Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2013 E. 2026/4938 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2013
Karar No
2026/4938
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2394 E., 2025/2818 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 51. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/332 E., 2024/461 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 07.08.2019-04.04.2021 tarihleri arasında davalılar nezdinde yurt dışında çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunduklarını belirterek ve davacının istifa ederek iş sözleşmesini sona erdirdiğini, ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünden gelen yazı cevabına göre taraflar arasında yurt dışı iş sözleşmesinin bulunmadığının bildirildiği, davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmamış yahut en geç ön inceleme duruşmasında taraflar hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olduğundan somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanarak; davacının muhasebe personeli olarak 07.08.2019-04.04.2021 tarihleri arasında çalıştığı, yıllık ücretli izin alacağının reddi gerektiği, davacı iş sözleşmesini istifa ederek sona erdirdiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığı ancak ödenmeyen ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tanık beyanlarına göre hesaplanan fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasının isabetli olduğu, davacının Mart 2021 ve Nisan 2021 ücretinin ödenmemiş olduğu, bu nedenle davacının bakiye aylık ücret alacağına hak kazandığı, İlk Derece Mahkemesince 08.11.2022 tarihli celse ara kararı ile dava dilekçesinde gösterilen diğer davacı Y.B. yönünden ise tefrik kararı verildiği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacıya Türkiye'de çalışmadan bulunduğu dönemde ücretinin tam olarak ödendiğini, ödenen bu miktarın işçilik alacaklarından mahsup edilmesi gerektiğini, 2. Taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 9. maddesi gereği davacının denkleştirme usulüne göre çalıştığının sabit olduğunu, hesaplamada bu hususun dikkate alınması gerektiğini, 3. Davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, 4. Arabuluculuk toplantısına çağrı davetinin müvekkili Şirkete tebliğ edilmediğinden davalının toplantıya katılamadığını, bu nedenle yargılama giderinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, 5. Dava açan diğer davacı hakkında karar verilmediğini, 6. Kararın çelişkili olduğunu, çelişkinin giderilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının ispat ve hesaplanması, hükmedilen yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2013, K. 2026/4938, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2013-e-2026-4938-k-91773aed8741