Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2025/409 E. 2025/908 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2025/409
Karar No
2025/908
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2024/24 E., 2025/46 K.

1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 2. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi 4. Davacı adli yardım talepli dava dilekçesinde; FETÖ’nün Rize Emniyet Müdürlüğündeki yapılanmasının deşifre edilmesi ve ... suikastının faillerinin ortaya çıkarılması için Ankara 5. İdare Mahkemesinin 2023/400 Esas sayılı dosyasında dava açtığını, mahkemece karar verilmesine karşın gerekçeli kararın tarafına tebliğe çıkarılmadığını, kararın sadece vasiye yapılan tebliğ ile kesinleştirildiğini, ihbar olunan hâkimlerin tebligat yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, 6.000.000,00 TL manevi tazminatın davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı 5. Daval vekili cevap dilekçesinde; davanın vasi tarafından değil hükümlü olması nedeniyle kısıtlı olan davacı tarafından açıldığını, bu nedenle aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, zamanaşımı süresi dolduğu gibi somutlaştırma yükünün de yerine getirilmediğini, hâkimin yargılama faaliyetinden dolayı Devlet aleyhine tazminat davası açılabilmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 46. maddesinde yazılı bulunan sebeplerin bir ya da birkaçının gerçekleşmesi gerektiğini, anılan maddedeki koşulların oluşmadığını ve Hazinenin sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın zamanaşımı ve esas yönden reddi gerektiğini savunmuştur.

