Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2570 E. 2026/5031 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2570
Karar No
2026/5031
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2351 E., 2026/18 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 15. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/362 E., 2023/209 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... (Belediye) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bursa İnsan Kaynakları Taahhüt ... Danışmanlık Hizmetleri İmar İnşaat ve ... Limited Şirketi (... Şirketi) bünyesinde davalı Belediyeye bağlı güvenlik görevlisi olarak 02.09.2009 tarihinde işe başladığını ve 21.09.2021 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını, fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştırıldığını ancak bu çalışmalara karşılık ücretlerin tam olarak ödenmediğini, işveren yetkilileri tarafından iş sözleşmesinin 21.09.2021 tarihi itibarıyla amirlerinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf ettiğinden bahisle haklı nedenle feshedildiğinin bildirildiğini, fesih işlemine dayanak olarak gösterilen sebeplerin yerinde olmadığını, davacının da içinde bulunduğu işçiler arasında yaklaşık iki yıldır halı saha maç organizasyonu için kullanılan bir WhatsApp grubu bulunduğunu, bu grupta iş sözleşmesinin işverence feshinden kısa bir süre önce bir süredir sürüncemede kalan toplu iş sözleşmesinin imzalanması üzerine ilgili sözleşme şartları üzerinde konuşularak memnuniyet-memnuniyetsizlik durumuna göre birtakım fikirler beyan edildiğini ancak davacının beyan ettiği fikirler arasında hiçbir surette isnat edildiği üzere işveren, işveren vekili ya da diğer amirleri aleyhine şeref ve namusa dokunacak şekilde söylem bulunmadığını, eleştiri boyutunu aşan, işveren ya da işveren vekillerini direkt hedef alacak herhangi bir söylem ve ibarenin mevcut olmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde ve husumet itirazında bulunduklarını, ... Şirketinden edinilen belgelere göre davacının iş sözleşmesinin Şirket Disiplin Kurulunun 21.09.2021 tarihli kararı ile 02.08.2019 tarihli toplu iş sözleşmesinin eki disiplin ceza cetvelinin "Amirlerine ve arkadaşlarına karşı tutumu" başlığı altında yer alan "(4.1) İşçinin amirlerine veya amirlerinin aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf etmesi veya davranışlarda bulunması yahut amirleri hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması" hükmü, toplu iş sözleşmesi disiplin hükümlerinin 3. maddesinde belirtilen "... gerektiğinde somut olayın ve eylemin ağırlığına göre bu disiplin cezalarının üst cezalarına disiplin kurulunca oy çokluğu ile karar verilebilir." hükmü ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-(b) hükmünde yer alan "İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf etmesi veya davranışlarda bulunması yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması" şeklindeki düzenlemeler uyarınca şikâyetler ve yapılan WhatsApp yazışmaları üzerine davacı hakkında başlatılan yasal süreç sonucunda 21.09.2021 tarihi mesai bitimi itibarıyla ... Şirketi tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının tazminat talep hakkı bulunmadığını, iş sözleşmesinin feshi tarihi itibarıyla talep edebileceği herhangi bir işçilik alacağı da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; tüm hak ve alacaklarının yasal mevzuat hükümlerine göre ödendiğini, davacının ödenmemiş hiçbir ücret veya sosyal hakkı bulunmadığını, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, müvekkili Şirkette kadroya alınmadan önce başvuru şartları arasında önceki çalışmasına ilişkin tüm hak ve taleplerinden feragat ettiğini, davacının feragati nedeniyle önceki çalışmalarının müvekkili Şirketteki çalışması ile birleştirilemeyeceğini, önceki döneme ilişkin olarak sadece davalı ... ve diğer alt işverenlerden talepte bulunabileceğini beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı, yazılı deliller ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının eyleminin ağırlığına göre işten çıkartılmasının orantısız olduğu, toplu iş sözleşmesinin eki Disiplin Ceza Cetveli'nde işçinin amirlerine ve amirlerinin üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf etmesi veya davranışlarda bulunması, yahut amirleri hakkında şeref ve haysiyet kırcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması fiilinin cezasının ilk ... için 3 gün ücret kesimi, tekrarı hâlinde işten çıkarma olarak belirlendiği, sunulan WhatsApp mesajları ve tanık beyanları doğrultusunda davalı işyerinde çalışan R.E. isimli şahsın da küfürlü mesajlaşmalarının bulunduğu, buna rağmen R.nin davalı işyerinde çalıştırılmaya devam ederek eşitlik ilkesine aykırı davranıldığı değerlendirilerek davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının 23.00-08.00 vardiyasında 1 saat ara dinlenme ile haftalık 3 saat fazla çalışma yaptığı ve vardiyasına denk gelen ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, karşılığının ödendiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; feshe konu paylaşımın içeriğinden herhangi bir şahsa yönelik olmadığı, ortaya söylendiği, yeni imzalanan toplu iş sözleşmesindeki mali hakların yetersizliğine dikkat çekildiği de dikkate alındığında, bu hâliyle davalı işverenin davacının iş sözleşmesini haklı nedenlerle feshettiği kanıtlanamadığından, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinin usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Husumet itirazının dikkate alınması gerektiğini, davacının Şirket çalışanı olup davacının alacaklarından sorumluluklarının bulunmadığını, 2. Davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Belediyenin davacının taleplerinden sorumlu tutulup tutulamayacağı ve davalı işverence yapılan feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2570, K. 2026/5031, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2570-e-2026-5031-k-20a2afc17985