Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3532 E. 2026/3470 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3532
Karar No
2026/3470
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1535 E., 2025/1477 K. DAVA TARİHİ : 02.11.2018 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 40. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/596 E., 2025/219 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılar nezdinde 15.05.2013-31.10.2017 tarihleri arasında aralıksız şekilde, tır şoförü olarak en son net 3.600,00 TL ücretle çalıştığını, davalılar arasındaki taşıma sözleşmesinin bitmesi nedeniyle davacının işten çıkarıldığını, karşılığı ödenmeyen ücret alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ...Satış ve Dağıtım AŞ vekili cevap dilekçesinde; diğer davalı ile aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Uluslararası Nak. Taah. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının 15.05.2013-31.10.2017 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin diğer davalı ile olan sözleşmenin sona ermesi nedeniyle feshedildiğini, davacının tüm tazminat ve alacaklarının ödendiğini, ayrıca ibraname düzenlendiğini, davacının yıllık ücretli izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamından davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu, davacının tır şoförü olarak görev yaptığı, emsal ücret araştırması ve tanık beyanları doğrultusunda davacının fesih tarihi itibarıyla son ücretinin 2.950,00 TL olduğu, iş sözleşmesinin feshedilmesi sonrası ödenen miktarların mahsubu neticesinde bakiye kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alındığı, davacının karşılığı ödenmeyen yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının da bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Hükme esas alınan raporda araç takip sistemi kayıtlarına göre yapılan fazla çalışma tespitinin hatalı olduğunu, davalı tarafından dosyaya sunulan CD’nin her zaman düzenlenip doldurulabilir bir depolama aygıtı olduğunu, davalı tarafından her zaman değiştirilmesi ve farklı kayıt oluşturması mümkün olduğundan sunulan bu CD kaydının delil olarak kabul edilemeyeceğini, davacının takometre kayıtları üzerinde değişiklik yapması mümkün olmayıp, bu konuda davalının bir itirazı varsa da ispat külfetinin davalı üzerinde olduğunu, 2. Araç takip sistemi kayıtlarının araçların çalışma sürelerine ilişkin olup, şoförlerin çalışma sürelerine ilişkin olmadığını, takip sisteminde sürücünün kontak açma ve kapama aralığı bilgilerinin bulunmadığını, bu nedenle bilirkişinin davacının kontak açma ve kontak kapama aralığına ilişkin tespit yapamadığını, davacı araç hareket hâlinde değilken de yükleme, boşaltma ve tamir gibi işlerle meşgul olarak işverenin emrinde bulunduğundan bu bekleme sürelerinin mesaiden sayılması gerektiğini, kontağın sabah ilk açıldığı saat ile akşam son kapandığı saat arasındaki sürenin mesaiden sayılması zorunluluğu olup ancak bu hâlde davacının günlük çalışmasının net olarak ortaya çıkacağını, 3. Davacının ücretinin eksik tespit edildiğini, ücret tespitinin emsal ücret araştırması ve tanık beyanları birlikte değerlendirilerek yapılması gerektiğini, tanık deliline başvurmadan sadece sendika cevabının ücret tespitine esas alınmasının hatalı olacağını, davacı tanıklarının davacının 3.500,00- 3.600,00 TL ücret aldığını beyan ettiklerini, tanık beyanlarının tamamen dışlanmaması, emsal ücret araştırması ve tanık beyanlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, fazla çalışma iddiasının ispatı ile alacağın hesap yöntemi ve aylık ücret miktarı hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/3532, K. 2026/3470, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-3532-e-2026-3470-k-3a1fea64706e