Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/630 E. 2026/397 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/630
Karar No
2026/397
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/658 E., 2024/1103 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/635 E., 2023/13 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı .............. A.Ş'nin 31.10.2014 tarihli sözleşme ile davalıya ait arsa üzerinde................. Şubesi ve Uygulamalı Eğitim Merkezi Binası işinin yapımı konusunda anlaştıklarını, davalı tarafın ilgili yasal mevzuata, Yapım İşleri Genel Şartnamesi'ne ve ekleri ile işin sözleşmesine riayet etmeksizin ve aykırı işlemlerle sözleşme şartlarını (iş başlangıcı, ilave işler, bedelleri, onaylar, proje teslimleri, sürekli revizyonlar, defaten işin tamamen ya da kısmen durdurulması, geç onay ve ödemeler vs) müvekkili aleyhine değiştirilmiş olup, müvekkilin ciddi maddi-manevi zarara uğratıldığını, işin proje değişikliklerini, bunlara ilişkin süreleri ve fiyat değişimlerini davalının kendisinin belirlediğini, işin fiili olarak 25.05.2016 tarihinde bitirilmiş olmasına rağmen, kabul işlemlerini yapmayarak, hakedişlerini ödemeyerek, defaten işi durdurarak, ilave işleri, parasal ödemeleri kendisi belirleyerek, yasal hiçbir mevzuatı yerine getirmeden ve yasalara ve mevzuata aykırı işlemler tesis ederek müvekkili çok ciddi miktarda zarara uğratmış olup alacaklarını tam manasıyla ödemediğini, davalının işin asıl sözleşmesine konu mimari, statik, inşaat, elektrik, mekanik projelerin hepsinde esaslı değişiklikler yaptığını, onlarca revize yapıp bunların ek süre ve bedellerini yasal sürelerinde belirlemeden müvekkile yaptırdığını, bu süre ve bedelleri aylar sonra belirleyerek eksik ödemeler yaptığını, müvekkilin görüşünün alınmasının yasal olarak gerekmesine rağmen bütün bunları tek taraflı yaptığını üzerine de eksik bedeller hesaplayarak kendi belirlediği sürelere göre gecikme cezaları uyguladığını beyan ederek davanın kabulü ile müvekkilin uğramış olduğu zararlara karşılık şimdilik 60.000,00 TL'nin zararın meydana geldiği tarihten, en geç dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temmerrüt (avans) faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zemin iyileştirme projesi ve imalâtları için gerekli onayın alındığını, zemin iyileştirme projesinin hazırlanıp idarenin onayına sunulması ile imalâtların yapılması için davacı yüklenici firmaya bildirim yapıldığını, bu süre zarfında davacının ne yazılı ne de sözlü olarak itirazının olmadığını, 12.12.2014 tarihli dilekçesi ile zemin iyileştirme projesini idarenin onayına sunduğunu, projede yapılan değişikliklerin keyfi olmayıp binanın statik açıdan güvenliği için yapıldığını, yüklenici firmanın zemin iyileştirmenin yapılmasının sağlıklı olacağı kanaatinde olduğunu sözlü olarak beyan ettiğini, davacı yüklenicinin ilgili mevzuata göre işi tamamlamakla yükümlü olduğunu bu konudaki itirazın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı alacağının enerji kimlik belgesi için 15.01.2021 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporu ile 22.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen rayiç bedel olan 1.250,00 TL'den ibaret olduğu, iddia edilen diğer alacak/tazminat kalemleri için davacının başkaca alacağa hak kazanmadığı, daha önce davalının temerrüdüne ilişkin herhangi bir işlem bulunmadığından temerrüdün dava ile gerçekleştiği gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a.Raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, doğruya en yakın raporun ilk rapor olduğunu, ilk heyette keşif yapıldığını, yapılan işin inşaat mühendisi bilirkişilerle çözüleceğini, hesap bilirkişisi katılımıyla hazırlanan rapora itibar edilemeyeceğini, b. İlk heyette mimar bilirkişisi eklenmesi gerektiğini, Yapım İşleri Genel Şartnamesi kapsamında hesap yapılması gerektiğini, davalı edimini ifa etmediğinden haksız olarak gecikme cezası uygulandığını, iş programı, mukayeseli keşif gibi belgelerin onaylanmamasından davalının sorumlu olduğunu, bilirkişinin ve davalının süre uzatımı hesabının mevzuata uygun olmadığını, yüklenicinin, idare tarafından onaylanan iş programına uyması gerektiğini, c.Yapım İşleri Genel Şartnamesi madde 11,17,19'un dikkate alınmadığını, zemin iyileştirme işinde Çevre Şehircilik Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu'nun ilave işlerin %25 olması gerektiği yönündeki kararlarının dikkate alınmadığını, ihtirazi kayıtlarının bilirkişi heyeti tarafından tartışılmadığını, ilave işler ve bedellerinin yanısıra sözleşme süresini aşan giderler yönünden de hesap yapılması gerektiğini, d.Jeotermal ana bağlantısının sözleşmeye dahil olmadığını, kazı işinin sözleşme kapsamında olmadığını, mermer kenarı pahlanması işi ve bedelinin yok sayıldığını, fayans köşe çıtasının da dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, önceki raporda belirtilen endüstriyel mutfak krom çalışma tezgahının da yok sayıldığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini beyan etmektedir. 2-Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından enerji kimlik belgesine ilişkin fatura sunulmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, bu bedelin talep edilemeyeceğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/630, K. 2026/397, T. 09.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-630-e-2026-397-k-b291bb85f49e