Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1180 E. 2026/4022 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1180
- Karar No
- 2026/4022
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2512 E., 2025/2229 K. DAVA TARİHİ : 19.04.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/237 E., 2023/247 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 01.07.2017-19.06.2020 tarihleri arasında çalıştığını, davacının inşaat mühendisi olduğunu, davacının iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, davacının ücretinin 13.000,00 TL olduğunu, davacının çalışma süresi boyunca yıllık izinlerini kullanamadığını, davacının nisan, mayıs ayları ile haziran ayında 19 gün olmak üzere 34.233,27 TL ücret alacağının ödenmediğini, davacının ücretinin düzenli olarak ödenmediğini, davacıya çek verildiğini, davacının ileri tarihli verilen bu çekleri kırdırmak zorunda kaldığını, faktöring firmalarının faturalarından da anlaşılacağı üzere davacının bu işlem için 6.689,17 TL masraf yaptığını, davacıya bu zararının ödenmesi gerektiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ve ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'ini ileri sürdüklerini davacının Şirkete danışmanlık yaptığını, müvekkili Şirketin gireceği ve girmiş olduğu ihalelere yardımcı olduğunu, tarafların anlaşması gereği ihale bitiminde iş sözleşmesinin karşılıklı anlaşma ile sona erdiğini, davacının son ücretinin 13.000,00 TL olduğunu, davacının tüm ücretlerinin ödendiğini, davacının aynı zamanda firması olduğunu ve ticaretle uğraştığını, davacının bazı ödemelerinin çek ile yapılmasını istediğini, davacının kendi borçlarına karşılık olarak müvekkili Şirketten aldığı çekleri faktöring firmalarına vererek kırdırdığını, bunun masrafının müvekkili şirketten talep edilmesinin kabul edilemez olduğunu, davacının yıllık izin alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işveren tarafından, davacının iş sözleşmesinin iş bitimi nedeniyle sona erdirildiği, sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde son bulduğu ispat edilmediğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, işveren dava konusu yıllık izinlerin kullandırıldığını veya ücretinin ödendiğini kanıtlayamadığından, yıllık izin ücreti isteğinin kabulü gerektiği, davalı işveren tarafından dava konusu ücret alacaklarının ödendiğine ilişkin belge ibraz edilmediği gözetilerek ücret alacağına ilişkin talebin kabul edildiği, davacı tarafça 6.689,17 TL'lik çek kırdırma masrafı da ücret alacağı olarak talep edildiğinden 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesi gereği davacının ücreti para olarak ödeneceğinden davacının talep ettiği bu masrafa ilişkin sunulan evrakların incelenmesi sonucu, ücret alacağına karşılık verilen çekin tam olarak tahsil edilemediği ve ücretin işverence eksiksiz ödenmediği gerekçesiyle ilgili masraf ücret hesabına dâhil edilerek, bilirkişi tarafından düzenlenen 20.04.2022 tarihli asıl ve 24.03.2023 tarihli ek raporun ayrıntılı ve gerekçeli olup, dosya kapsamına uygun düştüğünden hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi hâkiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri ile karar gerekçesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ücret alacağının eksiksiz ödendiğinin sunulan dekont ve ödeme belgeleri ile ispat edildiğini, çek kırdırma masrafının talep edilmesinin hakkın kötüye kullanımı olduğunu, 2. İş sözleşmesinin iş bitimi nedeniyle kendiliğinden sona erdiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatını gerektirecek şekilde sona erip ermediği, ödenmeyen ücret alacağının bulunup bulunmadığına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir . 2. Davacı vekili ödemelerin bazen ileri tarihli çek verilmek suretiyle yapıldığını ve bu çekleri kırdırmak için masraf yapıldığını ve nisan, mayıs ayları ile haziran ayından 19 gün olmak üzere ücret alacağının ödenmediğini ve 6.689,17 TL'lik çek kırdırma masrafının davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı vekilince ödemelere ilişkin ..........ve ............ Bank hesap ektreleri ile 20.000, 00... .000,00 TL, ve 39.000,00 TL bedelli çeklerin davacıya verildiğini gösterir kayıtlar sunulmuştur. Ödemelerin bazen ileri tarihli çekle yapıldığı davacının da kabulünde olduğu, davacıya verilen 39.000,00 TL bedelli çekin davalı taraf ödeme listesinde gösterildiği hâlde bilirkişi raporunda yer verilmediği tespit edilmiştir. Bu çekin ne şekilde ödendiği ve çek kırdırma masrafı yapılıp yapılmadığı tespit edilerek mahsubu gerekirken bu çekle ilgili herhangi bir tespitin yer almadığı bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.