Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/12559, 05.12.2017

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/12559
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

AYDIN ALPHAN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/12559)

Karar Tarihi: 5/12/2017

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, yargılamada özel yetkili mahkemelerin görev alması,

delillerin takdirinde hataya düşülerekdüşünce ve

inanç özgürlüğü kapsamındaki bir takım faaliyetlerin yasa dışı örgüt faaliyeti olarak

değerlendirilmesi, iddianameye konu edilmeyen hususların hükme esas alınması, delillerin olaylarla ilişkilendirilmemesi ve temyizde ileri

sürülen itirazların Yargıtay tarafından cevapsız bırakılması nedenleriyle,

kanuni hâkim güvencesiilegerekçeli karar hakkının

ihlal edildiği ve yargılamanın sonucunun adil olmadığı iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. 2014/12560numaralı bireysel başvuru 22/7/2014

tarihinde ve 2014/12561 ile 2014/12559 numaralı bireysel başvurular

23/7/2014tarihinde yapılmıştır.

3. Başvurular, başvuru formları ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. 2014/12560 ve 2014/12561 numaralı bireysel başvuru

dosyalarının aralarındaki fiilî ve hukuki bağlantı nedeniyle 2014/12559

numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine; incelemenin 2014/12559

başvuru numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine karar

verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

9. Eskişehir Emniyet Müdürlüğü, El Kaide

Terör Örgütü ile iltisaklı grupların ülke içindeki faaliyetleri kapsamında İ.T.

liderliğinde yaklaşık on dokuz kişilik bir grubun örgütüngerek

yurt dışındaki gerekse deceza infaz kurumundaki

mensupları ile bunların ailelerine maddi yardımda bulunduğu, Kurban Bayramında

örgüt adına kurban derisi ve para topladığı yönünde ihbar üzerine ilgililler hakkında çalışma yapmış ve bunun üzerine

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı şüpheliller

hakkında2008/23138 sayısı ile soruşturma başlatmıştır.

10. Bu soruşturma kapsamında Eskişehir Sulh Ceza Mahkemelerinden

ilki 27/1/2008 ve sonuncusu da 2/4/2009 tarihi olmak

üzere çok sayıda şüpheli hakkında teknik araçlarla izlenilmesi, ses ve görüntü

kaydının alınması ile iletişimin tespit edilmesi, dinlenilmesi, kayda alınması

ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi kararları alınmıştır. Alınan bu

kararlar çerçevesinde şüpheliller teknik araçlarla

takip edilmiş, telefonları dinlenmiş ve internet ortamındaki haberleşme ve

yazışmaları kayda alınmıştır.

11. Anılan faaliyetler sonucunda aralarında başvurucularında

bulunduğu çok sayıda şüpheli 8/4/2009 tarihinde

gözaltına alınmıştır. Başvuruculardan Murat Doyuk

gözaltı süresinden sonra serbest bırakılırken Yasin Benlikaş

ile Aydın Alphan gözaltı süresinin sonunda 10/4/2009tarihindeEskişehir 3. Sulh

Ceza Mahkemesince tutuklanmıştır.

12. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı yapmış olduğu soruşturma sonucundaaralarında başvurucuların da bulunduğu kişiler

hakkında terör örgütü üyesi olmak suçundan kamu davası açılmıştır.

13. (Kapatılan) Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi 10/5/2011 tarihli karar ile aralarında üç başvurucunun da

bulunduğu sanıklar arasındaki telefon görüşmeleri, MSN yazışmaları, fiziki

takip tutanakları, yapılan aramalar sonucu ele geçen CD çözümlemeleri ve tüm

dosya kapsamını esas alarak başvurucuların ayrı ayrı 6 yıl 3 er ay hapis

cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir.

14. Mahkeme gerekçeli kararında özetle;

Yasin Benlikaş'ın; Hoca kod adı ile çarşamba ve

cumartesi günleri bir kısım sanık ile örgütün amacı doğrultusunda gerçekleşen

toplantılara katıldığı, örgüt üyeliğinden hükümlü ve tutuklu bulunanların

ailelerine maddi destek sağlamak amacıyla kurban bayramlarında deri topladığı,

örgütsel amaçlı CD, kitap, dergi satışı yaptığı, Aydın Alphan'ın; üzerinde ele

geçen CD'lerin içeriğinin terör örgütünün amacı doğrultusunda olduğu, örgütsel

amaçla evinde toplantılar düzenlediği, cihat bölgesine gönderilecek paralar

hususunda görüşmeler yaptığı, bir kısım sanığa örgütün amacına ilişkin

elektronik postalar gönderdiği, örgüt üyeliğinden tutuklu ve hükümlü bulunan

kişilerin ailelerine maddi destek sağladığı, örgütsel amaçlı CD, kitap ve dergi

satışı yaptığı ve Murat Doyuk'un; diğer sanık Aydın

Alphan'ın düzenlediği toplantılara katıldığı, üzerinden ele geçen CD'lerin

içeriğinin terör örgütünün amacı doğrultusunda olduğu ve sanıklardan K.E. ile

örgüte adam kazandırma amacıyla görüşmeler yaptığı saptamasında bulunmuştur. Mahkeme her üç başvurucunun anılan

eylemlerin çeşitliliği, sürekliliği ve yoğunluğu itibariyle sosyal ilişkiden

öte terör örgütü El Kaide ile organik bağ niteliğinde olduğu gerekçesiyle

mahkûmiyetlerine vermiştir.

