Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1876 E. 2026/2292 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1876
Karar No
2026/2292
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1986 E., 2025/2114 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/615 E., 2023/370 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının ilk olarak 22.05.2002 tarihinde .. AŞ (...) ait ... Termik Santrali işyerinde ve alt işverenler bünyesinde çalışmaya başladığını, Ankara 12. İş Mahkemesinin 2014/527 Esas sayılı dosyasında davalı işyerinde alt işverenler bünyesinde çalışmasının muvazaalı olduğunun tespit edilmiş olduğu ve davacı lehine fark ücret ve ilave tediye alacağının ödenmesine dair verilen kararın kesinleştiğini, davalı işyerinin özelleştirmeden sonra ara vermeksizin çalışmaya devam ettiğini, işyeri devri hükümlerine göre işyerini özelleştirme ile devralan işverenler nezdinde önceki haklarının saklı kalmak kaydı ile çalışmasını sürdürdüğünü, müvekkilinin önceki dönemi çalışmalarına ilişkin muvazaa tespitinden kaynaklı ücret ve diğer hakları gözetilmeden düşük ücretle ve yeni bir iş sözleşmesine bağlı olarak çalıştırılmaya devam edildiğini, işyeri devri ek protokolünün 6.2 maddesi gereği ... bünyesindeki hakları saklı kalarak geçtiğini, fark ücret taleplerinin santral özelleştirme sonrasına ilişkin olduğunu ileri sürerek fark ücret, fark fazla çalışma, fark hafta tatili, fark ulusal ... ve genel tatil, ayrımcılık tazminatı, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının hangi döneme ilişkin dava açtığının belli olmadığını, davacının özelleştirme kararı sonrası müvekkili Şirket bünyesinde yeni bir sözleşme ile çalışmaya başladığını ve imzalanan yeni iş sözleşmesinde öngörülen ve belirlenen şartlarda çalışmayı kabul ettiğini, yeni bir iş sözleşmesi ile yapılan çalışmanın farklı bir dönem olduğuna karar verildiğini, davacının tüm haklarını eksiksiz aldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çalıştığı işyerinin özelleştirme sonucu 22.12.2014 tarihinde davalı ... AŞ'ye (... AŞ) devredildiği, özelleştirme döneminde davacının iş sözleşmesinin feshedilmediği ve işyeri devri yapıldığı hususunun yargı kararlarıyla kesinleştiği, özelleştirme sonrası davacının davalı ... AŞ bünyesinde ve aynı işyerinde çalışmasına devam ettiği, davalı ... AŞ ile Türkiye .. Sendikası (... Sendikası) arasında özelleştirme tarihinde işyerinde uygulanmakta olan 15. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nde 01.12.2014 tarihli Ek Protokol ile değişiklik yapıldığı, davacının davalı bünyesine devir sonrası işe alınan işçiler için düzenlenen toplu iş sözleşmesi hükümleri ve kendisine sağlanan haklardan yararlandırılarak çalıştırılmaya devam edildiği, kamu işçisi olarak çalışmakta iken çalıştıkları işyeri özelleştirme ile özel sektöre devredilen bu kamu işçilerinin mali haklarını korumak amacıyla yapılan özel düzenlemeden davacı ve diğer alt işveren işçilerinin yararlanmasının mümkün olmadığı, davacının sendika üyesi olmayıp üyelik aidatı ödemediği ve toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ... döneminde kazanmış olduğu hakların davalı bünyesindeki çalışmasında korunmadığını, emsal kadrolu işçilere göre daha düşük ücretle çalıştırıldığını, 2. Müvekkilinin kesinleşen mahkeme kararları ile muvazaa sebebiyle ...'ın kendi işçisi olduğunun sabit olduğunu, 3. Davacı özelleştirme sonrası ... Sendikasına üye olduğunu, ... dönemi çalışmaları dikkate alınarak toplu iş sözleşmesinin 22.12.2014 tarihinden önce işe girenlere ilişkin hükümlerine göre çalıştırılması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının davalı işyerinde çalışmaya başladığı tarihte ve sonraki dönemde, ücretinin doğru belirlenip belirlenmediği, toplu iş sözleşmesi zamlarının doğru uygulanıp uygulanmadığı, buna bağlı olarak fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve ayrımcılık tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı hususlarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut uyuşmazlıkta davacının davalı Şirket ile yeni bir iş sözleşmesi imzaladığı, sözleşmede günlük/aylık ücret tutarının belirlendiği, davacının sözü edilen sözleşmeyi imzalamakla belirlenen ücreti kabul ettiği, sözleşmede kararlaştırılan ücretin işçiyi bağlayacağı ve davacı bakımından 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümleri kapsamında toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşullarının da oluşmadığı dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda ve özellikle yukarıda belirtilen gerekçeye göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1876, K. 2026/2292, T. 11.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1876-e-2026-2292-k-396275ffd350