Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2774 E. 2026/2006 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2774
Karar No
2026/2006
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2020 E., 2025/2201 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 04.06.2009 - 19.02.2016 tarihleri arasında en son yönetici olarak çalıştığını, 19.02.2016 tarihinde kıdem tazminatına esas yazı ile davalı işverene başvurarak 3.600 gün prim ödeme süresini doldurduğu gerekçesiyle iş sözleşmesini sona erdirdiğini, davacının Haziran 2014 tarihinde Bireysel Emeklilik Sistemine (BES) geçiş yaptığını, davalı işverende emeklilik sistemi üyeliği bulunan davacının işveren tarafından sağlanan kolaylıklar çerçevesinde 15.07.2014 tarihinde yeni emeklilik sistemine geçiş teklifinin kabul edildiğini ve geçmiş hizmet süresi için hesaplanan emeklilik birikimleri hesaplanarak yeni BES fonuna aktarıldığını, davacının her ay brüt ücretinden %3 oranında kesinti yapılarak fon hesabında birikim oluşturulduğunu, davalı işveren tarafından %5 oranında katkı payı tutarı hesaplatılarak davacıya ait emeklilik fonuna yatırıldığını, fona yatırılan katkı payı tutarlarının kesintisiz olarak nakde çevrilerek işçiye ödendiğini, davacının iş sözleşmesinin emeklilik sebebiyle sona ermesi sonrası davacı tarafından yapılan başvuruya rağmen davacıya ödenmesi gereken tutarın ödenmediğini ileri sürerek bireysel emeklilik alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, davalı Şirkette 04.06.2009-19.02.2016 tarihleri arasında çalıştığını ve emeklilik nedeniyle istifa ettiğini, 01.07.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve davalı Şirket tarafından ... tabanlı oluşturulan .. Türkiye Tanımlanmış Katkı Esaslı Emeklilik Planı Yönetmeliği'ne geçiş imkânı tanındığını, davacının bu Yönetmelik'e 15.07.2014 tarihinde geçiş yaptığını, davacının geçiş yapması nedeniyle İştiraksız Emeklilik Yönetmelik kapsamında biriken fon BES tabanlı sisteme aktarılarak davacının İştiraksiz Emeklilik Yönetmeliği’ne dair hiçbir hakkının kalmadığını, davacının geçiş yaptığı BES tabanlı Unilever Türkiye Tanımlanmış Katkı Esaslı Emeklilik Planı Yönetmeliği'nin davalı Şirket tarafından Hazine Müsteşarlığına gönderildiğini ve Hazine Müsteşarlığınca Şirket İç Yönetmeliği'nin kanuna ve mevzuata uygun bulunduğunu, davacının BES tabanlı Emeklilik Planı Yönetmeliği'nde 3 yıllık hak kazanma süresini doldurmadığını ve 3 yıldan önce ayrılanlar için ön görülen hak kazanma şartlarının hiçbirini sağlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul 22. İş Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli kararı ile; davacının davalı işveren bünyesinde 15.08.2005-30.11.2008, 04.06.2009-19.02.2016 tarihleri arasında çalıştığı, işten çıkış nedeninin sigorta kayıtlarında emeklilik için yaş dışında diğer şartların tamamlanması olduğu, davacı adına kayıtlı 18.08.2014 tarihli iki adet bireysel emeklilik sözleşmesi olduğu, sözleşmede fesih tarihinin 21.03.2016 olduğu, hak ediş tutarının %100 olarak belirtildiği, davacıya aynı tarihte "EMK" adı altında bir kısım ödemeler yapıldığı, davacının 15.07.2014 tarihinde Unilever Türkiye Tanımlanmış Katkı Esaslı Emeklilik Planına katıldığı, 19.02.2016 tarihinde kendi isteği ile ayrıldığı, dosyaya ibraz edilen BES mevzuatı uyarınca 3 yıllık hak kazanma süresi dolmadan önce üyenin Şirketten istifa ederek ayrılması, işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmesi hâlinde katkı payına hak kazanmayacağı, üyenin kendi isteği ile haklı nedenle iş sözleşmesini feshi, Şirket kararı ile üyenin Şirketten ayrılması hâllerinde katkı payına hak kazanacağı, ayrıca üyenin ne şekilde ayrılırsa ayrılsın kendisi tarafından ödenen katkı payına hak kazanacağının hükme bağlandığı, Şirketten emeklilik nedeniyle ayrılma hâlinde ise yaş şartının da tamamlanması koşulunda katkı payına hak kazanılacağının öngörüldüğü, davacının davalı işyerinden yaş dışında diğer koşulların tamamlanması ile emeklilik nedeniyle işten ayrıldığı, başka bir işyerinde çalışmaya başladığı, davacı ayrılırken kendisine kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı, dava