Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2010/25808 E. 2012/34973 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/25808
- Karar No
- 2012/34973
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ücretten yapılan haksız kesinti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverenlikte güvenlik görevlisi olarak 15.04.2001-02.12.2006 tarihleri arasında çalıştığını, SSK. girişinin 20.04.2001 tarihinde yapıldığını, fesih yazısının zorla imzalattırılmak istendiğini, fesihten bir gün önce davacının görevinde hiçbir özen göstermemesinden dolayı 100,00 TL. maaş kesim cezası yazısı imzalattırılmak istendiğini, feshin haksız ve kötü niyetli olduğunu, diğer işçilere zam yapılırken davaya zam yapılmadığını, maaş bordrosundan ayrı başka bir maaş bordrosu düzenlenerek davacının imzalamasının istendiğini, davalı işyerine 02.04.2006 tarihinde sonradan alınan işçilere zam yapıldığını, davacıya yapılmadığını, 01.04.2006 tarihinden itibaren uygulanan 100,00 TL. maaş zammının temmuz ayı genel kurulunda geriye yürütülmek üzere %5 gecikme zammı uygulamasının kabul edildiğini ileri sürerek İhbar tazminatı Kıdem tazminatı, Vergi iadesi, Eşit davranma ilkesine aykırılık nedeniyle 4 aylık ücreti tutarında tazminat, Kötü niyet tazminatı, İşten ayrıldığında çalışma belgesi verilmediğinden dolayı son aylık ücretinin 3 katı tutarında maddi tazminat, İş yasasının 38. Maddesine aykırı şekilde ceza olarak kesilen tutar, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, 2006 Haziran ayında yapılan aylık ücret zammından doğan fark ve aylık %5 gecikme ödeme cezai şartın ile manevi tazminat alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, dava dilekçesinin usule uygun olmadığını, sitede dört bekçi çalıştığını, 20.04.2001 tarihinde işe başlayan davacının iş akdinin 02.12.2006 tarihinde feshedildiğini, feshin haklı olduğunu, zimmetindeki demirbaş eşyaları sattığını, site sakinlerinin evlerini tadil ederken ortaya çıkan malzemeleri davacının habersiz aldığını, mesaiye geç geldiğini, davacıya maaş kesim cezası verildiğini, ancak davanın imzadan imtina ettiğini, kıdem ve ihbar tazminatı hakkı ile vergi iadesi alacağı hakkının bulunmadığını, işçilere eşit davranıldığını, kötü niyet tazminatı talebinin yersiz olduğunu, fazla mesai, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücret alacağının bulunmadığını, yıllık izinlerini kullandığını, %5 gecikmeli ödeme cezai şart alacağının da olmadığını, manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş aktinin 02/12/2006 tarihinde davalı işveren tarafından "zimmetindeki demirbaş eşyaları, satması, site sakinlerinin evlerini tadilat ederken ortaya çıkan malzemeleri habersiz alması, mesaiye geç gelmesi v.b.gibi nedenlerle" haksız olarak feshedildiği, davalının ileri sürdüğü fesih nedenlerini ispatlayamadığı, davacının izinsiz aldığı belirtilen alüminyum doğramaların maddi bir değerinin bulunmadığı gibi, alınıp götürülme zamanının belli olmadığı, davacının da olayın iki yıl önce olduğunu .....'in evinin boş olması nedeniyle malzemelerin oraya konulduğu, satmak niyetinde olmadığını beyan ettiği, taraf vekillerinin 13/04/2010 tarihli son oturumda taraflar arasında meydana gelen olaylarla ilgili olarak herhangi bir cezai takibat açılmadığını beyan ettikleri, feshe gerekçe gösterilen bekçi saati uygulamasında ise aksaklıklar bulunduğu, bu durumun aktin kıdem ve ihbarsız gerektirecek ağırlıkta olmadığı, kaldı ki işverenin işin yerine getirilmesindeki özensizlikler ve bekçi saati uygulamasındaki aksaklıklar gerekçe gösterilerek işçilere ücret kesme cezası verilerek cezai müeyyide uygulandığı, aynı eylemden dolayı ikinci kez ceza verilemeyeceği, öte yandan davalı işverenin davacıya kıdem tazminatı ödemeyi teklif ettiğinin beyan edildiği, davacının da bunu kabul etmediği gözönüne alındığında 4857 sayılı yasanın 120. Madde ve geçici 6. Maddenin atıf yaptığı 1475 sayılı yasanın 14. Maddesi ve 4857 sayılı yasanın 17. Maddesi uyarınca kıdem ve hizmet süresine göre 8 haftalık ücreti tutarında ihbar tazminatına hak kazanacağı, yıllık izin ücreti,,fazla mesai ücreti , Ulusal bayram genel tatil ücreti alacağı, ücretten yapılan haksız kesinti alacağı, bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar vermiş; davacının iş aktinin feshinin kötüniyetli olarak yapıldığını ispatlayamadığından kötüniyet tazminatı, keza, davacının diğer işçilerden daha düşük maaşla çalıştırıldığını da ispatlayamadığından eşit davranmama tazminatı ile sübut ve dayanakları bulunmayan çalışma belgesi vermeme tazminatı, vergi iadesi, ücret zammı ve manevi tazminat alacağı ile ilgili fazlaya ilişkin taleplerinin ise reddine karar vermiştir. D) Temyiz: Kararı taraflar temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yargılama gideri noktasında toplanmaktadır. Yargılama gideri hesaplanırken, fazla mesai ücreti ile genel tatil ücretinde hakkaniyet indirimi yapılmadan önceki şekli dikkate alınmalıdır. Bu durumda, hakkaniyet indirimi yapılmasa idi kabul edilecek olan toplam miktar 22.639,45 TL olacak, reddedilen toplam miktar ise (fazla mesai ve genel tatildeki takdiri indirim düşülmeden reddedilen miktar dikkate alınarak) 63.990,55 TL olacak ve yargılama gideri de HUMK.m.417 uyarınca yapılan oranlamaya göre %35,38 olacaktır. Mahkemenin kararında ise, kabul ve ret oranı açıkça belirtilmemiş olduğu gibi hangi orana göre karar verildiği de anlaşılamamakla, bu husus hatalı olup bozma nedeni ise de, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK.m.370/2 uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yargılama giderine ilişkin paragrafında yer alan , “davanın kabul oranına göre takdiren 1.180,94 TL.'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine” cümlesinin hükümden çıkartılarak yerine, “HUMK.m.417 uyarınca kabul ve ret ranına göre 503,92 TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin ise davacı uhdesinde bırakılmasına” cümlesinin yazılmak suretiyle hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin 4.00 TL'sinin davacıya, arta kalanın davalıya yükletilmesine, 18.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.