Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/9106 E. 2026/3184 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9106
Karar No
2026/3184
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1217 E., 2025/1586 K. DAVA TARİHİ : 22.11.2017 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/377 E., 2025/143 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.04.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili ... ve asaleten kendisi ile davalı vekili Avukat ... ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... ....... (Banka) 03.03.1997-07.01.2016 tarihleri arasında şube müdürü olarak çalıştığını, işe iade davasında işe iadesine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, süresinde yapılan işe iade başvurusuna rağmen işverence işe başlatılmayacağının ihtar edildiğini, davacının hafta içi 09.00-20.00 saatleri arası hatta bazen 21.00'a kadar, her hafta sonu cumartesi günleri ise 10.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını, davalı Bankada şubede çalışanlara yılda 2 defa performans primi ödendiğini, davacıya 01.07.2015-31.12.2015 dönemine ilişkin primi hak etmesine rağmen ödenmediğini, davacının sendika üyesi olduğunu ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre 11 hafta üzerinden ihbar tazminatı ödenmesi gerektiğini ileri sürerek fark kıdem tazminatı, dört aylık boşta geçen süreye ilişkin yemek ücreti, fark ihbar tazminatı, dört aylık boşta geçen süreye ilişkin Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) bireysel emeklilik işveren katkı payı alacağı, fazla çalışma ücreti ile prim alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, işe iade davası sonrası işe başlatılmayan davacının tüm tazminat ve alacaklarının eksiksiz ödendiğini, davacının kapsam dışı personel olarak toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanamadığını, davacının müdür olması nedeniyle ücretinin yüksek tutulduğunu ve fazla çalışma ücreti talebinin yersiz olduğunu, fazla çalışma ücretinin aylık ücretine dâhil olduğunu, prim ödemesi yapılabilmesi için çalışanların ödeme tarihinde görev başında bulunması şartı arandığını, iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle işveren Bireysel Emeklilik Katkı payından yararlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işe iade davasının kabul edilip kesinleşmesinin ardından davalı işverence işe başlatılmayarak işe iade davasına bağı olarak bir kısım ödemeler yapıldığı, kıdem tazminatının tavan ücret üzerinden, ihbar tazminatının giydirilmiş ücret üzerinden hesaplandığı, davalının ödediği kıdem ve ihbar tazminatlarının mahsup edildiği, davacıya işe iade sonrası tahakkuk yapılan bordrolarda önceki bordrolarda geçen %3'lük BES katkısı tahakkuk edilmediği, bu nedenle nakdi yardım niteliğinde olan BES katkısının 4 ay üzerinden hesaplandığı, davacının emsal işçi bordrosuna göre prime hak kazandığı, davacının, davalı işyerinde en yetkili kişi olan şube müdürü olarak çalıştığı ve toplu iş sözleşmesinin 5. maddesine göre toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanamayacağı ayrıca İnsan Kaynakları Uygulama Esaslarına göre toplu iş sözleşmesi hükümleri dışında kalan çalışanlardan Yönetim Kurulunun belirlediği çalışanlar dışındakilerin ücretlerine hafta tatili, fazla çalışma ve bayram tatili ücretlerinin dâhil olduğunun yazılı olduğu, bu nedenlerle davacının fazla çalışma ücreti talebinin reddedildiği, davacının yemek bileti aldığını ispat edemediğinden yemek ücret talebinin de reddedildiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; banka şube müdürlerinin fazla çalışma ücreti talep edemeyecekleri yönünde uyuşmazlık giderme kararı bulunduğundan davacının fazla çalışma ücreti alacağı isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, davacının bordrolarına göre daha önce ödendiği anlaşılan BES katkı payının boşta geçen süre bakımından tahsiline karar verilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu, yemek ücreti ve BES katkı payının giydirilmiş brüt ücrete eklenmesinde, prim alacağına hükmedilmesinde ve avans niteliğinde olmayan kıdem tazminatı ödemesine faiz işletilmemesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, davacıya, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar süresine ait ücretin fesih sırasında peşin olarak ödendiği anlaşıldığından dava konusu ihbar tazminatı talebinin reddine hükmedilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince fark ihbar tazminatı talebinin kabul edilmesinin hatalı olduğu, diğer taraftan, banka şube müdürü olan davacının kapsam dışı personel olması itibarıyla toplu iş sözleşmesi hükümlerinden istifade edemeyeceğinin değerlendirildiği, dosya kapsamına göre davalı işyerinde yemek ücretinin yemek kartına yatırılmak suretiyle ödendiği sabit olduğundan, boşta geçen süre dönemindeki yemek ücretine hükmedilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin de ayrıca hatalı olduğu gerekçeleriyle tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dosyada mevcut e-posta kayıtlarının, tanık beyanlarının yok sayılarak fazla çalışma ücretinin reddedildiğini, dosya kapsamındaki tüm delillere göre davacının kendi mesaisini kendisinin belirlemediğinin sabit olduğunu, 2. Davacının sendika üyesi olduğundan yasal hakkı ihlal edilerek ihbar tazminatının eksik ödendiğini, 3. Müvekkilinin prim alacağının hatalı olarak ... Kurumu prim kesintisi yapılarak hüküm altına alındığını, oysa müvekkilinden fesih tarihinden tavandan ... primi kesildiğini, 4. Fazla çalışma ve ihbar tazminatının reddi içtihat değişikliğine dayandığından işçi aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, banka şube müdürü olarak çalışmış olan davacının fazla çalışma alacağına hak kazanıp kazanmadığına, prim alacağının hesaplanmasına, davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanıp yararlanamayacağına, ihbar tazminatının eksik ödenip ödenmediğine ve vekâlet ücretine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/9106, K. 2026/3184, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-9106-e-2026-3184-k-9a9d7416e06d