15. Hüküm temyiz edilmiş ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 9/4/2014 tarihli kararı ile onanarak kesinleşmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 5/12/2017 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kanuni Hâkim Güvencesinin

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

17. Başvurucular, 4/12/2004 tarihli ve

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesi ile görevli mahkemede

yargılanmasının kanuni hâkim güvencesini ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

18. Anayasa Mahkemesinin benzer başvurular da daha önce verdiği

kararlarında 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi uyarınca yargılama yapan ağır

ceza mahkemelerinin doğal hâkim ilkesine aykırılık oluşturmayacağına karar

verilmiştir (Deniz Seki, §§

51-57; Ersin Ekmekçi ve Sinan Ekmekçi,

B. No: 2013/6068, 18/11/2015,§§ 47-52). Başvurucularıniddiası bakımından farklı bir sonuca

ulaşılmasını gerektirecek bir husus bulunmamaktadır.

19. Açıklanan nedenlerle başvurucuların iddiasının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Gerekçeli Karar

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

20. Başvurucular, isnat edilen suça ve ilk derece mahkemesinin

gerekçeli kararına yönelik itirazlarını temyiz aşamasında ileri sürdükleri

hâlde Yargıtayın onama kararında bu hususların

tartışılmadığını ileri sürmüşlerdir.

21. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin adil

yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ancak gerekçeli karar hakkından

açıkça söz edilmemiştir. Bununla birlikte Anayasa'nın 36. maddesine "adil

yargılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf

olduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılama

hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Nitekim Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki hakkaniyete

uygun yargılanma hakkının kapsamına gerekçeli karar hakkının da dâhil olduğu

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin birçok kararında vurgulanmıştır. Dolayısıyla

Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının gerekçeli karar

hakkı güvencesini de kapsadığının kabul edilmesi gerekir (Abdullah Topçu, B. No: 2014/8868, 19/4/2017, § 75).

22. Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında da “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli

olarak yazılır.” denilerek mahkemelere kararlarını gerekçeli yazma

yükümlülüğü yüklenmiştir. Anayasa’nın bütünlüğü ilkesi gereği anılan Anayasa

kuralı da gerekçeli karar hakkının değerlendirilmesinde gözönünde

bulundurulmalıdır (Abdullah Topçu,

§ 76).

23. Gerekçeli karar hakkı, yargılamada ileri sürülen tüm

iddialara ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Bu

nedenle gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı kararın niteliğine göre

değişebilir (Mehmet Yavuz, B. No:

2013/2995, 20/2/2014, § 51). Kanun yolu incelemesi

yapan merciin, yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması ve bunu aynı

gerekçeyi kullanarak veya atıfla kararına yansıtması, kararın

gerekçelendirilmiş olması bakımından yeterlidir (Yasemin Ekşi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013,

§ 57).

24. Somut olayda kanun yolu incelemesi sonucunda verilen

kararda, değerlendirme konusu derece mahkemesinin hüküm ve gerekçesinin uygun

bulunduğu dikkate alındığında gerekçeli karar hakkına yönelik bir ihlal olmadığının

açık olduğu anlaşılmaktadır.

25. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

C. Yargılamanın Sonucunun Adil Olmadığına

İlişkin İddia

26. Başvurucular, mahkûmiyete esas

teşkil eden sohbetlerin örgütsel faaliyet kapsamında bulunmayıp din ve vicdan

hürriyeti kapsamında bulunduğunu, bu sohbetlerde ne tür örgütsel faaliyette

bulunulduğunun somut bir şekilde ortaya konulamadığını, elde edilen CD'lerin

internet ortamında bulunabilecek olup açıkça şiddet ve terör eylemlerini teşvik

eder nitelikte bulunmadığını, iddianamede yer almayan bir kısım telefon

görüşmesinin hükme esas alınmasının doğru olmadığını ve bir kısım başvurucuların

kendilerine gelen elektronik posta içeriklerinden sorumlu tutulmasının mümkün

olmadığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerdir.

27. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013,§16). Başvurucuların isnat

edilen eylemin suç oluşturmadığı ve delillerin takdirinde hata yapıldığı

yönündeki iddiaları adil yargılanma hakkı kapsamında yargılamanın sonucunun

adil olmadığına ilişkin iddialar olarak değerlendirilmiştir.

28. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile uyuşmazlıkla

ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu olamaz. Ancak

bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz

takdir hatası veya açık keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir

(Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

29. Somut olayda başvurucular esas olarak isnat edilen eyleme

ilişkin yargılama sonucunda elde edilmiş olan delillerin mahkûmiyet kararı

verilebilmesi için yeterli olmadığını iddia etmiştir. İleri sürülen bu

iddialar, derece mahkemesince delillerin değerlendirilmesi ve hukuk

kurallarının yorumlanmasına ilişkin olup Mahkeme kararında bariz takdir hatası

veya açık keyfîlik oluşturan bir durumun da

bulunmadığı dikkate alındığında, ihlal iddialarının kanun yolu şikâyeti

niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

30. Öte yandan başvuruculardan Murat Doyuk,

iddianameye ve yargılamaya konu edilmeyen bir telefon görüşmesinin mahkûmiyet

kararına esas alındığını iddia etmişse de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 24/9/2009 tarihli iddianamesinin 24. sayfasında başvurucunun

22/3/2009 tarihinde kullanmakta olduğu cep telefonundan K.E.yi

arayarak aralarında örgüte adam kazandırma içerikli görüşme yapıldığının açıkça

belirtildiği saptanmıştır.

31. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA 5/12/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Raportör

:

Heysem KOCAÇİNAR

Başvurucular

:

1.Aydın ALPHAN

2.Murat DOYUK

3.Yasin BENLİKAŞ

Vekili

:

Av. Ali ÇUVALCI

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/12559, T. 05.12.2017, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-12559-basvuru-05-12-2017-431440a0b43e