Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/810 E. 2026/3005 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/810
Karar No
2026/3005
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2347 E., 2025/2264 K. DAVA TARİHİ : 25.11.2015 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/563 E., 2020/910 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 16.02.1990-27.01.2014 tarihleri arasında davalı Bankada en son müdür olarak çalıştığını, sözleşmesinin feshi üzerine açılan işe iade davasında müvekkilinin işe iadesine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, süresinde işe başvurmasına rağmen işe başlatılmayan müvekkiline yapılan ödemelerin eksik olduğunu ileri sürerek fark ihbar tazminatı, fark yıllık ücretli izin, makam tazminatı, mesken tazminatı ve bireysel emeklilik pirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddia konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının hak kazandığı tüm alacakların usulünce hesaplanıp kendisine ödendiğini, geçersiz sayılan fesihten önce merkeze çekilip fiilen müdürlük yapmadığından boşta geçen dönemde makam tazminatına hak kazanamayacağını, bireysel emeklilik primi alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk feshin geçersiz olduğunun işe iade davası ile tespit edildiği, davacı işçinin işe başvuru ihtarının davalıya 06.07.2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 24.07.2015 tarihli ihtarname ile davacıya işe başlatılmayacağının bildirildiği, gerçek fesih tarihinin bu tarih olduğu, dava konusu kabul edilen alacaklardan sadece ihbar tazminatı feshe bağlı olduğundan, bu tarihteki giydirilmiş brüt ücrete göre hesaplanması gerektiği, makam tazminatı ve bireysel emeklilik alacaklarının 4 aylık boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının birer unsuru olarak istendiği, zamanaşımı sürelerinin 5 yıl olduğu, ıslahın yapıldığı 17.08.2020 tarihi itibarıyla 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacının müdürlere ödenen makam tazminatına hak kazandığına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararında hata bulunmadığı, giydirilmiş brüt ücrete göre fark ihbar tazminatının belirlenmesinde de hata bulunmadığı, ıslahla istenen kısım hatalı olarak zamanaşımına uğradığı belirtilerek reddedilmesinin hatalı olduğu, makam tazminatı isteminin 09.09.2019 tarihli rapora göre kabulüne karar vermek gerektiği, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının işe başvuru ihtarında ödenmesi istendiğinden alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, gerek davacının bordrolarında işveren tarafından karşılanan bireysel emeklilik tahakkuku bulunması, gerekse davalı tarafından sunulan 20.06.2013 tarih ve 2013/40 sayılı Genelgenin F-7 maddesinde işveren tarafından karşılanacak bireysel emeklilik kesintisinden bahsedilmiş olması karşısında, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 21. maddesi uyarınca bu mali yardımın parasal karşılığının boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının hesabında dikkate alınması gerektiği, 09.09.2019 tarihli rapora göre kabulüne ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının işe başvuru ihtarında ödenmesi istendiğinden ihtarın tebliğine göre belirlenerek faize hükmedilmesi gerektiği, davacı toplu iş sözleşmesinden doğrudan yararlanma hakkı olmayan kapsam dışı personel olduğundan bu alacağın toplu iş sözleşmesine göre belirlenmesinin hatalı olduğu, işveren davalı tarafından davacının hak kazandığı bakiye yıllık ücretli izin alacağının işe başlatılmamaya bağlı fesih ile birlikte ödendiğinin ispatlandığı kanaatine varıldığından, yeniden kurulan hükümde bu istemin reddine karar verilmesi gerektiği, kabul edilen alacaklarda kabul tutarlarına uygulanan faiz türleri konusunda somut bir istinaf başvurusu bulunmadığından yeniden kurulan hükümde İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönlerinin korunduğu belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının makam tazminatına hak kazanmadığını, 2. Davacıya ihbar tazminatı ödendiğini, fark ihbar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, 3. Bölge Adliye Mahkemesinin zamanaşımı sürelerini hatalı değerlendirdiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının makam tazminatı ile fark ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ve zamanaşımına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 4857 sayılı Kanun'un 21/5 hükmünde işçinin işe başlatılması hâlinde varsa peşin ödenen ihbar ve kıdem tazminatının işçiye yapılması gereken ödemelerden mahsup edileceği belirtildikten sonra devamında "İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre işçiye geçersiz sayılan fesih bildirimi ile bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse ihbar tazminatının ödenmesi gerekecektir. Bir başka anlatımla, ihbar öneli usulüne uygun şekilde verilmiş veya önele ait ücret peşin ve eksiksiz ödenmiş ise ihbar tazminatının ödenmesi gerekmeyecektir. Davacı taraf dava dilekçesinde belirlenecek son ücrete göre ödenmesi gereken fark ihbar tazminatının ödenmesini talep etmiştir. Geçersiz sayılan fesih tarihindeki koşullara göre ise davacıya net 20.770,62 TL ihbar tazminatı ödemesi yapıldığı ihtilaf dışıdır. Dolayısıyla davacıya 4857 sayılı Kanun'un 17. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar süresine ait ücretin fesih sırasında peşin olarak ödendiği anlaşıldığından, dava konusu ihbar tazminatı talebinin reddine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/810, K. 2026/3005, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-810-e-2026-3005-k-f65cf0058aea