İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/887 E. 2022/861 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/887
Karar No
2022/861
Karar Tarihi

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/887 Esas - 2022/861 "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/887 Esas KARAR NO : 2022/861 HAKİM : T.. KATİP : D.. DAVACI : .. VEKİLİ : Av. .. DAVALI : .. DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 12/11/2021 KARAR TARİHİ : 25/10/2022 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliğinin 2,42,43,44,45,46,47,48,49 maddelerince kendisine tanınan hak ve yetkileri kullanmak suretiyle davalının müvekkili şirket tarafından daha önce kesilen ve mühürlenen elektriği açık kullandığını tespit etmiş ve aynı yönetmelik uyarınca da davalının tutanak tarihine kadar kullandığı kaçak elektrik bedelinin davalıdan ilamsız icra takibi yolu ile talep ettiğini, müvekkili şirketin tamamen yasa ve yönetmelikten kaynaklı alacak hakkını kullanmak adına icra takibine başladığını, icra takibine konu tutanağın davalıdan alacaklı olduklarını gösterdiğini belirterek, davalı hakkında takibe konu 30/10/2019 tarihli ... kaçak elektrik tutanağında belirtilen elektrik kullanım bedelinin ödenmemesi üzerine Adana 12.İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yolu ile icra takibine başlandığını, iş bu icra dosyası ile gönderilen ödemenin davalıya tebliğ edildiğini, davalının iş bu icra takibine itiraz ettiğini, takibe konu kaçak kullanım tespit tutanağını tutulduğu adresin davalı tarafından kullanılan adres olduğunu, davalının müvekkili şirket tarafından daha önce kesilen ve mühürlenen elektriği açıp kullandığının tespit edilmiş olması, müvekkilinin alacağını talep etmekte haklı olduğunu ve iş bu icra takibine başlamakta hukuki yararının bulunduğunu gösterdiğini belirterek itirazın iptaline ve takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, taraf dosyaya cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara da katılmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE : Açılan davanın itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu, davalı aleyhine Adana 12. İcra... esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığı, yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, itirazın haksız olduğu belirtilerek iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. HMK114/1-c maddesine göre görev dava şartı olup HMK 115. maddeye göre dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması ve bulunmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği hükmüne yer verilmiş olup; görevin dava şartı olması sebebi ile görev hususu öncelikle mahkememizce incelenmiştir. Adana 12. İcra Müdürlüğüne, Adana Ticaret Odası'na, Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na, ... Elektrek Dağıtım A.Ş.' ye, ... Perakende A.Ş.'ye, Çukurova Vergi Dairesi'ne ayrı ayrı müzekkereler yazılmış; gelen yazı cevabına göre davalının elektrik faturası düzenleme tarihleri ile fatura son ödeme tarihleri aralığı, takip ve dava tarihi itibariyle de tacir sıfatını haiz olmadığı anlaşılmıştır. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nın 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir. Öğretide benimsenen görüşe göre de ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken, nispi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriter olarak kabul edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. Maddesi ise "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir. Buna göre; dava konusunun kaçak elektrik kullanım bedeli iddiasından kaynaklandığı, elektrik kullanmaktan kaynaklı itirazın iptali davasının dayanağının abonelik sözleşmesinden kaynaklı alacak olup abonelik sözleşmesi hükümlerinin 6098 sayılı BK'da düzenlendiği, Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hükümlerden olmadığı gibi mahkememizce ilgili kurumlarla yapılan yazışmalarda davalının Ticaret Sicil Müdürlüğünde, Ticaret Odasında, Esnaf ve Sanatkarlar Odasında kaydının bulunmadığı, herhangi bir vergi kaydının da olmadığı anlaşılmış, bu kapsamda davalının tacir sıfatının da olmadığı, davacı tacir olmakla birlikte davalının tacir olmaması nedeni ile taraflar arasındaki iş bu davada Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı, somut davada başkaca herhangi bir özel mahkemenin de görevinin belirlenmediği, bu nedenle görevli mahkemenin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinin olduğu anlaşıldığından dava dilekçesinin görev yönünden reddine, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesinin olduğuna dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Dava dilekçesinin görev yönünden REDDİNE, Görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, HMK nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına; Hukuk Muhakemeleri Kanunu 331/2. maddesinde yer alan ‘Yargılama giderlerine dosyanın gönderileceği mahkeme hükmeder.’ hükmü uyarınca bu aşamada yargılama giderleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Mahkememizin iş bu kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde, mahkememizce dosya üzerinden yapılacak inceleme sonucunda yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı asilin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinden mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/10/2022 Katip... ¸e-imzalıdır Hakim .. ¸e-imzalıdır Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/887, K. 2022/861, T. 25.10.2022, www.arakarar.com/karar/adana-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-887-e-2022-861-k-4e63ab7fb41e