Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1142 E. 2026/3473 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1142
Karar No
2026/3473
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/551 E., 2025/1352 K. DAVA TARİHİ : 09.08.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/626 E., 2022/474 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 24.11.2011-05.07.2021 tarihleri arasında satış danışmanı olarak çalıştığını, 05.07.2021 tarihinde müdür tarafından kendisine tehdit ve hakaretlerde bulunulduğunu, davacının ayın bir haftasında haftada 5 gün 08.30-18.15, bir hafta ise haftada 6 gün 08.30-18.15 saatleri arasında çalıştığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı sebeple feshedildiğini, davacının 40 gün yıllık izin alacağı bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesini istifa ederek sonlandırdığını, davacının işyerinin düzenini bozan tavırlar sergilediğini, çalışma süresince fazla çalışma yapmadığını, fazla çalışırsa karşılığı ücretlerin ödendiğini, davacının yıllık izin alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davacının işyerinde toplantı esnasında tartıştığı T.D'ye yönelik hakaret ve yaralama eyleminin olmadığı, dosyada devamsızlık tutanaklarının ve davacının yazılı istifa dilekçesinin bulunmadığı, davacının işyerinde fazla çalışma yaptığı, karşılığı ücretlerin ödendiğinin ispatlanamadığı, 05.07.2021 tarihinde davacının iş yerinden ayrılmasının eylemli fesih olduğu, davacının iş sözleşmesini kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde haklı nedenle sonlandırdığı, kıdem tazminatı talebinin kabulü gerektiği, ispatlanamayan yıllık izin ücreti talebinin ise reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çalışma süresinin 24.11.2011-05.07.2021 tarihleri arasında olduğu, istifa kodu ile işten ayrılış bildirgesi düzenlendiği, davacının 06.07.2021 tarihli noter ihtarıyla iş sözleşmesini feshettiği, aynı gün arabuluculuk başvurusunda bulunduğu, davacının 06.07.2021 tarihli ihtarnamesinde 4857 sayılı İş Kanunu'nda (4857 sayılı Kanun) düzenlenen haklarına riayet edilmediğinden bahsederek 4857 sayılı Kanun'un 24/II-(e) hükmüne dayandığı, davacının fazla çalışma alacağının bulunduğu, tanık beyanlarıyla ve tüm dosya kapsamından işveren tarafından haklı nedenle fesih yapıldığının iddia edilmediği ve ispatlanamadığı, davacı tarafından yapılan feshin haklı nedene dayandığı, kıdem tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu, davacının yıllık izin talebinin reddinde hata olmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının işyerinde toplantı esnasında amirine karşı gelerek üzerine yürümesine, sonrasında haksız olarak işyerini terk etmesine rağmen işçi feshinin haklı kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının haksız davranışlarını gizlemek amacıyla noterden ihtar çekerek hakkını kötüyle kullandığını, 2. Davacının yaralama eylemini gerçekleştirdiğinin ceza mahkemesi kararı ile sübut bulduğunu, istinaf kararında, davacının ceza yargılamasında sabit görülen kasten yaralama eyleminin değerlendirilmediğini, sadece davacının ihtarnamesine itibar edilerek hüküm kurulduğunu, işyerinden haklı bir sebebi olmadan istifa ettiğinin kabulü ile kıdem tazminatının reddi gerektiğini, gerçek duruma aykırı gerekçelerle davacı lehine kıdem tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 3. Fazla çalışma ücretinin ara dinlenme süresinin 2 saat olduğu kabulüyle ve denkleştirme yapılarak hesaplanması gerektiğini, davacının çalışmadığı cumartesi günleri için ücretinden herhangi bir kesinti olmadığını, o haftalarda 45 saat dahi çalışmadığını, davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak şekilde lehine fazla çalışma ücretine hükmedildiğini, yaptığı fazla çalışmaların karşılığının bordrolara yansıtılarak ödendiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile buna bağlı alarak davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma ücretinin ispatı ve hesap yöntemi hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1142, K. 2026/3473, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1142-e-2026-3473-k-973d2d7346ee