Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/16471, 21.09.2016

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/16471
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

ERDAL DUTLU BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/16471)

Karar Tarihi: 21/9/2016

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tüketici hakem heyeti kararının iptali için açılan

davada uyuşmazlığa konu sözleşme örneğinin getirtilip incelenmesi talebi kabul

edilmeyerek aleyhe karar verilmesi nedeniyle silahların eşitliği ilkesinin

ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 17/10/2014 tarihinde Gaziantep 3. Asliye Hukuk

Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil

edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 26/6/2015 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 25/3/2016 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, başvuruya ilişkin görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, bir bankadan kredi kullanırken kendisinden tahsil

edilen dosya masrafı adı altında 500 TL ile toplu ödeme sırasında erken ödeme

cezası olarak ödediği 330 TL’nin haksız alındığını iddia ederek toplam 830

TL’nin iadesi istemiyle Şahinbey Tüketici Hakem Heyetine (Heyet) başvuru

yapmıştır. Başvurucu, Heyete sunduğu başvuru dilekçesinde söz konusu krediye

ilişkin sözleşme ve diğer belgelerin ilgili bankadan istenmesini talep

etmiştir.

8. Heyet, başvurucunun ibraz ettiği belgeler arasında sözleşme

örneğinin olmaması nedeniyle dosyada karar vermeye yeterli bilgi ve delil

bulunmadığı gerekçesi ile 10/3/2014 tarihli 2014/208 sayılı kararla başvurunun

reddine karar vermiştir.

9. Başvurucu, anılan Heyet kararının 500 TL’lik kısım yönünden

iptali ve bu paranın davalıdan tahsili için Gaziantep 6. Asliye Hukuk

(Tüketici) Mahkemesinde (Mahkeme) ilgili banka aleyhine dava açmıştır.

10. Mahkeme 18/9/2014 tarihli ve E.2014/513, K.2014/742 sayılı

kararı ile “başvurucunun, birer sureti

kendisinde bulunan belgeleri ibraz etmemesinin kendi kusurundan kaynaklandığı

ve kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceği”

gerekçesi ile davanın reddine kesin olarak karar vermiştir. Gerekçeli kararın

ilgili kısmı şöyledir:

“Dava, davalı banka tarafından kredi

kullandırılan davacıdan çeşitli adlar altında tahsil edilen ücretin iadesi için

yaptığı başvurunun Tüketici Sorunları Hakem Heyeti tarafından reddine ilişkin

kararının iptaline ilişkindir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın dayanağını

Tüketici Kredisi Sözleşmesi oluşturmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın çözümü

için öncelikle sözleşmenin ibrazı zorunludur. Kredi sözleşmesi hükümlerine göre

sözleşme iki nüsha olarak tanzim edilmiş ve sözleşmenin bir nüshası, geri ödeme

planının bir sureti ve kredi kullandırım dekontu ile

ilgili belgeler davacıya teslim edilmiştir. Davacının sureti kendisinde bulunan

belgeleri ibraz etmemesi kendi kusurundan kaynaklanmaktadır. Kimse kendi

kusuruna dayanarak bir hak elde edemez.

Bu durumda yasaya uygun olan, Tüketici

Sorunları Hakem Heyeti kararının iptali istemi ile açılan davanın reddine karar

verilmesi gerekmiştir.”

11. Başvurucu kesin nitelikli bu kararı 18/9/2014 tarihinde

öğrenmiş; 17/10/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

12. 12/1/2011 tarihli ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun “İspat hakkı” kenar

başlıklı 189. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule

uygun olarak ispat hakkına sahiptir.”

13. 6100 Sayılı Kanun’un “Başka

Yerden Getirtilecek Deliller” kenar başlıklı 195. maddesi şöyledir:

“(1) Tarafların ellerinde bulunmayan ve

incelenmesine karar verilen delillerin getirtilmesi için, mahkemece ilgili

resmî makam ve mercilerle üçüncü kişilere bu husus bildirilir. Mahkemeye

getirtilmesi mümkün olmayan deliller, bulunduğu yerde incelenebilir veya

dinlenebilir.”

