Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6481 E. 2025/7818 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6481
Karar No
2025/7818
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/429 E., 2025/1490 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... İş Mahkemesi SAYISI : 2023/246 E., 2024/56 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirket ile aralarından akdolunan iş sözleşmesiyle ... olarak çalışmaya başladığını, bir yıl süreli olarak yapılan sözleşmenin devam eden yıllarda da yenilenerek belirsiz süreli hâle geldiğini, 2019 yılı Aralık ayında net ücretinin 34.288,10 TL olduğunu, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı gerekçe gösterilmeden 08.01.2020 tarihinde sözleşmenin (5.2) maddesi gereğince feshedildiğini, davalının dayandığı fesih sebebinin doğru olmayıp gerçeği yansıtmadığını ve iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, sözleşmenin (4.2) maddesine göre 01.10.2019 tarihinden bir ay önce bildirim yapılmadığı için 01.10.2020 tarihine kadar bir yıl süre ile yenilendiğini, süre bitiminden önce sözleşmenin haksız yere feshedilmesi nedeniyle ihbar tazminatına, ücret alacağına, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 438. madde gereğince haksız fesih tazminatına, 6098 sayılı Kanun gereğince kötüniyet tazminatına, sözleşmenin (5.2) maddesine göre iki aylık ücret tutarında cezai şart alacaklarına hak kazandığını ileri sürerek söz konusu alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının görev aldığı helikopter ile ilgili tüm yükümlülüklerin, helikopterin sahibi dava dışı... AŞ isimli Şirkete ait olduğunu, müvekkili ile anılan Şirket arasında "Uçak İşletme ve Yönetimi Hizmet Sözleşmesi" bulunduğunu, müvekkilinin sözleşme kapsamında, helikopteri dava dışı Şirket nam ve hesabına işleten, uçuş güzergah planını yapan vekil konumunda olduğunu, davacı ile ilgili her türlü işçilik alacağının dava dışı Şirket tarafından ödendiğini, müvekkilinin tek sorumluluğunun hizmet sözleşmesi yaptığı davacıya dava dışı Şirket tarafından ödenmiş ücretleri intikal ettirmekle sınırlı olduğunu, personele dair her türlü sorumluluğun dava dışı Şirkete ait olduğunu, zira dava dışı Şirketin helikopteri satmak için uçuş operasyonlarını durdurma talimatı vermesi üzerine aralarındaki sözleşmenin son bulduğunu, buna bağlı olarak davacının ve helikopterde görevli diğer pilotun sözleşmelerinin sona erdirmek zorunda kalındığını, sözleşmenin (5.2) maddesi kapsamında haklı ve bildirimsiz fesih koşulları oluştuğundan ihbar ya da herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, sadece fesih olgusunun kötüniyet tazminatı ödenmesini gerektirmediğini, cezai şart ödenmesini gerektirecek sebepsiz ve/veya keyfi bir fesih bulunmadığını, davacının 23 gün izin kullandığını, davacının hak etmeden kullandığı izin karşılığı yapılan ödemenin mahsubu gerektiğini, aylık ücretinin farklarıyla birlikte banka hesabına ödendiğini, taleplerin haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 01.10.2018 tarihli ... Hizmet Sözleşmesi'nin (5.2) maddesinde "İşbu sözleşme işverence; İşverenin uçak ve hava taksi işletme hak veya ruhsatının herhangi bir nedenle ortadan kalkması, pilotun istihdam edilmiş olduğu hava aracının maliki ile yapılan sözleşmenin herhangi bir sebeple süresinden önce sona ermesi hâlinde tazminatsız olarak her zaman feshedilebilir. Yukarıda belirtilmiş olan hâller dışında işbu hizmet akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedilmesi hâlinde işveren, uçucu personele 2 aylık net ücretini cezai şart olarak ödemekle yükümlüdür." düzenlemesinin yer aldığı, ... Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü (...) ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı cevabi yazılarından ... tescilli hava aracının 05.05.2020 tarihli uçuş durdurma kararının bulunduğu ve 16.09.2020-30.09.2020 tarihleri arasında bir seferlik uçuş izni ile uçuş yapıldığının belirtildiği, dosya arasına alınan bilgi ve belgelerden davacının kullandığı ... tescilli hava aracının fesih sonrasında da davalı Şirket adına kayıtlı olduğu anlaşılmakla, davalı işverence davacının iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği kabul edilmiş olup davacıya usulüne uygun şekilde ihbar öneli kullandırıldığının davalı tarafından ispatlanamadığının kabulü ile 6098 sayılı Kanun'un 432. maddesi kapsamında ihbar tazminatı talebinin kabulü gerektiği, sözleşme gereği cezai şart alacağına hak kazandığı, 6098 sayılı