dışı .. Yaşam ve Emeklilik AŞ tarafından dosyaya gönderilen yazıda davalı Şirkete ödenen sözleşmeden kaynaklı 35.754,17 TL aktarım bedeli ile 53.631,23 TL olmak üzere toplam 89.385,40 TL aktarım bedeli içinde işçi katkısı olmadığı, bu tutarın davalı Şirkete geri ödendiği anlaşıldığından davacının mevzuat gereği yasal unsurları oluşmayan emeklilik alacağı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 19.06.2025 tarihli kararı ile; Bireysel Emeklilik Sistemi Hakkında Yönetmelik ve buna dayanılarak işyerinde uygulanan Unilever Türkiye Tanımlanmış Katkı Esaslı Emeklilik Planı Yönetmeliği'nde hak kazanma süresinin tamamlanmasından önce iş ilişkisinin sonlanması hâlinde, işveren katkı payına hak kazanılması bakımından 4857 sayılı İş Kanunu (4857 sayılı Kanun) hükümlerine atıf yapıldığı, buna göre istifa ve işverenin haklı sebeple feshi durumunda hak kazanılamayacağının, işçinin haklı sebeple fesih hâllerinde süre koşulu uygulanmaksızın işveren katkı payına hak kazanacağının düzenlendiği, yaş hariç emeklilik 4857 sayılı İş Kanun'da yer almamakla birlikte, 4857 sayılı Kanun'un 120. maddesi atfıyla hâlen yürürlükte bulunan mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun (1475 sayılı Kanun) 14. Maddesine 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun 45. maddesi ile eklenen 5. bent uyarınca, işçinin emeklilik konusunda yaş hariç diğer kriterleri yerine getirmesi hâlinde kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde kendi isteği ile işten ayrılması imkânı tanındığı, 4857 sayılı Kanun'un "1 - Diğer mevzuatta 1475 sayılı İş Kanununa yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır. Bu Kanunun 120 nci maddesi ile yürürlükte bırakılan 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının 1 inci ve 2 nci bendi ile onbirinci fıkrasında, anılan Kanunun 16, 17... ncı maddelerine yapılan atıflar, bu Kanunun 24, 25... nci maddelerine yapılmış sayılır." şeklindeki geçici 1. madde hükmü de dikkate alındığında, yaş hariç emeklilik hakkının kullanılmasının istifa olarak nitelendirilemeyeceği, kanundan kaynaklanan haklı fesih sebebi olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü yerine reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararı ve buna ilişkin gerekçe dosya kapsamına nazaran isabetli olmadığından davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak,17.02.2022 düzenleme tarihli, hesap yöntemi ve miktar itibarıyla taraflarca itiraz edilmediği anlaşılan bilirkişi raporundaki tespite göre yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 19.06.2025 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, işçinin haklı nedenle derhâl feshi düzenlenmiş olup yaş dışında emeklilik koşullarına hak kazanmış olma durumu yasal mevzuat uyarınca kıdem tazminatı ödemesini gerektiren bir neden olarak düzenlenmiş olsa da haklı fesih nedeni kabul edilemeyeceğinden davanın reddi yerine kabulü isabetsiz olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma kararına uyulmasına karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının iş sözleşmesinin, davacı tarafından 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi dayanağı ile kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde ve derhâl sona erdirildiği ve bu kapsamda davalı tarafça da davacıya kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı dikkate alındığında, işçi tarafından yapılan bir derhâl fesih söz konusu olduğunun dikkate alınmasının zorunlu olduğunu, 2. Bilirkişi raporunda tespit edildiği şekliyle 3 yıl süre şartının sağlandığının tespiti ile emekliliğin haklı nedenle feshin sonuçları gibi sonuç doğurduğunun işçi lehine yorum çerçevesinde varılması gerekli bir sonuç olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı işyerinden yaş hariç emeklilik hakkını kullanarak ayrılmış bulunan davacının, işyerinde uygulanan BES gereği fon hesabında biriken işveren katkı payını almaya hak kazanıp kazanmayacağı hususuna ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2774, K. 2026/2006, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2774-e-2026-2006-k-c394fe5a9fd3