Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2376 E. 2026/2180 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2376
Karar No
2026/2180
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1722 E., 2025/1765 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 27. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/765 E., 2019/326 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 24.06.2011 tarihinden 16.04.2015 tarihine kadar tır şoförü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı alt işveren tarafından feshedildiğini, en son aylık net 3.000,00 TL ücret ve 500,00 TL yemek kartı karşılığında çalıştığını, davalı alt işveren tarafından müvekkilinin ağır çalışma şartlarına itiraz etmesi üzerine iş sözleşmesine son verildiğini, tazminatlarına karşılık bir kısım bankaya ödeme yapıldığını, müvekkilinin işinin zorunlu kılması nedeni ile sürekli şehirler arasında taşımacılık yaptığından haftanın tüm günleri araç sürdüğünü, her gün 9 saat araç sürdüğünü, 3 saatin ise aracın bakımı, yükleme ve boşaltma işinde geçtiğini, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, dinî bayramların ilk günü hariç ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştığını, bu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, hafta tatili ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izin alacaklarının kullandırılmadığını belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı, fazla çalışma alacağı, hafta tatili alacağı, ulusal ... ve genel tatil alacağının davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının işverenin ... Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, ücret, prim ve ikramiye gibi alacakların bu Şirket tarafından ödendiğini, işyeri özlük dosyasının bu Şirket tarafından tutulduğunu, emir ve talimatları bu Şirketin verdiğini, her iki Şirketin adreslerinin birbirinden farklı olduğunu, davalı Şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olmadığını, davanın .. Plastik Kauçuk San. ve Tic. AŞ yönünden husumetten reddinin gerektiğini, davalı ... Taşımacılık'ın davacıya 16.04.2015 tarihli bölüm değişikliğini aynı gün tebliğ ettiğini, davacının kendi el yazısı ve imzası ile bölüm değişikliğini kabul etmediğini, haklarının kendisine verilmek suretiyle işten ayrılmayı talep ettiğini, buna istinaden 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin 16.04.2015 tarihinde feshedildiğini, davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin alacağı, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ile hafta tatili karşılıklarının kendisine ödendiğini, bu hususun imzalı ücret bordroları ile sabit olduğunu, ücret bordrolarının ihtirazı kayıtsız imzalandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin davalı ... Taşımacılık tarafından haklı neden bildirilmeden feshedildiği, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu, davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal ... ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde çalıştığı, çalışma karşılığı ücretlerin ödenmediği, bilirkişi tarafından düzenlenen kök raporun birinci seçeneğinin hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının aldığı son aylık ücretin net 1.995,00 TL olduğu, 31.10.2018 tarihli bilirkişi kök raporunun 2. seçeneğinin esas alınması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacı ücretinin hatalı tespit edildiğini, 2. Davacı tarafından süresinde istinaf başvurusu yapılmadığını, 3. Ücret bordrolarının imzalı olduğunu, davacının fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ile hafta tatili alacaklarının reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ile hesaplanması ve zamanaşımı noktalarında toplanmaktadır.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının ücreti ücret bordrolarına itibar edilerek net 1.575,00 TL, brüt 2.203,07 TL olarak kabul edilmiş ve 31.10.2018 tarihli bilirkişi kök raporunun 1. seçenek hesaplaması hükme esas alınarak alacakların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak davacının ücreti bordro kayıtları, taraf tanık beyanları, emsal ücret araştırma sonuçları esas alınarak net 1.995,00 TL, brüt 2.790,14 TL olarak kabul edilmiştir. Dosyadaki bilgi belgeler değerlendirildiğinde; davacının elden ödeme iddiasının olmadığı, dinlenen tanık beyanlarında ücretlerin bankadan ödendiğinin beyan edildiği, banka kayıtları ile davacı iddiasının örtüşmediği, ücret bordrolarının ihtirazı kayıtsız imzalandığı, bu hâliyle davacının ücretinin net 1.575,00 TL, brüt 2.203,07 TL olarak kabul edilmesinin dosya kapsamına uygun düşeceği anlaşılmaktadır. 3. Davalı vekili, davacının Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünün 2019/14873 Esas sayılı dosya ile icra takibi başlattığını ve takip sonucunda alacakların ödendiğini beyan etmiştir. Bu hâliyle Mahkemece talep edilen alacaklara tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2376, K. 2026/2180, T. 09.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2376-e-2026-2180-k-c23d16d377a1