Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1132 E. 2026/3474 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1132
Karar No
2026/3474
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/837 E., 2025/1735 K. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 16.10.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 36. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/308 E., 2025/65 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin mahiyetten reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 08.08.2022-21.12.2022 tarihleri arasında çalıştığını, davacının istifa dilekçesi sunarak kendi istek ve rızasıyla işten çıktığını, ancak davalı tarafından çıkış sebebinin Kod (46) olarak bildirildiğini, davalı tarafından bildirilen çıkış kodu nedeniyle davacı yeni bir işe girmek istediğinde işe alınmadığını ileri sürerek davacının istifası olarak çıkış kodunun düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı işyerinde ilk yardım eğitmeni olarak görev yaptığını, davacının başka bir kurumda ... verme amacıyla 20.12.2022 tarihinde ilgili yere gittiğini ancak aynı gün çalışma saatleri içerisinde görev yeriyle bağdaşmayan bir mecrada davalı firmanın başka çalışanı olan F.Y. tarafından görüldüğünü, bunun üzerine davacının sözlü bir şekilde işten ayrıldığını F.Y'ye bildirerek bunu işverene iletmesini talep ettiğini, iş sözleşmesinin müvekkili tarafından tutanak tanzim edilerek haklı nedenle feshedildiğini, açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, Kuruma bildirilen çıkış kodunun fesih sebebine uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Kurumu kayıtlarına göre davacının davalı işyerinde 08.08.2022-21.12.2022 tarihleri arasında çalıştığı, işten çıkış bildirgesinde çıkış kodu olarak Kod (46) (işçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunmak sebebi ile iş sözleşmesinin feshi) bildirildiği, davalı tarafından tutulan tutanak ve davalı tanıklarının beyanı dikkate alınarak davacının iş sözleşmesinin görevlendirildiği işe gitmemesi sebebiyle işverence feshedildiği, fesih sebebinin ve fesih kodunun Kuruma doğru olarak bildirildiği, bununla birlikte davacının çıkış kodunun değiştirilmesini istemekte hukuki yararını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının istifa ederek işten ayrıldığını, istifa koduyla çıkış yapılması gerekirken, davacının iş hayatında ileride sorun olabilecek bir kod numarası ile çıkış yapıldığını, tarafların zam konusunda anlaşamadığını, davalının kendi belirlediği zam oranında zam yaparak davacıyı çalışmaya zorladığını, davacının bu koşullarda çalışmak istememesi sebebiyle istifa ettiğini, 2. Davacının yeni bir işe girmek istediğinde bildirilen çıkış kodu yüzünden işe alınmadığını, bu sebeple davacının bu davaya açmakta hukuki yararı bulunduğunu, 3. Davalı S.Ç’nin beyanının duyuma dayalı olduğunu ve esas alınamayacağını, davalı tanıklarının hâlen işyerinde çalışmaya devam ettiğini, davalıya tâbi olarak çalışan kişilerin bu durumun doğal sonucu olarak, işverenin aleyhine beyanda bulunmaktan çekinebileceğini, 4. Düzenlenme tarih ve saati bulunmayan tutanaklara delil niteliği ve ispat kuvveti anlamında şüpheyle bakıldığını, dava konusu tutanağın da gerçeği yansıtmadığını, delil niteliği ve ispat gücü bulunmadığını, davalı tarafından işçi aleyhine her zaman tek taraflı tutanak tutulabileceğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, işten çıkış kodunun düzeltilmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya kapsamına göre davalı tarafından tutulan tutanak ve davalı tanıklarının beyanı dikkate alınarak davacının iş sözleşmesinin görevlendirildiği işe gitmemesi sebebiyle işverence feshedildiği, fesih sebebinin ve fesih kodunun Kuruma doğru olarak bildirildiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bununla birlikte İlk Derece Mahkemesi kararında, dava açmakta hukuki yararı bulunmasına rağmen davacının hukuki yararını da ispat edemediği yönünde gerekçe oluşturulması hatalı olmuş ise de sözü edilen hatanın sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yukarıda yapılan açıklamalara göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1132, K. 2026/3474, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1132-e-2026-3474-k-cfa8678a8369