İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1268 E. 2025/1046 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1268
- Karar No
- 2025/1046
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/12/2024 KARAR TARİHİ : 10/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket nezdinde Makina Kırılması Sigorta Poliçesi ile sigorta edilen ... Tekstil İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait .../... adresli iş yerinde, 20.12.2022 tarihinde elektrik hizmetini sağlayan hatlarda yaşanan elektrik kesintisi/voltaj dalgalanmaları sebebiyle ... model ram makinesinin ... marka dokunmatik ekranında hasar meydana geldiğini, hasarın meydana gelmesinde hizmeti sağlayan kurumun %100 oranında tamamen kusurlu olduğu bu nedenle hasarın tamamından sorumlu olduğu, mezkur olay sebebiyle sigortalı iş yerinde yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde belirlenen 802,5 Euro hasar bedelinin 11/01/2023 tarihinde sigortalıya ödendiğini, işbu dava öncesinde müvekkil şirket tarafından ödenen tazminatın rücuen tahsili için davalı tarafa başvuru yapıldığını ancak herhangi bir netice alınamadığını, bu nedenlerle 802,5 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden 11/01/2023 ödeme tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/A maddesi uyarınca kamu bankalarınca Euro cinsi mevduatlara uygulanan azami oranda faizi ve vekalet ücreti ile yargılama giderleriyle birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin kanunla kamusal yetkiler tanınmış özel hukuk tüzel kişilerden olduğunu, davacı tarafın da sigorta şirketi olduğunu, işbu davanın, davacının dava dışı sigortalıya yaptığını iddia ettiği tazminat ödemesinin rücuen tahsili talebinden kaynaklanan icra takibine ilişkin olduğu, bu nedenle TTK'nun 1472. Maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, nitekim müvekkil kurum aleyhine açılan ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/... Esas sayılı dosyasında görevsizlik kararı verildiğini, esasa ilişkin ise dava ve davacının taleplerinin kusur sorumluluğu ilkesine dayandığını, müvekkilin tüm sorumluluklarını eksiksiz yerine getirdiğini, bu nedenle hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının iddia ettiği tarihte müvekkil kurumda herhangi bir elektrik arızası ya da teknik kalite sınırlarını aşan ve iddia edilen türden hasara sebep olacak düzeyde voltaj dalgalanmasının meydana gelmediğini, bu nedenlerle davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle reddine ve her halükarda esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra, 18/12/2024 tarihinde açılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; davacı sigorta şirketinin sigortalısının iş yerinde meydana gelen elektrik kesintileri/voltaj dalgalanması neticesinde sigortalının makinesinde oluşan hasardan davalının sorumlu olduğu iddiasına dayalı rücuen tazminat talebine ilişkindir.İşbu dava dosyası her ne kadar görevsizlik kararı ile mahkememize gelmiş ise de ... 11.Hukuk Dairesi'nin 15.06.2023 tarihli, 2022/ Esas, 2023/ karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair Kararında "4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca ...'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan ...'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple ...'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır." şeklinde ifade edilmekle,...'lerin tacir olmadığı bu sebeple nispi ticari davadan söz edilemeyeceği, davanın mahiyeti gereği mutlak ticari dava da olmadığı anlaşılmış, davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğuna, hükmün İstinaf kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde HMK’nın 21. ve 22. maddesi gereğince yargı yerinin belirlenmesi için derhal dosyanın ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.(Emsal ... 20.HD'nin 2017/ Esas 2017/ Karar sayılı ilamı da göz önünde bulundurularak) HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, ... 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, 2-Hükmün İstinaf kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde HMK’nın 21. ve 22. maddesi gereğince yargı yerinin belirlenmesi için derhal dosyanın ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli ... 13. Asliye Hukuk Mahkemesince takdirine, yargılamanın görevli mahkemede devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK’ nın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere karar verildi.10/10/2025 Katip ¸E-imzalıdır. Hakim ¸E-imzalıdır.