Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1046 E. 2026/2932 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1046
Karar No
2026/2932
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2343 E., 2025/2668 K. DAVA TARİHİ : 22.11.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/439 E., 2021/285 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Başkanlığının (Belediye) asıl işveren olduğu işyerinde .......................... Organizasyonu Hizmet İşi (.........) kapsamında 15.09.2005 tarihinden itibaren usta öğretici sıfatıyla aralıksız çalıştığını, bir dönem tam zamanlı olarak çalışmış iken bir dönem kısmi süreli çalıştığını, 30.06.2019 tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ereceğinin davacıya 27.06.2019 tarihinde şifahi olarak bildirildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı Şirket personeli olduğunu, davaya karşı zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili Belediye ile davacının çalıştığı şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, talep edilen alacak kalemlerinin yasal dayanağının olmadığını, davacının ödenmeyen herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı .................Ltd. Şti. (................ Ltd. Şti.) cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde buluduklarını, davacının iş sözleşmesinin, belirli süreli iş sözleşmesinin bitimi ile sona erdiğini, ödenmeyen herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Belediyeden alınan ihale kapsamında ......... kurslarında usta öğretici olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin belirli süreli olduğu, yerleşik Yargıtay kararlarında belirli süreli iş sözleşmesinin işverence haklı bir sebep olmaksızın yenilenmemesi hâlinde işçinin kıdem tazminatı koşullarının gerçekleşmesi hâlinde kıdem tazminatına hak kazanacağının kabul edildiği, ispat yükü üzerine düşen davalılar tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği yönünde savunmada bulunulmadığı ve delil sunulmadığı görülmekle davacının belirli süreli iş sözleşmesinin işverenin tek taraflı iradesi ile yenilenmeyerek haksız olarak feshedildiği, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, tanık anlatımları sonucunda fazla çalışma alacağına hak kazandığı, iş sözleşmesi belirli süreli olarak kabul edildiğinden, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 17. maddesindeki koşullar oluşmadığından davacının ihbar tazminatı talebinin reddi gerektiği, davalı tarafça yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığına dair belge sunulduğu, davacının kullanılmayan yıllık izni bulunmadığı gerekçesiyle yıllık ücretli izin alacağı talebinin reddi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı nezdinde dava dışı ihbar olunan Şirketler bünyesinde ve bu Şirketler ile akdedilen belirli süreli iş sözleşmeleri ile usta öğretici olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin belirsiz süreli olduğunun kabulü gerektiği, davacının çalıştığı süreler birleştirilerek hizmet süresinin tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu, Mahkemece davacının ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ise de davacının istinaf başvurusu olmadığından bu hususun eleştirilmekle yetinildiği, davalı Belediyenin asıl işveren olarak davacının işçilik alacaklarından 4857 sayılı Kanun'un 2/6 hükmü uyarınca sorumlu olduğu, husumet itirazının yerinde olmadığı, kabul edilen hizmet süresi ve ücret miktarının dosya kapsamı ve oluşa uygun olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Müvekkili Belediyenin davada işveren sıfatı bulunmadığını, husumet itirazının bulunduğunu, b. Davacının tüm hak edişlerinin eksiksiz ödendiğini, c. Giydirilmiş brüt ücretin hatalı hesaplandığını, davacının kısmi süreli çalıştığı ve gün hesabına göre değişken ücret aldığı dikkate alınmaksızın son ücret üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu,

d. Davacı belirli süreli iş sözleşmeleri ile çalıştığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, yaz ayları ve sömestr dönemlerinde yıllık izin kullandığından yıllık ücretli izin talebinin de reddi gerektiğini, e. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme sonucu düzenlendiğini, bariz hesap hatalarının olduğunu, hatalı bilirkişi raporu hükme esas alınarak yanılgılı bir sonuca ulaşıldığını, f. Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını, g. Çalışma döneminin hatalı olarak belirlendiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı .............. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacı belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığını, b. Davacıya yöneltilen bir sözleşme yenileme bildiriminin olmadığını, c. İlk Derece Mahkemesi tarafından karara esas alınan bilirkişi raporunda davacının kısmi süreli istihdam edildiği ve çalışığı gün hesabına göre değişken ücret aldığı dikkate alınmaksızın son ücret üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; husumet, zamanaşımı, hizmet süresi, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma alacağı bulunup bulunmadığı, kıdem tazminatı hesabına esas alınacak ücretin miktarı ve faiz hususlarına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta; davalı Belediyenin asıl işveren olduğu işyerinde ........ kapsamında usta öğretici olarak çalışan davacının son çalışma ayı olan 2019 yılı Haziran ayına ait ücret bordrosunda 10 günlük çalışma karşılığı brüt 2.768,40 TL ücret tahakkuk ettirildiği görülmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 2019 yılı Haziran ayı ücret bordrosu incelenerek 10 günlük çalışması karşılığının 2.768,40 TL olduğu, bu tutarın 30 günlük karşılığının 8.305,20 TL olduğu belirtilerek söz konusu tutar hesaplamalara esas alınmış ise de bu hesap yöntemi hatalıdır. Kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağı iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı haklar olup bu alacakların son ücret üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Dosyaya sunulan ücret bordroları incelendiğinde, davacının kısmi zamanlı çalıştığı dönemde aylık çalıştığı gün sayısının 8, 9, 10... gün arasında değiştiği, buna bağlı olarak her ay farklı tutarlarda ücret ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Aylık ücretin dönemden döneme farklılık gösterdiği bu hâlde, son bir yılda ödenen ücretlerin toplamı üzerinden belirlenecek aylık ücret ortalamasının esas alınması gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1046, K. 2026/2932, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1046-e-2026-2932-k-2a9087151fb7