İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/647 E. 2025/597 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/647
- Karar No
- 2025/597
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/647 Esas KARAR NO :2025/597 DAVA:Menfi Tespit (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:15/09/2025 KARAR TARİHİ:17/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 13/09/2023 tarihinde kendisini ... olarak tanıtan birisi tarafından arandığını, arayan kişinin müvekkiline ... A.Ş adına aradığını, kendisinin müşteri temsilcisi olduğunu, ...'nın halka arzına kurumsal taraftan oransal olarak katılmasını sağlayabileceğini söylediğini, bu konuda ısrarcı olduğunu , müvekkilinin bu teklifi reddettiğini, ancak ısrarını whatsapp üzerinden sürdürdüğünü, akabinde yatırım yapmaya müvekkilini ikna ettiğini, sonrasında müvekkiline ... isimli kişinin yatırım danışmanı olarak atandığını ve kendisine ulaşacağını belirttiğini, müvekkilinden önce 103.000-TL ardından 20,000-TL gönderilmesini talep ettiğini, müvekkilinin bu paraları verilen hesap numaralarına gönderdiğini, bahse konu kişilerin kendisine ilettiği URL adresinden internet sitesi üzerinden halka arz kaydını kontrol ettiğinde halka arz kaydının inceleme aşamasında olduğunu görüntülediğini, 22/09/2023 tarihinde ...'ün müvekkilini tekrar aradığını, halka arz katılması için asgari bir kurumsal değer olduğunu, yatırdığı para bu değerin altında kalırsa halka arzdan "..." alamayacağını söylediğini, müvekkilinden toplam yatırımını 260.000-TL yapmasını istediğini, müvekkilinin de bir kısmını kredi çekerek 140.000-TL daha gönderdiğini, ... kredi çekmek zorunda kalacağını öğrendiğinde banka çalışanlarına bunun yatırım için olmadığını, bu parayı çok güvendiği ve tanıdığı bir şirkete vereceğini söylemesini tembihlediğini, bankanın müvekkilini uyarmasını engellemeye uğraştığını, 25/09/2023 tarihinde müvekkilinin hesabını tekrar kontrol ettiğinde hala inceleme aşamasında olduğunu gördüğünü , ...'e neden işlemin tamamlanmadığını sorduğunda 22/09/2023 tarihinde yolladığı 140.000-TL'yi yollamakta geç kaldığını, halka arz alımının yetişmediğini, bu işlemi gerçekleştirebilmesi için en az 145.000-TL daha yollaması gerektiğini söylediğini, müvekkilinin de bu parayı gün içerisinde parça parça gönderdiğini, ... 25/09/2023 tarihinde yolladığı paranın da geç yollandığını belirterek 135.000-TL daha yatırımını gerçekleştirebileceğini söyleyerek para istediğini, müvekkilinin bu durumdan rahatsız olduğunu belirttiğini ancak 26/09/2023 tarihinde 50.000-TL , 27/09/2023 tarihinde 50.000-TL ve 28/09/2023 tarihinde 35.000-TL daha yolladığını ve toplam 542.960,00-TL para gönderdiğini, müvekkilinin 28/09/2023 tarihinde yatırımlarının durumunu öğrenmek için hesabına giriş yapmak istediğinde siteye giriş yapamadığını, akabinde gerçek ... Yatırım'ı arayarak durumu söylediğinde böyle bir müşteri numarasının ve çalışanının bulunmadığı belirtilerek dolandırıldığını söylediklerini, tekrar dolandırıcılara ulaştığını , müvekkiline yeni bir site adresi verildiğini ve kendilerini arayacaklarını belirttiklerini ancak daha sonra müvekkilini aramadıklarını ve müvekkilinin gönderdiği mesajlara cevap vermediklerini, bu duruma istinaden ... CBS'nın 2023/... sayılı soruşturma sayılı dosyası ile davaya konu şirket ortakları ve yöneticilerinin dolandırıcılık suçu şüphelisi olarak yer aldığını belirterek, davanın kabulüne, davalıların organik bağının ve müştereken sorumlu olduklarının tespitine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yanlara yükletilmesini arz ve dava etmiştir. Davalılara henüz usulüne uygun tebligat yapılmadığı , davalılarca davaya cevap verilmediği görülmüştür. TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; davalıların davacıya karşı birlikte sorumlu olduklarının tespiti istemine ilişkindir. Öncelikle davacı tarafça açılan davanın niteliği gereği bir tespit davası olduğu göz önüne alındığında bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemeden istenilen hukuki korunmaya göre davalar eda davaları, tespit davaları ve inşai davalar olarak ayrılmaktadır. Eda davalarında; bir şeyin yapılması, bir şeyin verilmesi veya bir şey yapılmaması istenmekte iken inşai (yenilik doğuran) davalar ile; var olan bir hukuki durumun değiştirilmesi, kaldırılması veya yeni bir hukuki durumun yaratılması istenir. İnşai (yenilik doğurucu) davanın kabulü ile yeni bir hukuki durum yaratılır ve hukuksal sonuç genellikle bir yargı kararı ile doğar. Tespit davaları ise bir hakkın veya bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının yahut bir belgenin sahte olup olmadığının tespitine ilişkin davalardır. Tespit davası kendine özgü davalardan olup dava sonucunda verilen kararının icra ve infaz kabiliyeti yoktur. Tespit davası ile mahkemeden bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığı yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilebilir. Yani bu davanın konusunu sadece hak veya hukuki ilişkiler oluşturur. Maddi vakıalar tek başına tespit davasının konusunu oluşturamazlar. Tespit davalarında davacının amacı, bir hak veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun veyahut içeriğinin belirlenmesi olup hak veya hukuki ilişkinin varlığı yahut yokluğu tespit davası açılabilmesi için yalnız başına yeterli değildir. Bundan başka, tespit davasının dinlenebilmesi için konusunu oluşturan hak veya hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece hemen tespit edilmesinde davacının korunmaya değer güncel bir hukuki yararının bulunması gerekir. Tespit davasının konusunun hak veya hukuki ilişki olması ve davacının tespit davası açmakta güncel hukuki yararının bulunması dava şartıdır. Açılan tespit davasında, bu iki şartın birlikte bulunup bulunmadığı, diğer dava şartlarında olduğu gibi davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekmekte olup bu şartların bulunmaması hâlinde mahkemece esas hakkında incelemeye girmeden, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekmektedir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür; bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hâllerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararının bulunması dava şartı olup yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi hâkim tarafından da resen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti hâlinde davanın, 6100 sayılı Kanun'un 115 inci maddesine göre dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2022/18826 esas 2023/1405karar sayılı ilamı) Somut olayda; davacının, davalılarca birlikte hareket edilmek suretiyle zarara uğradığını iddia ettiği, hatta bu zararın 542.960 TL olduğunun açıkça dava dilekçesinde de belirtildiği , ancak davalıların sorumlu olduğu belirtilerek bu zararın karşılanması istemiyle davalılara karşı eda davası açılabilecekken sadece davalıların sorumlu olduğunun tespitine yönelik eldeki davanın açıldığı ancak bu tespitin yapılması halinde zararın tazmini noktasında infaz kabiliyeti bulunmayacağı ve böylece davacının hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. ( Emsal Kararlar Yargıtay 9. HD.'nin 2024/4697 E., 2024/8068 K., İstanbul BAM 47. H.D 2023/2512 esas ve 2024/1840 karar, İstanbul BAM 14. H.D 2023/570 esas ve 2023/901 karar, İstanbul BAM 12. H.D. 2022/903 esas ve 2022/948 karar) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde İADESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/09/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır