Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1181 E. 2026/4023 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1181
Karar No
2026/4023
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/511 E., 2025/2390 K. DAVA TARİHİ : 01.06.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/174 E., 2023/488 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kıdem tazminatına hak kazanmasına rağmen davalı Belediyece hesaplanan kıdem tazminatının ödenmediğini bu nedenle 520.000,00 TL kıdem tazminatı ile sözleşmenin sona erdiği tarihten takip tarihine kadar geçen dönem için işlemiş 5.406,00 TL faiz alacağının ve alacağın tahsili tarihine kadar bankalarca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranında işleyecek faizi, vekâlet ücreti, icra masraflarının tahsili için Selçuk İcra Müdürlüğünün 2023/248 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, borçlunun itirazı ile icra takibinin durdurulduğunu ileri sürerek Selçuk İcra Müdürlüğünün 2023/248 Esas sayılı dosyasında borca itirazın iptali ile takibin devamını; asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın 520.000,00 TL kıdem tazminatı talebinde bulunduğunu, davalı Kurumca 524.000,00 TL olarak hesaplandığı, bu nedenle alacağın likit olmadığını, belirtilen sebeplerle takibe kötüniyetli girilmiş olduğunu, davalı ... lehine %20 tazminata hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... her ne kadar kıdem tazminatı alacağının ve emeklilik tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağı ve dosya fer'îlerinin tamamına itiraz etmiş ise de davalı Belediyenin gerekli veri ve hesaplama araçlarına sahip olduğu, davalı yanca davacının işten ayrılmasından sonra kıdem tazminatı bordrosu düzenlenerek davacının 524.470,85 TL kıdem tazminatı alacağının hesaplandığı, davacı tarafın yapılan bu hesaplamayı kabul ettiği ve hatta hesaplanan tutarın altında bir asıl alacak tutarını icra takibine koyduğu hâlde davalı tarafın borcun tamamına itiraz ettiği, davalının arabuluculuk sürecinde de anlaşmayı kabul etmeyerek işbu davanın açılmasına da sebebiyet verdiği, dolayısıyla davalı tarafın ilgili alacakları ödemek durumunda olduğunu ve bu alacağın tutarını bildiği, böylelikle dava konusu edilen alacakların likit olduğu gerekçesiyle davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin de kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki yazı, bilgi ve belgeler, davacının ... Kurumu kayıtları, davacının kıdem tazminatı alacağına ilişkin düzenlenen bordro ve hesap tablosu, takibe konu alacağın likit bulunması, genel ispat kuralları, kanuni gerektirici sebepler, dosyadaki delil durumu ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Takibe konu alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatının reddi gerektiğini, 2. Yaş hariç emeklilik koşullarının oluşması hâlinde ayrılmadan doğan kıdem tazminatı hakkının bir kez kullanılabilecek haklardan olduğunu, aynı gerekçe ile bir sonraki çalışma döneminde bir kez daha aynı talepte bulunulamayacağını, 3. Davacının kötüniyetli olduğunu, Belediye lehine %20 tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1181, K. 2026/4023, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1181-e-2026-4023-k-35ee7d9e0e0d