14. 01/08/2003 tarihli ve 25186 sayılı Resmî Gazete’de

yayımlanan mülga Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri Yönetmeliği’nin “Bilgi ve belge isteme yetkisi” kenar

başlıklı 21. maddesi şöyledir:

“Hakem heyeti, uyuşmazlık konusuna ilişkin her

türlü bilgi ve belgeyi taraflardan, ilgili kurum ve kuruluşlardan isteyebilir.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

15. Mahkemenin 21/9/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

16. Başvurucu, kullandığı kredi nedeniyle kendisinden haksız

olarak tahsil edilen ücretlerin iadesi istemiyle tüketici hakem heyetine

yaptığı başvurusunda krediye ilişkin sözleşme ve diğer belgelerin ilgili

bankadan istenmesini talep ettiğini ancak belgeler getirtilmeden başvurusunun

reddedildiğini, bu kararın iptali için açtığı davada aynı talebini Mahkemeye

ilettiğini ancak Mahkemenin de bu talebini dikkate almayıp davanın reddine

karar verdiğini, toplanmasını istediği deliller toplanmayarak davasının

reddedilmesi nedeniyle Anayasa’nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet ve 36.

maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakları ile 10. maddesinde düzenlenen

eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüş; ihlalin tespiti ve tazminat

talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

17. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetinin özü, hukuk

davasında toplanmasını istediği deliller toplanmayarak davanın reddedilmesiyle

davanın diğer tarafı karşısında eşitsiz bir duruma düşürüldüğü, bunun sonucunda

dava konusu alacağına kavuşamadığına ilişkindir. Bu nedenle başvurucunun

iddialarının adil yargılanma hakkı kapsamında silahların eşitliği ilkesi

yönünden incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

18. Anayasa’nın “Hak arama

hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.”

19. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin meşru

vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya

davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu

belirtilmiştir. Anayasa'da adil yargılanma hakkının kapsamı düzenlenmediğinden

bu hakkın kapsam ve içeriğinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6. maddesi

çerçevesinde belirlenmesi gerekir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 22).

20. Yapılan yargılama sırasında tanık dinletme hakkı da dâhil

olmak üzere delillerin ibrazı ve değerlendirilmesi adil yargılanma hakkının

unsurlarından biri olarak kabul edilen silahların eşitliği ilkesi kapsamında

kabul edilmekte olup bu hak da makul sürede yargılanma hakkı gibi adil

yargılanma hakkının somut görünümlerinden biridir. Anayasa Mahkemesi de

Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, ilgili

hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadı

ışığında yorumlamak suretiyle gerek Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan

gerek AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen

gerekçeli karar hakkı ve silahların eşitliği ilkesi gibi ilke ve haklara

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 38).

21. Taraflar arasında hakkaniyete uygun bir dengenin

sağlanmasını amaçlayan silahların eşitliği ilkesi, mahkeme önünde sahip olunan

hak ve yükümlülükler bakımından taraflar arasında eşitliğin sağlanması ve bu

dengenin yargılamanın her aşamasında korunmasını ifade etmekte olup bu usul

güvencesi gereğince uyuşmazlığın her iki tarafına da savunmasının temel

dayanağı olan delilleri sunma imkânı tanınmalıdır (Yüksel Hançer, B. No: 2013/2116, 23/1/2014, § 18).

22. Yargılama makamları yargılamanın taraflarınca ileri sürülen

iddiaları ve gösterdikleri delilleri gereği gibi incelemek zorundadır. Bununla

birlikte belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri değerlendirme ve

gösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığına karar verme yetkisi

esasen derece mahkemelerine aittir (Yüksel

Hançer, § 19).

23. Mevcut yargılamada geçerli olan delil sunma ve inceleme

yöntemlerinin adil yargılanma hakkına uygun olup olmadığını denetlemek Anayasa

Mahkemesinin görevi kapsamında olmayıp Mahkemenin görevi başvuru konusu

yargılamanın bütünlüğü içinde adil olup olmadığını değerlendirmektir. Genel

anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın yürütülebilmesi için silahların

eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri ışığında taraflara iddialarını sunmak

hususunda uygun olanakların sağlanması şarttır. Taraflara tanık delili de dâhil

olmak üzere delillerini sunma ve inceletme noktasında da uygun imkânların

tanınması gerekir. Bu anlamda delillere ilişkin dengesizlik veya

hakkaniyetsizlik iddialarının da yargılamanın bütünü ışığında değerlendirilmesi

gerekir (Muhittin Kaya ve Muhittin Kaya

İnşaat Taahhüt Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited

Şirketi, B. No: 2013/1213, 4/12/2013, § 27).

