. No: 2013/1115, 5/12/2013, § 51).

27.Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).

28. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda yaklaşık 32 yıllık yargılama

süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

29. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

30. Başvurucular, uzun süren yargılama nedeniyle mülkiyet, özel

hayatın gizliliği ve etkili başvuru haklarının da ihlal edildiğini iddia

etmişlerse de başvurucuların makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği

yönünde yukarıda yer verilen tespitler ışığında, diğer haklarının ihlal

edildiği yönündeki iddialarının ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

31. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…”

32. Başvurucular, manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.

33. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

34. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucular Fatih Avut, Mehmet Safi Avut ve Ramazan Avut'a ayrı ayrı net 1.450 TL manevi tazminat ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

35. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin

başvurucular Fatih Avut, Mehmet Safi Avut ve Ramazan Avut'a

müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle başvurunun;

A. Başvurucular Mehmet İhsan Avut ve Ömer Burakmak

yönünden başvuru hakkının kötüye

kullanılması nedeniyle REDDİNE,

B. 1. Savunma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Eşitlik ilkesinin

ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. BaşvurucularFatih

Avut, Mehmet Safi Avut ve Ramazan Avut yönünden makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Başvurucular Fatih Avut, Mehmet Safi Avut ve Ramazan Avut'a ayrı ayrı net 1.450 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

E. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucular Fatih Avut, Mehmet Safi Avut ve

Ramazan Avut'a MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Avukat Arzu Pamukçu Yördem'in, 6216

sayılı Kanun'un 51. maddesi ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 83. maddesi

uyarınca 2.000 TL disiplin para cezasıyla CEZALANDIRILMASINA,

H. Kararın bir örneğinin Diyarbakır Barosuna GÖNDERİLMESİNE,

İ. Kararın bir örneğinin Yargıtay 16. Hukuk Dairesine

(E.2015/13377) GÖNDERİLMESİNE,

J. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

22/6/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

Ceren Sedef

EREN

Başvurucular

:

1. Fatih

AVUT

2. Mehmet

İhsan AVUT

3. Mehmet

Safi AVUT

4. Ömer

BURAKMAK

5. Ramazan

AVUT

Vekili

:

Av. Arzu

PAMUKÇU YÖRDEM

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/6362, T. 22.06.2017, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-6362-basvuru-22-06-2017-32856b436506