Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/896 E. 2026/3467 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/896
Karar No
2026/3467
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2465 E., 2025/1722 K. DAVA TARİHİ : 09.12.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/476 E., 2021/243 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 15.10.2008-17.09.2018 tarihleri arasında ağır vasıta şoförü olarak en son net 2.800,00 TL ücretle çalıştığını, ücret ödemelerinin asgari ücret tutarının bankaya ödendiğini, kalanının elden ödendiğini, davacının çalıştığı sürece işyerinde fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile genel tatil günlerinde çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, yıllık izinlerini eksik kullandığını, asgari geçim indirimlerinin ödenmediğini, fesih ayına ait 17 günlük ücretinin elden ödenen kısmının ödenmediğini, davacının 17.09.2018 günü diş tedavisine gideceğini randevudan bir gün önce formen N.A'ya bildirmesine rağmen, yaklaşık 2 saat işe gelmediği gerekçesiyle davalı tarafından işten kovulduğunu, daha sonra davalı 19.09.2018 tarihli ihtarname ile davacının işe başlamasını talep etmiş ise de davacıyı azarlayarak ve haksız olarak işten çıkartan işverenin samimi olmadığını ileri sürerek kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile eksik ödenen ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin feshedilmediğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ücret bordrolarında yer alan ücretin gerçek ücret olduğunu, davacının çalışma karşılığı tüm alacaklarının ödendiğini, yıllık izinlerini kullandığını, kullanmadığı izinlerin karşılığı ücretlerin kendisine ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı olarak feshedildiğinin ispatlanamadığı, davacının kıdem, ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının karşılığı ödenmeyen ücret alacaklarının bulunduğu, ücret bordrolarında tahakkuk ettirilen ücret miktarının gerçeği yansıtmadığı, davacının ücretinin net 2.800,00 TL olduğu, bu doğrultuda hesaplama yapılan bilirkişi raporuna itibar edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yaptığı iş, elden ödeme iddiasını doğrulayan tanık beyanları, emsal ücret yazı cevabı birlikte değerlendirildiğinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda aylık net ücretinin 2.800,00 TL olarak kabulünün isabetli olduğu, davacının 2012 yılındaki istifa dilekçesinin şarta bağlı olduğu, şarta bağlı istifa dilekçesinin geçerli olamayacağı, davalının iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde feshedildiğini ispat edemediği, bilirkişi raporunun davalıya 08.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, rapora yönelik herhangi bir itiraz dilekçesi sunulmadığı, bordro tahakkukları mahsup edilerek hesaplama yapılmasının yerinde olduğu, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen itirazların istinaf incelemesinde ileri sürülemeyeceği, ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bölge Adliye Mahkemesinin karar gerekçesinin yetersiz olduğunu, eksik inceleme ile istinaf taleplerinin reddedildiğini, 2. Davacının fazla çalışma alacağı bulunmadığını, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, denkleştirme esasının uygulandığını, davacının iddiasını ispat edemediğini, fazla çalışma yapılırsa karşılığının ödendiğini, iş sözleşmesine göre davacının ücretine fazla çalışma, hafta tatili ile genel tatil ücretlerinin dâhil olduğunu, 3. Davacının dişçiye gittiği gün sadece o gün işe gelmemesinin söylendiğini, davacının yanlış anladığını, işten kovulmadığını, sonradan işe davet edilmesine rağmen davacının işe mazeretsiz gelmemesi nedeniyle iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle haklı olarak feshedildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, 4. Alacakların zamanaşımına uğradığını, 5. Davacının hafta ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, genel tatil günlerinde çalışırsa karşılığı ücretlerin ödendiğini, haftanın yedi günü boyunca çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının ödenmeyen ücret alacağı bulunmadığını, aylık ücretlerinin eksiksiz ödendiğini, 6. Davacının tüm yıllık izinlerini kullandığını, kullanmadığı izinleri varsa karşılığının ödendiğini, yine ödenmemiş asgari geçim indirimi alacağı bulunmadığını, taleplerin ve davanın tümden reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, zamanaşımı, iş sözleşmesinin feshi ile buna bağlı olarak davacının kıdem, ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, dava konusu diğer işçilik alacaklarının ispatı, hesap yöntemi ve aylık ücrete fazla çalışma ücretinin dâhil olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/896, K. 2026/3467, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-896-e-2026-3467-k-1709abb02f58