Yargıtay · Ceza Genel Kurulu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2024/533 E. 2026/194 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- Ceza Genel Kurulu
- Esas No
- 2024/533
- Karar No
- 2026/194
- Karar Tarihi
KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 3. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 349-352
I. HUKUKÎ SÜREÇ Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan davada sanığın yapılan yargılama neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesince (CMK 250. Maddesi ile Görevli) verilen 26.05.2009 tarihli ve 158-192 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 07.01.2013 tarih ve 14833-33 sayı ile bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesince 03.06.2013 tarih ve 76-249 sayı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1, TCK’nın 53, 58/9 maddesi yollamasıyla 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca 13... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba, bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 17.03.2014 tarih ve 15382-2802 sayı ile onanmasına karar verilmiştir. Hükmün bu şekilde kesinleşmesinden sonra, yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesince 20.09.2016 tarih ve 260-300 sayı ile; mahkûmiyete ilişkin önceki hükmün onaylanmasına dair verilen kararın da sanık müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesince 18.07.2017 tarih ve 867-4799 sayı ile bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesince 10.04.2018 tarih ve 529-134 sayı ile; önceki hükmün onaylanmasına dair verilen kararın sanık müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesince 16.04.2019 tarih ve 3918-2665 sayı ile bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesince 13.01.2022 tarih ve 243-12 sayı ile sanığın TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba, bu hükmün de sanık müdafileri ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 04.10.2022 tarih ve 23951-5411 sayı ile sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir. Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesince 28.03.2023 tarih ve 15-113 sayı ile bozma kararına direnerek önceki hüküm gibi sanığın TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba, bu hükmün de sanık müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 16.01.2024 tarih ve 16726-549 sayı ile; bozmadan sonra yapılan yargılama sırasında direnme yönünde hüküm kurulmadan ve bu hükme karşı sanığın ve müdafiinin beyanı alınmadan yargılamaya devam olunarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesince ise bu kez Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 16.01.2024 tarihli ve 2023/16726-2024/549 sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra Dairenin 04.10.2022 tarihli 2022/23951-2022/5411 sayılı bozma ilamına direnilmesine karar verilerek 21.05.2024 tarih ve 349-352 sayı ile sanığın TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. Bu hükmün de sanık müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.07.2024 tarihli ve 67370 sayılı onama istekli tebliğnamesi ile dosya CMK’nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 3. Ceza Dairesince 01.10.2024 tarih ve 16686-10996 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KONUSU VE ÖN SORUN Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa isnat edilen silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 16.01.2024 tarihli ve 2023/16726-2024/549 sayılı bozma kararının ardından Yerel Mahkemenin bahse konu bozma ilamına uyulmasına karar verdikten sonra, Dairenin 04.10.2022 tarihli ve 2022/23951-2022/5411 sayılı ilamına direnmesi ile verdiği kararın yeni hüküm niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmekte olup müzakere sırasında Ceza Genel Kurulu Başkanınca, Özel Dairenin 04.10.2022 tarih ve 23951-5411 sayılı bozma ilamına karşı direnilmesine dair verilen Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2023 tarihli ve 15-112 sayılı kararının yeni hüküm niteliği taşımadığı hâlde Özel Dairece incelenip yeniden bozulmasının mümkün olmadığının gözetilmemesinin usule aykırı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin ileri sürülmesi üzerine öncelikle bu ön sorun ele alınmıştır. III. ÖN SORUNA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR Hukukî süreç kapsamında anlatıldığı şekilde aşamalardan geçen dosyada; Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 13.01.2022 tarihli ve 243-12 sayılı mahkûmiyet hükmünün temyizi üzerine inceleme yapan Yargıtay 3. Ceza Dairesince 04.10.2022 tarih ve 23951-5411 sayı ile sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu, bozmadan sonra Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada, sanığın hazır olmadığı 28.03.2023 tarihli oturumda bozma ilamının okunduğu, Yargıtay bozma ilamına karşı diyecekleri sorulan Cumhuriyet savcısının; "Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 04/10/2022 Tarih, 2022/23951 Esas ve 2022/5411 Karar Sayılı Bozma İlamına uyulması ile sanığın beraatına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde düşüncesini bildirdiği, ardından bozma ilamına karşı diyeceği sorulan sanık müdafilerinin beyanı alındıktan sonra önceki hükümde direnilmesine karar verildiği, 28.03.2023 tarihli ve 15-113 sayılı direnmeye konu bu hükmün de sanık müdafilerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesince 16.01.2024 tarih ve 16726-549 sayı ile bozmadan sonra yapılan yargılama sırasında direnme yönünde hüküm kurulmadan ve bu hükme karşı sanığın ve müdafiinin beyanı alınmadan yargılamaya devam olunarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 19.02.2025 tarihli ve 394-81 sayılı kararı ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere; CMK'nın "Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri" başlıklı 307. maddesinin 4. fıkrasının birinci cümlesi; "Yargıtaydan verilen bozma kararına bölge adliye veya ilk derece mahkemesinin direnme hakkı vardır." şeklinde düzenlenmiş, 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 36. maddesiyle, anılan fıkranın ikinci cümlesi değiştirilerek fıkraya; "Direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderilir. Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir. Direnme üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara karşı direnilemez." cümleleri eklenmiştir. Buna göre, yerel mahkemece direnme kararı verilmesi üzerine dosya, kararına direnilen daireye gönderilecek, dairece mümkün olan en kısa sürede direnmenin yerinde olup olmadığı konusunda inceleme yapılacak ve direnmenin yerinde olduğu kabul edilirse karar düzeltilecektir. Dairece direnmenin yerinde olmadığına karar verilmesi durumunda ise dosya değerlendirme yapılmak üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilecek ve Genel Kurulca verilen karara karşı direnilemeyecektir. İlk derece mahkemesince verilen karar şeklen direnme kararı görünümü verse de; Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış (CGK 22.11.2005 tarihli ve 137-142, 29.03.2023 tarihli ve 177-189 sayılı) uygulamalarına göre; a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, b) Bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, c) Bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak, d) Önceki kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak, Suretiyle verilen hüküm, direnme kararı olmayıp yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi hâlinde ise incelemenin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir. Yargıtayın bozma ilamı ile derece mahkemelerince verilen hüküm ve kararlar ortadan kalkarlar. Bozmadan sonraki serbestlik ilkesi kapsamında mahkemeler kural olarak bozmadan sonra gerek bir önceki kararlarından, gerekse bozma ilamından tamamen farklı bir sonuca ulaşıp apayrı bir hüküm/karar tesis edebilirler. Bu ilkenin istisnalarından birini direnme/ısrar kararı oluşturur (CMK madde 307/4). Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar (CMK madde 307/1). Cumhuriyet savcısının bozmaya karşı diyeceklerini bildirmesi ile esas hakkındaki mütalaasını sunması, prensip olarak farklı fonksiyonları ve sonuçları olan savcılık işlemleridir. Bu nedenledir ki Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak derece mahkemesi, bozma kararına uysa da önceki kararında ısrar etse de Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının, savunma hakkının etkin kullanılabilmesine imkân sağlayacak açıklık ve yeterlilikte olması usuli bir mecburiyettir. Ayrıca sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğurabilecek olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki delillerini sunma imkânı tanınmalıdır (CMK madde 307/2). Bu düzenleme, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayandığından, uyulmasında zorunluluk bulunan emredici kurallardandır. (CGK. 12.09.2024 tarihli ve 362-243; 10.07.2024 tarihli ve 307-233; 05.02.2025 tarihli ve 110-54 sayılı kararları) Maamafih derece mahkemesince, hükmü etkileyecek ve savunma hakkını kısıtlayacak mahiyetteki usul normlarına muhalefet edilerek verilen direnme hükmü, "yeni hüküm" kabul edilerek Özel Daire tarafından incelenemez. Direnme hükmündeki, esasa ve sonuca müessir usule ilişkin hukuka aykırılıkların CMK 307/4.maddesi kapsamında Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmesi gerekir.
Bu açıklamalar ışığında ön sorun değerlendirildiğinde; Özel Dairenin 04.10.2022 tarih ve 23951-5411 sayılı bozma ilamına karşı direnilmesine dair verilen Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2023 tarihli ve 15-113 sayılı mahkumiyete ilişkin hükmünün, CMK'nın 307/4. maddesi gereğince Daire kararını düzeltmek ya da Ceza Genel Kurulu'na göndermek yerine; "bozmadan sonra sanığa bozmaya karşı diyecekleri sorulup beyanı alınmadan CMK'nın 307/1. maddesine muhalefet edilmesi ve Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan yargılamaya son verilip hüküm tesis ve tefhim edilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması" gerekçesine istinaden bozulamayacağının kabulü gerekir. Buna bağlı olarak; Özel Dairenin direnme kararını inceleyerek verdiği 16.01.2024 tarihli ve 2023/ 16726-2024/549 sayılı bozma kararının ve bu karardan sonra Yerel Mahkemece verilen 21.05.2024 tarihli ve 349-352 sayılı kararların hukuki değerden yoksun olduğunun tespiti ile Özel Dairenin 01.10.2024 tarih ve 16686-10996 sayılı gönderme kararının kaldırılmasına; Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 28.03.2023 tarih ve 15-113 sayılı direnme kararına konu hükmün; bozmadan sonra sanığa bozmaya karşı diyecekleri sorulup beyanı alınmadan CMK'nın 307/1. maddesine muhalefet edilmesi ve Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan yargılamaya son verilip hükmün tesis ve tefhim edilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması isabetsizliklerinden sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 16.01.2024 tarihli ve 2023/16726-2024/549 sayılı bozma kararı ile Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2024 tarihli ve 349-352 sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğunun tespitine, 2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 01.10.2024 tarih ve 16686-10996 sayılı gönderme kararının kaldırılmasına, 3. Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2023 tarihli ve 15-113 sayılı direnme kararına konu hükmünün; bozmadan sonra sanığa bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan CMK'nın 307/1. maddesine muhalefet edilmesi ve direnme kararından önce iddia makamının esas hakkında görüşünün usulüne uygun olarak alınmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması isabetsizliklerinden sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 4. Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.