Özel Daire Kararı 6. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 17.02.2025 tarihli ve 2024/24 Esas, 2025/46 Karar sayılı kararı ile; “…Dava, hakimlerin hukuki sorumluluğuna dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamından davacı ve vasisinin 23/10/2024 tarihli duruşmaya gelmediği, mazeret de bildirmediği, duruşmaya katılan davalı vekilinin de davayı takip etmeyeceğini beyan etmesi üzerine, HMK'nun 150/1. maddesi gereğince süresi içinde yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırıldığı, takip eden üç aylık süre içerisinde de davanın yenilenmediği anlaşıldığından, davanın HMK'nun 150/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda yazılı bulunan gerekçelerle; 1-Davanın HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca 23.250,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davanın adli yardımlı açılmış olması nedeniyle HMK'nın 335/1. maddesi uyarınca yargılama giderlerinden geçici koruma sağladığından hazineden karşılanan 12 adet tebligat gideri olan 1.715,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,…” karar verilmiştir. Kararın Temyizi 7. Özel Daire kararı süresi içinde davacı tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmiştir. II. ÖN SORUN 8. Özel Dairece verilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın, davacı tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmesi karşısında, davacının kanun yoluna başvuru sırasındaki adli yardım talebinin yerinde olup olmadığı, adli yardım talebinin yerinde olmadığına karar verilmesi hâlinde temyiz harç ve giderlerinin tamamlattırılması için dosyanın Özel Daireye geri çevrilmesinin gerekip gerekmediği hususu ön sorun olarak tartışılmış ve değerlendirilmiştir. III. GEREKÇE 9. Sosyal hukuk devletinin bir gereği olarak kabul edilmiş olan adli yardım, ekonomik bakımdan yetersiz olan kimselere, yargı organları önünde haklarını arayabilmeleri veya savunma yapabilmeleri için parasal kolaylıklar sağlanması anlamına gelir. Bu anlamdaki kolaylıklar yargılama giderlerinden muafiyet ve ücretsiz hukuki yardım sağlanması yoluyla gerçekleştirilebilir (Pekcanıtez, Hakan/Özekes, Muhammet/Akkan, Mine/Taş Korkmaz, Hülya: Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, Cilt III, İstanbul 2017, s. 2410-2411). 10. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Adli yardımdan yararlanacak kişiler” başlıklı 334/1. maddesi “Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler” hükmünü içermektedir. 11. Adli yardımdan yararlanmanın ilk koşulu ödeme gücünden yoksunluktur. Hukuki yollara müracaatta ve süreç boyunca gerekli olacak giderleri, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksunluk, aslında nakit ya da nakde dönüştürülebilecek kaynak yetersizliğini ifade etmektedir. 12. Talepte bulunan kişinin adli yardımdan yararlanabilme bakımından mali yetersizlik içinde olup olmadığı, kişinin mali durumu, bu çerçevede geliri, mal varlığı, borçları ve sosyal durumu, yani kendisi ve ailesinin yaşam düzeyi ve ihtiyaçları da göz önüne alınarak, her olay kendi koşullarına göre tespit edilecektir (Pekcanıtez/Özekes/Akkan/Taş Korkmaz, s. 2417-2419). 13. Adli yardımdan yararlanabilmenin ikinci koşulu ise asıl davadaki taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Haksız yargılama ve takiplerin çoğalıp mahkemelerin ve icra organlarının gereksiz yere uğraştırılmaması ve adli yardım kurumunun kötüye kullanılmaması için taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmaması koşulu özenle incelenmelidir. 14. Adli yardım talebinde bulunan kişi iddiasının ve adli yardım talebinin dayanağı olan delilleri göstermeli ve mahkemeye sunmalıdır. Bu husus 6100 sayılı Kanun’un 336/2. maddesinde “Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır” şeklinde düzenlenmiştir. 15. Adli yardım talep eden kişi, elinde bulundurduğu veya o sırada bilinen delilleri sunmamışsa mahkemece başka bir inceleme yapılmaksızın dosya üzerinden adli yardım talebi derhal reddedilmelidir. 16. Öte yandan talepte bulunanın mali gücüyle ilgili ispat konusunda hâkim tam bir kanaate sahip olmalıdır; bu yönüyle mali yetersizlik koşulunun ispatı için tam ispat ölçüsünün geçerli olduğunun kabulü gerekir. 17. Kanun yoluna başvuru aşamasında ise temyize müracaat için gerekli olan giderleri karşılamak zorunda kalındığında, talepte bulunanın kendisi ve ailesinin geçiminin ciddi ölçüde zor duruma düşüp düşmeyeceği araştırılır. Temyiz aşamasındaki açıkça dayanaktan yoksun olmama koşulu ise temyiz talebinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması şeklinde anlaşılmalıdır. Yargıtay, adli yardım talebini bu aşamada reddederse temyiz incelemesine geçilmez, dosya ilgili mahkemeye çevrilerek bu mahkemece temyiz harcının yatırılması için talepte bulunana süre verilir (Pekcanıtez/Özekes/Akkan/Taş Korkmaz, s. 2427). 18. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davacının ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesine sunduğu adli yardım talepli dava dilekçesiyle, idare mahkesinde açtığı dava sonucunda verilen kararın sadece vasisine tebliğ edilmek suretiyle kesinleştirildiğini ve bundan dolayı zarar gördüğünü ileri sürerek 6.000.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ettiği, Özel Dairece davacının adli yardım talebinin kabul yada reddi yönünde açık bir karar verilmediği, usulüne uygun şekilde tebligat yapılmasına karşın 23.10.2024 tarihli duruşmaya davacı ve vasisinin mazeret bildirmeksizin katılmadıkları, davalı vekilinin de davayı takip etmeyeceklerini beyan etmesi üzerine işlemden kaldırılan dosyanın yasal süresi içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacının verilen bu kararı adli yardım talepli olarak temyiz ettiği anlaşılmakta ise de davacının temyiz dilekçesi ekinde kendi talebi üzerine muhtarlık tarafından verilen fakirlik belgesi dışında yargılama harç ve giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren malî durumuna ilişkin başka bir belge sunmadığı görülmektedir. 19. Diğer yandan, Özel Dairece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden kanun yoluna başvuru sırasında ödenecek harçların maktu nitelikte olduğu, bunun ise yüklü bir miktar olmadığı gözetildiğinde, davacının kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken temyiz giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğunu ispatlayamadığı sonucuna varılmıştır. 20. Hâl böyle olunca, davacının adli yardım talebi, 6100 sayılı Kanun’un 334/1. maddesinde belirtilen koşulları sağlamadığından adli yardım talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. 21. Davacının sunduğu temyiz dilekçesinin süresinde temyiz defterine kaydedildiği ancak davacı tarafından temyiz yoluna başvurma ve maktu temyiz karar harçlarının yatırılmadığı anlaşıldığından, davacıya temyiz başvurma harcı ve maktu temyiz karar harcını ikmal etmesi için muhtıra çıkarılarak bir haftalık kesin süre verilmeli, kesin süre içinde harç yatırıldığı takdirde dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere Hukuk Genel Kuruluna gönderilmeli, süresi içinde harç yatırılmadığı takdirde 6100 sayılı Kanun’un 366. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 344. maddesi gereğince davacının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmelidir. IV. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1- Davacının adli yardım talebinin REDDİNE, 2- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 344. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere dosyanın YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİNE GERİ ÇEVRİLMESİNE, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi..

Atıf: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/409, K. 2025/908, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-hukuk-genel-kurulu-2025-409-e-2025-908-k-6913c92bc2ae