Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3399 E. 2026/2773 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3399
Karar No
2026/2773
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/414 E., 2025/2049 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/81 E., 2024/426 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre; asıl davada hüküm altına alınan ve davalılar tarafından temyize konu edilen miktar 2.162,08 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca; asıl dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 5.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalılar vekilinin asıl davaya yönelik temyiz isteğinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen davaya ilişkin olarak gerekli şartları taşıdığı anlaşılan davalı ... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri AŞ (... Enerji AŞ) vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.12.1998 tarihinden itibaren elektrik açma kapama görevlisi olarak çalıştığını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen 10.05.2011 tarihli ve 7457 sayılı rapor ile alt işverenlerde çalışan tüm işçilerin davalı ... AŞ'nin (...) işçisi olduğuna karar verildiğini, davalı ...’ın söz konusu rapor aleyhine İstanbul 1. İş Mahkemesinin 2011/681 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını ve yapılan yargılama sonucunda 07.02.2013 tarihli karar ile; kurulan asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunu, buna göre davacının en başından beri davalı ...'ın işçisi olduğunun kabulü ile davalı ... ile müvekkilinin üyesi olduğu Türkiye ... Sendikası (... Sendikası) arasında bağıtlanmış olan 01.03.2011-28.02.2013 yürürlük süreli 14. Dönem Toplu İş Sözleşmesi ile 01.03.2013-28.02.2015 yürürlük süreli 15. Dönem Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlanması gerektiğini, ayrıca müvekkilinin davalıya ait işyerinde 08.00-20.00 saatleri arasında haftanın 7 günü çalıştığı, ayda iki hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil günlerinde de çalışmaya devam ettiği, söz konusu çalışmaların karşılığının ödenmediğini, dava konusu alacaklardan her iki Şirketin de müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek fazla çalışma ücreti ve ücret farkı alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin ücretinin Sosyal Güvenlik Kurumuna düşük bildirilmesi ve ödenmeyen işçilik alacakları sebepleriyle işe sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, davacının en başından beri ...'ın işçisi olduğunun kabulü ile ... ile müvekkilinin üyesi olduğu ... Sendikası arasında bağıtlanmış olan 01.03.2011-28.02.2013 yürürlük süreli 14. Dönem Toplu İş Sözleşmesi ile 01.03.2013-28.02.2015 yürürlük süreli 15. Dönem Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlanması gerektiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücretli yıllık izin, cumartesi çalışma zammı, sosyal yardım, ikramiye, iş güçlüğü tazminatı ve bakım tazminatı ücreti alacaklarının davalı ... Enerji AŞ'den tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar müşterek vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirket çalışanı olmadığını, davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, İstanbul 1. İş Mahkemesinin 2011/681 Esas sayılı dosyasında muvazaa raporunun iptaline ilişkin karar Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince verilen 30.04.2013 tarihli ve 2013/8020 Esas, 2013/9274 Kararı sayılı kararı ile onanmış ise de, onama kararının esasa ilişkin olmadığını, ayrıca muvazaa iddiasının ve muvazaalı olduğunun tespitine ilişkin mahkeme kararının varlığının müvekkili Şirketin aynı veya benzer ihalelerinde de muvazaalı olduğuna karine teşkil etmeyeceğini, yüklenici firmalarla davalı ... arasında alt işveren asıl işveren ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin ihale makamı olduğunu, ...'ın %100 hissesi Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ'ye (...) ait iken 28.05.2013 tarihinde gerçekleştirilen hisse devri ile Şirketin %100 hissesinin ... Enerji AŞ'ye devredildiğini, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Enerji AŞ vekili birleşen dava cevap dilekçesinde; davacının 13.09.2013 tarihinden bu yana müvekkili Şirket bünyesinde çalıştığını, dava konusu taleplerin müvekkili Şirketten istenmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının iş sözleşmesini kendi iradesiyle feshettiğinden kıdem tazminatına hak kazanmadığını, toplu iş sözleşmesinden yararlanamayacağını, tüm hak ve alacaklarının banka aracılığıyla ödendiğini, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının önce asıl işveren davalı ...'a ait işyerinde çeşitli alt işverenlerin işçisi olarak, daha sonra işletmenin