Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1127 E. 2026/3106 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1127
Karar No
2026/3106
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1637 E., 2025/1814 K. DAVA TARİHİ : 31.01.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/48 E., 2023/296 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 10.09. 2007 tarihinden 09.12.2020 tarihine kadar ........... Otobüsçüler ve Minibüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi bünyesinde davalıya ait minübüste şoför olarak aralıksız çalıştığını, müvekkilinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, aylık ücretinin net 2.700,00 TL olduğunu, ödemelerin elden ve banka aracılığıyla yapıldığını, 2020 yılı Mart ayı ve devamında ücret ödemelerinin eksik yapıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının müvekkilinin sigortalısı olarak 04.04.2013-22.01.20 14... .06.2016-30.12.2020 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını, davacının iş sözleşmesini istifa nedeniyle sona erdiğini, kıdem tazminatına hak kazanmadığını, ücretin banka aracılığıyla ödendiğini, davacının alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 10.09.2007-09.12.2020 tarihleri arasında çalıştığı, buna göre kıdeminin 13... ay 29 gün olduğu, dosyada ücret hususunda ihtilaf olduğu, tanık beyanları ve emsal ücret neticelerinin davacının iddiasının üzerinde olması uyarınca davacının ücret iddiasına itibar edilebileceği, davacının iş sözleşmesini işçilik alacaklarının ödenmemesi, eksik ödenmesi ve prime esas kazançların eksik bildirilmesi nedenleriyle sona erdirdiği, yargılama neticesinde toplanan delillere göre davacının ödenmeyen bir kısım işçilik alacaklarının olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davacının iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirdiği ve kıdem tazminatına hak kazanacağı, tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kayıt dışı çalışma iddiasının ispat yükümlülüğü davacı işçide olduğu, dinlenen davacı tanıklarının davacının iddia ettiği hizmet süresini doğruladığı, davacının 2007-2013 yılları arasında başkaca bir işverenlik için sigorta girişi de bulunmadığı, buna göre davacının hizmet süresine ilişkin iddiasının kanıtlandığı, yargılamada tespit edildiği üzere davacının ödenmeyen ücret, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bulunduğu anlaşılmakla davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, davacının ödenmeyen ücret alacağı bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Hizmet süresinin hatalı şekilde tespit edildiğini, 2. İş sözleşmesinin istifa nedeniyle sona erdiğini davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığını, 3. Tanık beyanlarının görgüye dayalı olmadığını, davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bulunmadığını, 4. Davacının ücretinin sigortalı hizmet listesinde yer alan ücret olduğunu, ücretin banka aracılığıyla ödendiğini, müvekkili aleyhine ücret alacağına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 5. Alacakların zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet süresi, ücret miktarı, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, dava konusu alacakların ispatı ve hesaplanması ile zamanaşımına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacının tazminata esas giydirilmiş ücretinin belirlenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun, taleple bağlılık ilkesini düzenleyen 26. maddesine göre, "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin giydirilmiş ücretinin tespitinde esas alınacak sosyal yardımlara ilişkin beyanda bulunulmamıştır. Dosya kapsamında dinlenen davacı tanıkları davacının çalıştığı araba ile işe gidip geldiğini ifade etmişlerdir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; işyerinde yemek ve servis imkânı olmadığı ancak davacının iş aracı ile işe gidip geldiğinin anlaşıldığı belirtilerek 171,60 TL yol yardımı çıplak brüt ücrete eklenerek tazminata esas giydirilmiş ücret tespit edilmiştir. Ancak taleple bağlılık ilkesine ve yukarıdaki Kanun hükmüne aykırılık teşkil edecek şekilde yol yardımının giydirilmiş ücretin tespitinde dikkate alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1127, K. 2026/3106, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1127-e-2026-3106-k-ee36df6893f6