İlk Derece Mahkemesi · Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/356 E. 2022/854 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/356
- Karar No
- 2022/854
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/356 Esas - 2022/854 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/356 Esas KARAR NO : 2022/854 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 11/05/2022 KARAR TARİHİ : 29/09/2022 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: ... Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; maliki ... olan ... plakalı kamyon, müvekkil şirket ... poliçe numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğunu, 09/09/2020 tarihinde sigortalı araç ... sevk ve idaresindeyken ... plakalı araç ile karışmış olduğu kazanın meydana geldiğini, kaza neticesinde ... plakalı araçta hasar meydana geldiğini, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsü ... ağır kusurlu bulunduğunu, müvekkil sigorta şirketi tarafından olay nedeniyle hasara uğrayan araç malikine sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında ve 29.783,59 TL tutarında ödeme yapıldığını, yapılmış olan ödemenin tazmini amacıyla sigortalı araç maliki ve sürücüsüne başvurulmuş ise herhangi bir sonuç alınamadığını, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının rücu hakkının TTK'nun 1472.maddesinde düzenlemeye tabi tutulduğunu müvekkil şirket, ...'a ait kamyonun ağır kusurlu sürücüsü ... tarafından sevk ve idare edilmekteyken karıştığı trafik kazası neticesinde ... plakalı araç malikine ödenen 29.783,59 TL asıl alacak ve işlemiş faizi üzerinden davalılar aleyhine Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, borçlu tarafından icra takibinin durduğunu belirterek; davalı adına kayıtlı araç ve tanışmaz tespiti halinde kayıtlarına, ayrıca bankalardaki hak ve alacakları üzerine konulmak üzere karar kesinleşinceye kadar ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu alacak için Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı takip başlatılmış ve takibin durduğunu, takibin yapıldığı yer mahkemesinde itirazın iptali davası açılabileceği gibi ayrıca olayın olduğu yer Ceyhan adli sınırları içerisine olduğundan Ceyhan mahkemeleri görevli ve yetkili olduğunu, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunda her iki taraf da kusur yükletilmiş olması yönünden Ceyhan 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/... esas 2022/... karar sayılı dosyasında yapılan keşif sonrasında aldırılan 17/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda her iki tarafa da kusur yüklendiğinden davacı tarafın müvekkilin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle açtığı davada hukuka uygunluk bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE : Dava; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (T.T.K.) 1472 (6762 sayılı T.T.K.'nın 1301) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın, haksız fiile sebebiyet veren davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir. Bu tür ticari davalara ise, ayrı Asliye Ticaret Mahkemesi olan yerlerde, o yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılır. (TTK m.5/2) Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca davada mahkemenin görevli olması dava şartıdır. HMK'nun 115. Maddesi ;'' Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' ve HMK'nun 138. Maddesi; ''Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir.'' hükümleri uyarınca, eldeki davanın görevsiz mahkemede açıldığı anlaşılmakla HMK.'nın 114/1-c ve 115/1-2 maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliği nedeniyle, davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı 29/09/2022 Katip ... Hakim ...