Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/853 E. 2026/3469 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/853
Karar No
2026/3469
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2416 E., 2025/1712 K. DAVA TARİHİ : 06.07.2017 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/317 E., 2022/295 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.10.2006-31.08.2016 tarihleri arasında davalı ... Bankasının (Banka) Marmara Bölge Müdürlüğü nezdinde şehir dışı ulaşımında makam şoförü olarak çalıştığını, müvekkilinin alt işverenler nezdinde çalıştırıldığını, aslında baştan beri asıl işveren olan davalı Banka çalışanı olduğunu, davalı Banka bünyesinde çalışan makam şoförleri olduğu gibi davalı ... Tesis Yönetim Hizmetleri AŞ (Şirket) bünyesinde çalışan makam şoförlerinin de bulunduğunu, bu durumun asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunu gösterdiğini, tüm işe alma, işten çıkarma ile disiplin hükümlerinin asıl işveren Banka tarafından sağlandığını, alt işveren Şirketin asıl işveren işyerinde organizasyon yapısının olmadığını, kendisi ile aynı zamanda işe giren kadrolu şoförler ile arasında maaş ve sosyal haklarda farklar olduğunu, haklarının eksik ödendiğini, davacının çalıştığı sürece fazla çalışma yaptığını karşılığı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek eşitlik ilkesine aykırılık tazminatı, ücret farkı, ikramiye, temettü, giyim yardımı, harcırah, fazla çalışma, mesken tazminatı ve prim alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili Bankanın faaliyet alanları içerisinde hizmetlerin gerçekleştirilmesi için kanuna uygun olarak sürücülü araç kiralaması yapıldığını, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 2/6 hükmüne göre asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulduğunu, davacının işten ayrıldığı 31.08.2016 tarihine kadar davalı Şirket nezdinde çalıştığını, hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olduğu iddiasının farazi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının asıl işveren davalı Bankanın çalışanı olduğu iddiasının doğru olmadığını, muvazaa iddialarını kabul etmediklerini, iş ilişkisinin 4857 sayılı Kanunun 2/6 hükmüne göre kurulduğunu, ücret bordrolarının çalışma saatlerine göre düzenlendiğini, davacının fazla çalışma alacağının bulunmadığını, davacı davalı Bankanın çalışanı olmadığından Banka çalışanlarının haklarını talep etmesinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta davacının yaptığı işin bankanın yardımcı işlerinden olduğu ve alt işverene verilebileceği, davalı Bankanın şoför hizmetini 1999 yılından bu yana hizmet alım yöntemi ile dışarıdan temin ettiği, emsal işçilerin davalı Bankada daha önce çalışmaya başladıkları, davalı Bankaya 1999 yılından beri kadrolu şoför alınmadığı neticede davalılar arasında muvazaa ilişkisinin bulunmadığı, bu nedenle davacının kadrolu işçilerle aynı haklara sahip olduğunu iddia ederek talep ettiği işçilik alacaklarına hak kazanmadığı, fazla çalışma iddiası ispatlanamadığından bu talebinde reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi karar ve gerekçesinin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalılar arasında alt işverenlik ilişkisi kurulmakla birlikte işçinin seçimi, denetimi, disiplin cezası uygulanması, mesai düzenlemesi, işe alım ve hatta iş sözleşmesinin fesih yetkisinin asıl işverende olduğunu, tüm emir ve talimatlar ile hiyerarşik yetkilerin davalı Bankada olduğunu, alt işverenin sadece bordrolama işlemi yaptığını, asıl işveren ve alt işveren işçilerinin aynı işte beraber çalıştığını, işçi temini bulunan durumlarda, kurulan ilişkinin muvazaalı olduğunu, bilirkişi incelemelerinde muvazaa varlığının belirtildiğini ve dava konusu olayda muvazaanın ispatlandığını, 2. Davalılar arasındaki sözleşme ilişkisinde muvazaanın varlığını gösteren birçok kriterin dava dosyasında birlikte ve aynı anda davacının çalışma süresi boyunca gerçekleştiğini, davanın kabulü gerektiğini, 3. Davalılar lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Banka ile davalı Şirket arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olup olmadığı ile vekâlet ücreti hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/853, K. 2026/3469, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-853-e-2026-3469-k-d5505cf97bce