Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2025/389 E. 2025/884 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- Hukuk Genel Kurulu
- Esas No
- 2025/389
- Karar No
- 2025/884
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Yargıtay 5. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2023/2 E., 2024/3 K.
1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 5. Hukuk Dairesince davanın reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı kayyım vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi 4. Davacı kayyım vekili tarafından asliye hukuk mahkemesine hitaben yazılan dava dilekçesinde; Eceabat Belediye Başkanlığı tarafından Çanakkale ili Eceabat ilçesi ... Mahallesi 29... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılması talebi ile Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesine dava açıldığını, Eceabat Mal Müdürünün davalılara kayyım olarak atandığını, Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesince 2014/401 Esas, 2016/90 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin 532.000,00 TL olarak tespitine ve idarece depo edilen kamulaştırma bedelinin üçer aylık vadeli hesaba alınarak ileride belli olacak hak sahibine ödenmesine hükmedildiğini, ... Bankası Kordon/Çanakkale Şubesinden alınan 23.08.2019 tarihli ve 328 sayılı yazıda Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından şubelerine söz konusu kamulaştırma bedelinin nemalandırılmasına ilişkin herhangi bir yazı tebliğ edilmediğinden, bahse konu kamulaştırma tutarının faizsiz olarak kayyımlık hesabına aktarıldığını, Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasının karara çıktığı 13.04.2016 tarihi ile kamulaştırma bedelinin kayyımlık hesabına aktarıldığı 30.05.2019 tarihleri arasında faiz ödenmemesi nedeniyle kayyım bürosunun gelir kaybına uğradığını, bu para nedeniyle kayyımın, mirasçılara karşı sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 89.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı 5. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sorumluluğun dayanağını oluşturan olgunun yargılama sonrasında verilen kararlara ilişkin olduğunu, kararların yasal mevzuata uygun verildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 46. maddesinde düzenlenen hâkimin hukuki sorumluluğuna ilişkin koşulların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Görevsizlik Kararı 6. Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli ve 2021/523 Esas, 2022/324 Karar sayılı kararı ile, Devlet aleyhine açılan tazminat davalarının 6100 sayılı Kanun’un 47/1. maddesi gereğince Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin görevine girdiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin görevli mahkeme olduğuna karar verilmiştir. 7. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) 29.11.2022 tarihli ve 2022/86 Esas, 2022/76 Karar sayılı kararı ile, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu’nun 26.01.2022 tarihli ve 2022/1 sayılı kararı uyarınca kamulaştırma hukuku davalarında verilen hüküm ve kararların temyiz inceleme görevinin Yargıtay 5. Hukuk Dairesine ait olduğu, 6100 sayılı Kanun’un 47. maddesindeki düzenleme de dikkate alındığında eldeki davada ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapma görevinin Yargıtay 5. Hukuk Dairesine ait olduğu gerekçesiyle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve süresi içinde talep hâlinde dosyanın görevli Yargıtay 5. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. Özel Daire Kararı 8. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 30.04.2024 tarihli ve 2023/2 Esas, 2024/3 Karar sayılı kararı ile; “…Dosya arasına celbedilen Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/401 Esas, 2016/90 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde davacısının Eceabat Belediye Başkanlığı, davalılarının ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., Kayyımın Eceabat Müdürü ..., davanın Çanakkale ili Eceabat ilçesi ... Mahallesi 29... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin bulunduğu, dosyanın 23.03.2016 tarihinde karara çıktığı davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin 532.000,00 TL olarak belirlenmesine idarece depo edilen kamulaştırma bedelinin 3'er aylık vadeli hesaba alınarak ileride belli olacak hak sahiplerine ödenmesine, tespit edilen kamulaştırma bedeline davanın açıldığı tarihi takip eden 4. ayın bittiği 11.11.2014 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 19.04.2018 tarih ve 2018/12163 Esas, 2019/6032 Karar sayılı ilamı ile "gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin ikinci paragrafında yazılı (idarece depo edilen kamulaştırma bedelinin 3'er aylık vadeli hesaba alınarak, ileride belli olacak hak sahiplerine ödenmesine) kelimesinin çıkarılarak, yerine (Tespit edilen kamulaştırma bedelinin davalılar kayyımına ödenmesine) kelimelerinin yazılması suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verildiği, taraf vekillerince karar düzeltme yoluna gidilmediğinden kararın bu şekilde 30.05.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Yapılan yargılama sonunda her ne kadar davacı kayyımı vekilince Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 2014/401 Esas, 2016/90 Karar sayılı kararda kamulaştırma bedeline faiz işletilmesine karar verilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini için HMK'nun 46. maddesine dayanılarak tazminat talep edilmiş ise de; verilen kararda kamulaştırma bedeline faiz işletilmesine hükmedilmiş olmakla HMK'nun 46. maddesinde ifadesini bulan hakimin hukuki sorumluluğunu gerektiren bir durum bulunmadığı bu nedenle davanın reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın HMK'nın 46. maddesindeki koşullar oluşmadığından REDDİNE, 2-HMK'nın 49. maddesi uyarınca 1.500,00 TL disiplin para cezasının davacı taraftan tahsili ile Hazineye irad kaydedilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca takdir olunan 32.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 4-Mahkeme masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına…” karar verilmiştir. Kararın Temyizi 9. Özel Daire kararı davacı kayyım vekili tarafından temyiz edilmiştir. II. GEREKÇE 10. Dava, 6100 sayılı Kanun’un 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 11. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. Anılan maddede “(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir: a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması. ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması. d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması. e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması” düzenlemesi bulunmaktadır. 12. Somut olayda 6100 sayılı Kanun’un 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi yerindedir. 13. Hâl böyle olunca, yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı kayyım vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın ONANMASINA, Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.