Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/848 E. 2026/3117 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/848
- Karar No
- 2026/3117
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2787 E., 2025/2255 K. DAVA TARİHİ : 30.11.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : Gönen (Balıkesir) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/844 E., 2023/664 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 18.07.2016-21.10.2021 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, kıdem, ihbar tazminatlarının ödenmediğini, davacıya yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, davacının işyerinde çalıştığı sürece fazla çalışma yaptığını, genel tatil günlerinde çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, son brüt ücretinin 10.820,00 TL olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; belirsiz alacak davası olarak açılan davanın usulden reddi gerektiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının mazeretsiz devamsızlığı üzerine iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini, işyerinde fazla çalışma yapıldığında karşılığı ücretlerin ödendiğini, davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, yıllık izinlerinin kullandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının iş sözleşmesini fesheden kişinin davalı Şirketin yönetim kurulu başkanvekili N.K. olduğu, e-posta yazışmalarında tazminatlarının hesaplanması talimatını verdiği, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği ispatlanamadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının karşılığı ödenmeyen yıllık izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretleri de bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin olay ve hukuki değerlendirmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının işten çıkışının işyerinde yetkisiz personel tarafından yapılması üzerine davacının bu çıkışının iptal edilerek davacıya gönderilen ihtarname ile işe devam etmesi gerektiğinin bildirilmesine rağmen davacının mazeretsiz olarak işe gelmediğini, davacının devamsızlığı üzerine iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı olarak feshedildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, 2. Tanık delilinin eksik şekilde değerlendirildiğini, davacı tanığı S.E’nin davacı ile menfaat birliği içinde olduğunu, ortak tanık beyanlarının esas alınmadığını, 3. Fazla çalışma, genel tatil iddiaları yönünden ispat yükünün yanlış uygulandığını, davacının bu iddialarını yazılı delille ispatlayamadığını, işyerinin genel tatillerde kapalı olduğu gözetilmeden, tanık anlatımlarının yazılı delil yerine geçer gibi kabul edildiğini, fazla çalışma yapıldığı ve genel tatillerde çalışıldığının somut ve güçlü delillerle ispatlanması gerektiğini, bu şartlar oluşmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, 4. %30 oranında indirimin yetersiz olduğunu, davacının işyerindeki pozisyonu, çalışma saatlerini belirleme etkisi, kendi kayıtlarını tutma imkânı gözetildiğinde daha yüksek oranda indirim yapılması gerekirken, %30 oranında indirimin hakkaniyete aykırı olduğunu, kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesinin feshi ile buna bağlı olarak davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil iddialarının ispatı, hesap yöntemi, davacı tanıklarının davacı ile menfaat birliği içinde olup olmadığı ve indirim hususlarına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta; davacı işçi dava dilekçesinde, davalı işyerinde günde 10 saat fazla çalışma yaptığını ancak hak kazandığı fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma ücretlerinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporuna karşı davacı tarafından sunulan beyan dilekçesinde, taraf tanık beyanlarına göre işyerinde, kartela dönemi olarak adlandırılan dönemde davacının yoğun bir çalışma temposu olmasına karşın bu dönemlerin fazla çalışma ücreti hesabında dikkate alınmamasına itiraz edilmiştir. Tarafların itirazı üzerine alınan ve hükme de dayanak yapılan 12.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda ise taraf tanık beyanları doğrultusunda davacının; 2018 yılına kadar haftada 6 gün, 08.30-18.30 saatleri arası 10 saat, 1,5 saat ara dinlenme düşülünce 8,5 saat, haftalık 8,5X6 =51 saat-45 saat= 6 saat fazla çalışma yaptığı, 2017 yılının Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarında ise haftada 6 gün, 08.30-20.00 saatleri arası 11,5 saat, 1,5 saat ara dinlenme düşülünce 10 saat, haftalık 10... =60 saat-45 saat =15 saat fazla çalışma yaptığı, 2018 yılı ve sonrasında ise haftada 5 gün 08.00-18.00 saatleri arası 10 saat, 1,5 saat ara dinlenme düşülünce 8,5 saat, haftalık 5 günX8,5 saat =42,5 saat çalışma süresine göre fazla çalışmasının bulunmadığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Taleple bağlılık ilkesi" kenar başlıklı 26/1 hükmü şöyledir: "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." 6100 sayılı Kanun’un 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi de gözetildiğinde, davacının 2018 yılına kadar fazla çalışma alacağının tüm aylarda, haftada 6 gün, 08.30-18.30 saatleri arası 10 saat, 1,5 saat ara dinlenme düşülünce 8,5 saat, haftalık 8,5X6 =51 saat-45 saat = 6 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplanması gerekirken, 2017 yılının Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarında dava dilekçesindeki talebi aşılarak yapılan hesaplamanın hükme esas alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.