Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3844 E. 2026/4030 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3844
- Karar No
- 2026/4030
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/408 E., 2026/92 K. DAVA TARİHİ : 17.02.2017
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.07.2000 tarihinde servis şoförü olarak işe başladığını, 27.09.2016 tarihinde haksız olarak işten çıkartıldığını, 2011 yılından sonra davacının teşrifatçı olarak çalışmasının sürdüğünü, ancak kaptan eksikliği olduğu dönemlerde uzun yol otobüs şoförü olarak çalıştırıldığını, fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde de çalıştığını, ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, elbise ücret bedeli, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.05.2025 tarihli kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine davacının hizmet süresinin hizmet döküm cetvelinde gösterildiği gibi olduğu, davacının beyanına göre yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığı, kıyafet kesintisi alacağının ispat edilemediği, iş sözleşmesinin davalı işverenlikçe haksız feshedildiği, ücretinin net 1.500,00 TL olduğu, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde de çalışıldığı hâlde karşılığı ücretin ödendiği işverence ispat edilemediğinden %30 indirimle kabulü gerektiği, ödenmeyen ücret ve asgari geçim indirimi alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesinin 09.07.2025 tarihli kararı ile dava tarihi gözetildiğinde iş dairelerinin birleşme kararından önce açıldığından belirsiz alacak davası olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, davacının ücretinin asgari ücret olarak belirlendiği, bordrolarda hile olduğu yönünde bir tespit yapılamadığı, İlk Derece Mahkemesi kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 09.07.2025 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairesinin 19.11.2025 tarihli kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe hüküm çelişkisi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ücretinin asgari ücret olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının 05.07.2000 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, tanıklarca davacının 2000 yılında çalışmaya başladığının ifade edildiğini, b. Yıllık ücretli izin alacağının başka dosyada verdiği beyana göre reddinin hatalı olduğunu, ispat yükünün işverene ait olduğunu, c. Savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı olarak dosyaya sunulan bordroların dikkate alınamayacağını, her ay hesaplama verileri değişse de ücretin değişmediğini, bordrolardaki fazla çalışma tahakkukunun sembolik olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın usulden reddi gerektiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, b. İşverene karşı davası bulunan tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava türü, ücreti, hizmet süresi, yıllık ücretli izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının hesabı ile hüküm altına alınan alacakların ispatına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.