Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1182 E. 2026/4027 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1182
Karar No
2026/4027
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1963 E., 2025/1550 K. DAVA TARİHİ : 15.01.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/35 E., 2021/362 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2013 yılı Mayıs ayından itibaren iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği 30.10.2019 tarihine kadar davalıya ait işyerinde şoför olarak çalıştığını, davalı işverenin müşterilerine havaalanından alınıp otele götürülme gibi şehir içi transfer hizmetinin yanında tur gruplarını haftalık, 15 günlük şehir dışı ve şehir içi gezilere nakletme hizmeti verdiğini, ağırlıklı olarak ortalama 15 gün hiç evine dönmeden haftanın 7 günü sabahın erken saatlerinden gecenin geç saatlerine kadar günlük 14 saat civarında tur katılımcılarının taşınması işiyle görevli olarak ve tüm ulusal bayram ve genel tatil günleri de dâhil bu tür organizasyonlarda çalıştığını ancak karşılığının ödenmediğini, 2015 yılında 2 aylık ücretinin ödenmediğini çünkü ücretsiz izne çıkarılmış gibi gösterildiğini ancak böyle bir durum olmadığını, davalı işverenlikçe son olarak ücret+günlük 15,00 TL yemek parası verilmekte olup davacının ulaşımını 7/24 kendisinde kalan Şirket aracıyla sağlamakta olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı Şirkette 11.06.2014-31.10.2019 tarihleri arasında çalıştığını ve bu durumun ... Kurumu (SGK) kayıtlarından da görüleceğini, davacının gerçek ücretinin en son net 2.564,86 TL olduğunu ve ücret bordrolarının imzalı olduğunu, ödemelerin bankadan yapıldığını, davacının iş sözleşmesinin davacı tarafından hiçbir haklı neden olmaksızın feshedildiğini, kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, işyerinde prensip olarak fazla çalışma uygulamasının bulunmadığını, davacının otobüs kaptanı olduğunu, yaz ve kış dönemlerinde çalışma saatlerinin farklı olduğunu, tur kaptanlarının seferdeyken günün her saatinde araç başında olamayacağını, günlük 9 saatten fazla araç kullanamayacağını, haftanın 7 günü çalışamayacağını ve haftanın bir günü hafta tatilini kullandığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerine denk gelen günlerde çalışma yapması hâlinde bunun karşılığının bordrolarda tahakkukunun yapılarak ödendiğini, davacının bir ücret alacağının da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının hizmet süresinin SGK kaydındaki gibi olduğu, ücretinin bordrosunda tahakkuk ettirilen ücret olduğu, davacının ödenmeyen işçilik alacakları nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, 2016 yılında ücretsiz izinli gösterildiği hâlde çalıştığı, ücretin eksik ödendiği gerekçesiyle ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarına hükmedildiği, davacının haftalık yasal çalışma süresini aşan 16,8 saat fazla çalışma süresinin bulunduğu, çalıştığı dönem itibarıyla ayda 2 gün hafta tatillerinde ve pazar günlerine denk gelmeyen ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, imzalı ücret bordrolarında genel tatil ücreti tahakkukları bulunan aylar hesaplamadan dışlanarak, ispatın tanık anlatımlarına dayanması dikkate alınmak suretiyle bu alacaklardan takdiren %30 oranında indirim yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, dava dilekçesine yönelik zamanaşımı def'inin dikkate alındığı, kıdem tazminatı dışındaki alacaklara dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasında ve uygulanan faiz türlerinde isabetsizlik olmadığı, davacı ve davalı tanık beyanlarına göre davalı işyerinde yemek ücretinin ödendiği ve davalı işyerine ait araçla işe gidip geldiğinden, giydirilmiş brüt ücret hesabının yerinde olduğu, davacının tanık beyanına göre ücretsiz izin döneminde çalıştığı, ancak ücretinin ödendiğinin davalı tarafından ispat edilemediği, davacının, ücret alacağı, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacakları bulunması sebebiyle iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, dosyada takograf kayıtları, sefer sayılarını gösteren kayıtlar, işyeri giriş çıkış kayıtları bulunmadığından, davacı ve davalı tanık beyanlarına göre belirlenen fazla çalışma ve hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, genel tatil günlerine ait bir kısım bordrolarda tahakkuk ettirilen ayların hesaplamadan dışlandığı, İlk Derece Mahkemesinin, uyuşmazlığın sonucunu etkileyen esaslı iddiaları ve istinaf konusu yapılan hususları karşılar mahiyetteki karar ve gerekçesinin dosya kapsamı ile usul ve kanuna uygun olduğu, kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ihtarname ve dava dilekçesindeki beyan ve talepleri ile bağlı olduğunu, davacının haksız feshine gerekçe gösterdiği 2 aylık ücret ödenmesinin yapılmadığı ve SGK kayıtlarında ücretsiz izne çıkarılmış gibi gösterildiği yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, 2. Giydirilmiş ücrete yemek ve yol parası eklenemeyeceğini, 3. Şoförlerin günlük 9 saatten fazla çalışmalarının mümkün olmadığını, denkleştirme esası uygulandığını, fazla çalışma yapmadığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma yapılmadığını, 4. Zamanaşımı def'inin dikkate alınması gerektiğini, faiz başlangıçlarının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davanın türü, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, giydirilmiş ücretin tespiti, ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının ispatı ve hesabı ile faiz ve zamanaşımına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dairemiz uygulamasına göre koşulları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası olarak açılan alacak kalemleri bakımından davanın esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır (Dairemizin 26.09.2023 tarihli ve 2023/6195 Esas, 2023/12941 Karar sayılı kararı). Diğer taraftan daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı ret kararları verilmediğinden, Dairenin önceki görüşüne güvenilerek açılan belirsiz alacak davasında bu husus, dava tarihi ve Dairemizin aynı doğrultudaki kararları (Dairemizin 14.09.2020 tarihli ve 2016/26476 Esas, 2020/7547 Karar; 31.05.2022 tarihli ve 2022/5909 Esas, 2022/6892 Karar; 09.02.2022 tarihli ve 2022/829 Esas, 2022/1542 Karar sayılı kararları) da gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1182, K. 2026/4027, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1182-e-2026-4027-k-7617a0d95dee