Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1171 E. 2026/4024 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1171
Karar No
2026/4024
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2448 E., 2025/2677 K. DAVA TARİHİ : 11.01.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/20 E., 2023/275 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bankanın ... şubesinde işletme portföy yöneticisi olarak 11.03.2013 tarihinden iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği 30.11.2020 tarihine kadar çalıştığını, işe girişinde insan kaynakları ile yapılan görüşmelerde 2-3 yıl içinde tayin talebinin kabul edileceğinin kendisine iletildiğini ve bu güvenceye dayanarak işe başladığını, üstün performansına rağmen ikametgahına yakın şubeye tayin talebinin hiçbir suretle karşılanmadığını, aynı dönemde işe başlayan ya da sonradan işe giren diğer çalışanların tayin taleplerinin yerine getirildiğini, 2019 yılına ait performans ve yetkinlik karnelerinde şube müdürünün tayin yönünde olumlu görüş bildirmesine karşın herhangi bir dönüş yapılmadığını, Bursa'nın ... ilçesindeki ikametgahından ...'deki şubeye ulaşmak için en iyi koşullarda 4 kez toplu taşıma aracı değiştirmek zorunda kaldığını, Covid-19 sürecinde Genel Müdürlüğün onayına rağmen şube müdürlüğünün şube aracını kullandırmayı reddettiğini, yaşlı ve riskli grupta bulunan anne ve babasına bakım yükümlülüğü taşırken tayin taleplerinin reddedilmesi ve işçi çıkışının yasak olduğu bu dönemde istifa etmeye zorlandığını ve iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini belirterek kıdem tazminatı ile ayrımcılık tazminatı, yıllık ücretli izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının daha fazla ücretle başka bir bankada çalışmak amacıyla kendi iradesiyle istifa ettiğini, şube değişikliğine ilişkin herhangi bir taahhüt verilmediğini ve tayin talebinin reddedilmesinin haklı fesih sebebi oluşturmadığını, ulaşım konusunda araç ve yakıt desteği sağlandığını, Covid-19 döneminde çalışanların 15 gün evden 15 gün Bankada şeklinde çalıştırıldığını, davacının son iki yıldaki performansının beklenen düzeyin altında kaldığını, yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığını ve bakiye iznin banka kanalıyla ödendiğini, fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olduğunun kararlaştırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; göreve başlarken hangi şubede çalışılacağının bilindiği ve şube değişikliğine dair taahhüt bulunmadığından tayin talebinin reddedilmesinin haklı fesih sebebi oluşturmadığı, diğer çalışanlar farklı koşullarla tayin edildiğinden ayrımcılık iddiasının kanıtlanamadığı, sözleşme gereği yıllık 270 saate kadar fazla çalışmanın aylık ücrete dâhil olduğu ve fazla çalışma ücreti alacağının bulunmadığı, yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığı ve kullanılmayan kısmın da ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına ve mevcut delil durumuna göre İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının iş sözleşmesini haklı ve geçerli nedenle feshettiğini, 2. Hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu, Mahkemece verilen ret kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı işçi tarafından yapılan feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ve buna göre kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, dava konusu alacakların ispatı ve hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1171, K. 2026/4024, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1171-e-2026-4024-k-c2209dfc5866