Kanun'un 438. maddesinde yapılan değerlendirme sonucu davacının haksız fesih tazminatına hak kazandığı, salt haksız feshin kötüniyet tazminatı ödenmesini gerektirmeyeceği hususları dikkate alındığında şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı yönünden davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı yasal süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki sözleşmenin (5.2) maddesi hava aracının maliki ile işleten arasındaki sözleşmenin sona ermesi hâlini düzenlemiş olup davacının iş sözleşmesinin fesih tarihi olan 08.01.2020 tarihi itibarıyla davalının malik... AŞ ile aralarındaki sözleşmenin sona erdiğini ispatlayamadığı, ... Havacılık AŞ ile hava aracını işleten davalı arasındaki sözleşmenin sona erdiğine ilişkin bir kayıt ve belge bulunmadığı, ... Havacılık AŞ yetkilileri tarafından gönderilen elektronik posta yazışmalarında aralarındaki sözleşmenin sona erdiğine dair bir ibarenin yer almadığı, uçuş operasyonlarının durdurulduğunun belirtilmesinin sözleşmenin feshi anlamına gelmediği, 2020 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarında ... tescil işaretli hava aracının davalı Şirket filosunda yer almaya devam ettiği ve bu aracın bu aylarda ... Havacılık AŞ'nin yetkilendirildiği hava araçları listesinde yer aldığı, bu kapsamda davacının iş sözleşmesinin süresinden önce haksız olarak feshedildiği anlaşılmakla sözleşmede öngörülen cezai şarta hak kazandığı, davacının hem ihbar tazminatı hem de cezai şart almasında yasal engel bulunmadığı, davacının istinafı yönünden ise davalının feshinin kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminatına hak kazanılamayacağı, kararın usul ve esas yönlerden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraflar vekillerince yapılan istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Mahkemece, uçağın satılmamış olması kabul gerekçesine dayanak yapılmış ise de savunmalarında uçağın satılması nedenine dayanılmadığını, maddi gerçek ve savunma ile ilgisi olmayan dayanakla kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, 2. Davacının iş sözleşmesinin görevli olduğu uçağın uçamaması, operasyonların uçak maliki tarafından durdurulması nedeniyle haklı olarak feshedildiğini, bu hususun dosyaya celbedilen cevabi yazılarla da sabit olduğunu, 3. Sözleşme konusu operasyonların durdurulması kararının sözleşmenin ifasının gerçekleşmeyeceği anlamına geldiğini, zira personel istihdamının gerekmediği bir durumda, hatta bu imkânın fiilen ortadan kalktığının sabit olması karşısında, hizmet ilişkisinin sürdürülmesinin beklenmemesinin dürüstlük kuralına uymadığını, bu anlamda feshin 6098 sayılı Kanun'un 435. maddesine uygun olarak gerçekleştirildiğini, 4. Uçuşları durdurma kararının müvekkili Şirkete değil malik Şirkete ait olduğunu ve bu nedenle müvekkili Şirkete sorumlululuk yüklenemeyeceğinden tazminat ödemekle de yükümlü kılınamayacağını, 5. Müvekkili Şirket tarafından uçuşları planlanmayacak bir uçak için personel istihdamının da gerekmediğini, 6. Her hava aracının kendi personeli olup kullanımının özel eğitim gerektirdiğini, davacının doğrudan başka bir hava aracında istihdamının söz konusu olamayacağını, 7. Müvekkili Şirkette pek çok farklı hava aracının operasyonlarının düzenlemekte olup tüm o araç personelinin de işbu davada olduğu gibi, maliklerinin onayı ile işe alındığını ve yine onların talimatları ile işten çıkartıldıklarını, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, 8. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla cezai şart konusundaki kabulün kanuna aykırı olduğunu, zira cezai şartın zaten kanundaki tazminatların peşinen taraflarca tayin edilmiş hâli olduğunu, bu durumda hem cezai şart hem de ihbar tazminatının aynı anda hüküm altına alınmasının mükerrer tahsilat yani aynı talebin iki kez hüküm altına alınması sonucunu doğurduğunu, ayrıca takdir hakkı tanınmış olmasına rağmen indirim oranı düşük tutularak davacının kıdemine göre oldukça fahiş tutarda cezai şart alacağına hükmedilmesinin de hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin davalı işverence haklı nedenle feshedilip edilmediği ve bu bağlamda davacının haksız fesih tazminatı, ihbar tazminatı ve cezai şart alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ile cezai şart yönünden uygulanan indirim oranına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6481, K. 2025/7818, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-6481-e-2025-7818-k-e4d66d3f9052