davalı ... Enerji AŞ'ye devredilmesiyle diğer davalının işçisi olarak çalıştığı, fazla çalışma ücreti ve ücret alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği anlaşıldığından kıdem tazminatına hak kazandığı, davalı ... ile davacının çalıştığı alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğuna Mahkemece karar verilmiş olması nedeniyle davacının, davalı asıl işverenin çalıştırdığı işçilerin yararlandığı haklardan yararlanması gerektiği, birleşen dava sadece ... Enerji AŞ'ye karşı açıldığından bu dava ile talep edilen alacaklardan sadece davalı ... Enerji AŞ'nin sorumlu olduğu gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların husumet itirazının yerinde olmadığı, davacının kabul edilen hizmet süresi ve ücret miktarının dosya kapsamı ve oluşa uygun olduğu, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuki ve teknik verileri içerdiği, denetime elverişli olduğu gerekçeleriyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalılar vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verildiğinden, bu konudaki temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. 2. Davalı ... Enerji AŞ vekili birleşen davaya ilişkin temyiz dilekçesinde; a. Talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, b. Davacının 13.09.2013 tarihinden itibaren müvekkili Şirkette çalıştığını ve tüm alacaklarının davacıya ödendiğini, c. Kararda bahsedilen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen rapordaki muvazaa tespitinin 06.05.2011 tarihinden önceki döneme ait olduğunu, bu tarihten sonrası için de muvazaa kabul edilerek hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, d. Davacının iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini, kıdem tazminatına hak kazanmadığını, e. Dosyadaki belgelerden davacının kullandırılmayan ve ödenmeyen yıllık izin ücreti alacağının bulunmadığının anlaşıldığını, f. Davacının, davalı ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanmayacağını, g. Hükmedilen faizin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkinin muvazaalı olup olmadığı ve buna göre davacının uyuşmazlık konusu dönemde yararlanması gereken toplu iş sözleşmesinin tespiti, davacının kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ile ...'ın tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara (cumartesi çalışma zammı, sosyal yardım, ikramiye, iş güçlüğü ve bakım tazminatı) hak kazanıp kazanmadığı, talep edilen alacaklardan davalı ...'nın sorumlu olup olmadığı, husumet, alacakların hesap yöntemi, hesap dönemi, alacaklara uygulanan faizin türü hususlarına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan birleşen dosya kararında belirtilen gerekçelere göre davalı ... Enerji AŞ vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Elektrik dağıtım hizmetini üstlenen ...'ın özelleştirme programına alınması sonucunda ..., 28.05.2013 tarihinde Boğaziçi Elektrik Perakende Satış AŞ ve ... olarak özelleştirme mevzuatı gereğince ihaleyi alan yükleniciler tarafından kurulan ... Enerji AŞ’ye ayrı ayrı işletme hakkı devir sözleşmesi ile devredilmiş olup bu kapsamda işletme hakkının %100 hissesi ... Enerji AŞ'ye ait hâle gelmiştir. Sözü edilen devir öncesi dönemde ... ile dava dışı alt işverenler arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/7 hükmüne aykırı olacak şekilde muvazaalı bir ilişki bulunduğu kesinleşen yargı kararı ile tespit edildiğinden, bu dönem için davacının ... işçisi olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacının bu dönem için hesaplamalara esas alınacak ücretinin ve ücrete bağlı diğer haklarının davacının sendika üyeliğinin davalı ...'a bildirildiği tarihten itibaren davalı ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesine göre belirlenmesi gerekir. Davacının 13.09.2013 tarihinden itibaren ... Enerji AŞ'de çalıştığı sürenin ise ayrıca değerlendirilmesi gereklidir. 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 15. maddesine 09.07.2008 tarihli ve 5784 Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5. maddesiyle eklenen ve 26.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren fıkra; "Elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtım faaliyeti gösteren kamu tüzel kişileri, gerekli hâllerde üretim, iletim ve dağıtım tesislerinin işletilmesi ve bakım onarım işlerini tabi oldukları ihale mevzuatı çerçevesinde hizmet alınması yoluyla yaptırabilirler." şeklindedir. Bu hüküm 30.03.2013 tarihinde yürürlüğe giren 14.03.2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun (6446 sayılı Kanun) 30. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup 6446 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile; lisans sahibi tüzel kişilerin, lisansları kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak hizmet alımı yapabileceği düzenlenmiştir. Yönetmelik'in 48. maddesine göre de, lisans sahibi tüzel kişiler, lisansları kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak hizmet alımı yapabilirler. Hizmet ise dağıtım faaliyeti kapsamında; arıza giderme, endeks okuma, kesme-bağlama, sayaç sökme-takma, ihbarname dağıtma, kaçak tarama, proje, hukuk, bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, mimarlık ve mühendislik, tanıtım, basım ve yayın, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, mesleki ..., fotoğraf, film, fikri ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanmasını ve benzeri diğer hizmetleri ifade eder. ..., 6446 sayılı Kanun’un 22. maddesine göre lisans sahibi tüzel kişi olarak lisans kapsamındaki faaliyetlerle ilgili hizmet alımı yapmaktadır. ...’ın dağıtım faaliyeti kapsamında ihale yoluyla gördürdüğü işler arasında yukarıda ifade edildiği üzere arıza giderme, endeks okuma, kesme bağlama, sayaç sökme takma, bakım onarım işleri bulunmaktadır. ... Enerji AŞ'de sözü edilen ihaleler kapsamında yasal düzenlemelere uygun şekilde iş üstlenmektedir. Dosya kapsamından 6446 sayılı Kanun'un hukuki çerçevesinde işlem tesis edildiği, davacı işçinin ihale ile verilen işler kapsamında elektrik arıza, bakım, onarım işlerinde çalıştırıldığı belirlenmiştir. Her ne kadar özelleştirme öncesi, davalı ... ile dava dışı Şirketler arasındaki ilişki kesinleşen yargı kararlarına göre muvazaalı ise de özelleştirme sonrası davalılar ... ile ... Enerji AŞ arasında yasal düzenlemelere uygun şekilde kurulan bir asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu ve bu ilişkinin muvazaalı olmadığı sonucuna varılmıştır. Yapılan açıklamalara göre, özelleştirme sonrası davalılar arasında kurulan asıl işveren alt işveren ilişkisi geçerli olup muvazaalı değildir. Bu itibarla davacının ... Enerji AŞ'de çalışmaya başladığı 13.09.2013 tarihi itibarıyla ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanma imkânı bulunmamaktadır. Şu hâlde öncelikle 13.09.2013 tarihine kadar olan dönem için davacının sendika üyeliğinin davalı ...'a bildirilip bildirilmediği belirlenmelidir. Dairemizin 17.10.2022 tarihli ve 2022/13480 Esas, 2022/12661 Karar sayılı kararında muvazaanın varlığı durumunda işçinin gerçek işveren tarafından bağıtlanan toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşulları şu şekilde açıklanmıştır:"... Somut uyuşmazlıkta olduğu gibi asıl alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığının ya da geçerli olarak kurulmadığının ve işçinin çalışma süresinin en başından itibaren asıl işverenin işçisi olduğunun belirlendiği durumlarda; işçi, toplu iş sözleşmesinin imza tarihinde yetkili sendikaya üye olsa da gerçek işveren olan asıl işverenin toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmesi; ancak taraf sendika üyeliğinin gerçek işverene bildirildiği tarihten itibaren mümkündür. ..." Buna göre sözü edilen dönem için, davacının ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ancak sendika üyeliğinin ...'a bildirildiği tarihten itibaren yararlanabileceği kabul edilerek hesaplamaların yapılması gerekir. 13.09.2013 tarihinden sonraya ilişkin uyuşmazlık dönemi bakımından davacının ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanması mümkün değildir. 13.09.2013 tarihinden sonraki çalışmalar için ise davacı işçinin davalı ... Enerji AŞ'de çalıştığı sürede, bu davalının taraf olduğu toplu iş sözleşmelerinden 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 39. maddesine göre yararlanması mümkündür. Ancak birleşen dava dilekçesinde davacının ... Enerji AŞ'nin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmadığı ve bu toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiği yönünde bir iddiasının bulunmadığı anlaşıldığından 13.09.2013 sonrası için toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar bakımından değerlendirme yapılması mümkün değildir. Davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklanmayan alacakları (kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin) da bulunduğundan 13.09.2013 sonrası için yalnızca bu alacaklar için yeniden değerlendirme yapılması gerektiği hususu göz önünde bulundurulmalıdır. Açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde verilen kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; A. Asıl Dava Yönünden Davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının isteği hâlinde davalılara iadesine, B. Birleşen Dava Yönünden 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/3399, K. 2026/2773, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-3399-e-2026-2773-k-0bfce9a30184