İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/313 E. 2025/294 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/313
- Karar No
- 2025/294
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/313 Esas - 2025/294 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/313 Esas KARAR NO : 2025/294 BAŞKAN : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : Tazminat (Yedieminin sorumluluğundan kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/05/2025 KARAR TARİHİ : 08/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; tasfiye memuru olan davacı şirketin plakalı aracının Sakarya Defterdarlığı Gümrükönü Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce haczedilerek davalı şirkete yediemin olarak bırakıldığını, daha sonra haczin kaldırılarak aracın teslim alındığını ancak aracın yedieminde bulunduğu sırada zarar gördüğünü belirterek oluşan zararın davalı yedieminden tahsiline karar verilmesini istemiştir. Talep 6183 sayılı yasanın 83 maddesinden kaynaklanan yediemininin zararı tazmin sorumluluğuna ilişkindir. Anılan yasal düzenlemede " Borçlular, zilyedler, güvenilir şahıslar 82 nci madde gereğince kendilerine bırakılan malları, alacaklı amme idarelerince yapılacak ilk talep üzerine derhal ve kendilerine teslim edildiği zamanki durumları ile geri vermek mecburiyetindedirler. Bu mecburiyeti yerine getirmiyenler, haklarında yapılacak ceza takibinden başka, bu malların kendilerine atfolunamıyacak bir sebepten dolayı telef veya zayi olduğunu ispat edemedikleri takdirde, geri verilmiyen malların değerleri tutarınca borçlu sayılıp bu kanun hükümleri gereğince takip olunurlar." denilmektedir. Benzer düzenleme İİK 358 maddesinde "Üçüncü şahıs icraca haczolunup kendisine bırakılan malları icra dairesinden istendiği anda evvelki vaziyetinde iade ile mükelleftir. Bu suretle eline bırakılan malların kendisine atfolunamıyacak bir sebepten dolayı telef veya ziyaını ispat edemiyen üçüncü şahıs hakkında ceza takibinden başka evvelce tesbit edilmiş olan kıymetler, hükme hacet kalmaksızın icra dairesince re’sen tazmin ettirilir. Bu kıymetleri tazmin ile mükellef olanlar, icra dairesinin bu baptaki talep ve kararına karşı icra mahkemesine, 16 ncı maddede tayin edilen müddet içinde şikayette bulunabilirler." şeklinde düzenlenmiştir. Davacı icra takibi sebebiyle haczolunup muhafaza altına alınan ve yediemine bırakılan aracına bu süreçte gelen zarar sebebiyle yediemine yönelttiği tazminat talebini cebri icra prosedürü içinde işletmek zorunda olup bu yönde bir dava açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2016/6109 Esas 2016/7841 Karar) (Yargıtay 3 HD 2023/1737 Esas 2023/3529 Karar) Açıklanan gerekçelerle davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. HMK’nın 320’nci maddesinin açık düzenlemesi karşısında mahkeme, basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde, dava şartları yoksa davayı her aşamada usulden reddedebilir. Hukuki yararın bulunması dava şartlarındandır. Somut olayda davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı yasal düzenleme sebebiyle açıktır. HMK nun 138/1 maddesindeki " Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir." hükmü ile aynı yasanın 320/1 maddesindeki "Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir." düzenlemesi ve "Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır" şeklindeki HMK nun 115/1 maddesi ile usul ekonomisi nazara alınarak dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde tensiple hukuki yarar dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Verilen kararın mahiyeti gereği hukuki dinlenilme hakkının ihlali oluşmamıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-Alınması gereken maktu karar harcının peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 2.800,10 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, gerekçeli karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran davacıya iadesine, 4-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereği talep aranmaksızın taraflara tebliğine, 5-Ara buluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 4.600 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, HMK 320 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/05/2025 Katip Hakim