24. Somut olayda, kullandığı kredi nedeniyle kendisinden haksız

ücret tahsil edildiğini iddia eden başvurucu, bu ücretin iadesi istemiyle

Tüketici Hakem Heyetine yaptığı başvurusunda ve bu başvurusunun kabul

edilmemesi üzerine açtığı davada uyuşmazlık konusu krediye ilişkin sözleşme ve

diğer belgelerin ilgili bankadan istenip incelenmesini talep etmiştir.

25. Mahkeme, söz konusu belgelerin davacı tarafından temin edilip

dosyaya sunulması gerektiği ancak başvurucunun bu yükümlülüğü yerine

getirmediği gerekçesiyle başvurucunun bu talebini haksız bularak Tüketici Hakem

Heyeti kararının yerinde olduğuna ve davanın reddine kesin olarak karar

vermiştir.

26. Başvurucu, toplanmasını istediği deliller toplanmayarak

davasının reddine karar verilmesiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

27. Hukuk davalarında ileri sürülen iddiaların ispatına ilişkin

usul ve esaslar ilgili usul kurallarıyla belirlenmiş olup derece mahkemelerinin

bu konularla ilgili değerlendirmelerinin mevzuata uygun olup olmadığını

denetlemek Anayasa Mahkemesinin görevi değildir (Ali Yanar, B. No: 2013/5216, 14/4/2016, § 49).

28. Öte yandan bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği

mevzuatın yorumlanması ve uygulanması derece mahkemelerinin görevi olmakla

birlikte bu yorum ve uygulamaların etkilerinin Anayasa ve Sözleşme’nin ortak

koruma alanında bulunan hak ve yükümlülüklerle bağdaşıp bağdaşmadığının Anayasa

Mahkemesince incelenebileceği tabiidir (Emre

Kartal, B. No: 2014/5020, 6/10/2015, § 40). Silahların eşitliği

ilkesi yönünden yapılacak böyle bir inceleme somut olayın koşulları

çerçevesinde olacaktır.

29. Başvuru konusu davada, başvurucunun iddiasının ispatı için

dayandığı kredi sözleşmesi ve diğer belgeleri dosyaya kendisinin sunması

gerekip gerekmediğine ilgili usul kurallarını yorumlamak suretiyle karar verme

yetkisi davaya bakan Mahkemeye aittir. Somut olayda başvurucu söz konusu

belgelerin tüketici hakem heyeti ve Mahkeme tarafından temin edilmesini talep

etmiş; Mahkeme ise uyuşmazlığın çözümü için öncelikle kredi sözleşmesinin

ibrazının zorunlu olduğu, kredi sözleşmesi hükümlerine göre iki nüsha olarak

tanzim edilen sözleşmenin bir nüshası, geri ödeme planının bir sureti ve kredi kullandırım dekontu ile ilgili diğer belgelerin başvurucuya

teslim edildiği, başvurucunun kendisinde bulunan bu belgeleri ibraz

edememesinin kendi kusurundan kaynaklandığı, hiç kimsenin kendi kusuruna

dayanarak bir hak elde edemeyeceği gerekçesiyle başvurucunun bu talebini haksız

bularak tüketici hakem heyeti kararının yerinde olduğuna ve davanın reddine

karar vermiştir (bkz. § 10).

30. Taraflarca getirilme

ilkesinin hakim olduğu başvuruya konu yargılama süreci incelendiğinde

başvurucuya delillerini sunma ve inceletme imkânı verildiği, başvurucunun

gösterdiği delillerle ilgili talebinin ilgili usul kurallarına göre Mahkemece

değerlendirilip gerekçesi açıklanmak suretiyle reddedildiği, yapılan bu

değerlendirmede herhangi bir keyfîliğin ya da silahların

eşitliği ilkesini ihlal eden bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Yargılamanın bir bütün olarak adil olmadığına ilişkin bir bulguya da

rastlanmamıştır.

31. Açıklanan nedenlerle adil yargılanma hakkı kapsamında

silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

21/9/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Kamil KAYA

Başvurucu

:

Erdal DUTLU

Vekili

:

Av. Hasan

Önder SULU

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/16471, T. 21.09.2016, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-16471-basvuru-21-09-2016-b15884d02445