Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5903 E. 2025/7048 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5903
- Karar No
- 2025/7048
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 23.05.2025 SAYISI : 2023/4744 E., 2024/4274 K. DAVA TARİHİ : 24.11.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 53. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/221 E., 2023/641 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı asıl tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 25.03.2025 tarihli ek karar ile kararın miktar itibarıyla kesin olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince davacının temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de uyuşmazlık konusu yapılan alacaklar hakkında herhangi bir hesaplama yapılmadığı anlaşılmakla; davacı iddiası ile dava konusu alacaklar dikkate alındığında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362/1-(a) hükmünde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla 25.03.2025 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekmektedir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen asıl kararı davacı asıl tarafından temyiz edilmekle, ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; 15.04.2015 tarihinden itibaren ihale teklif hazırlama mühendisi ve genel müdür yardımcısı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak sona erdirildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma, hafta tatili, gece mesaisi, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, geç ödeme, asgari geçim indirimi ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesindeki talep sonucunun açık olmadığını, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, tüm iddialarının asılsız olduğunu, iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle sonlandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, geç ödeme, yıllık ücretli izin ve asgari geçim indirimi alacaklarının yargılamayı gerektirmeksizin dava tarihi itibarıyla belirlenebilir nitelikte oluşu, dava süresince toplanan delillerin de aynı doğrultuda olması dikkate alındığında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar görülmediğinden bu kalemler yönünden usulden ret hükmü kurulduğu, 6100 sayılı Kanun'un 119/1-(ğ) ve 119/2 hükümlerine göre dava dilekçesinde, açık bir şekilde talep sonucunun yer almasının zorunlu olduğu, eksikliği hâlinde davacıya eksikliğin tamamlaması için 1 haftalık kesin süre verileceği, bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde davanın açılmamış sayılacağı, gece mesaisi ve hafta tatili alacakları yönünden davacıya hangi alacak kalemi yönünden ne miktarda alacak talep ettiğini gösterir açık bir şekilde talep sonucunu içerir dilekçesini sunması için 1 haftalık kesin süre verilmesine rağmen ara kararın yerine getirilmediği gerekçesiyle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, geç ödeme, yıllık ücretli izin ile asgari geçim indirimi alacakları yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, gece mesaisi ve hafta tatili alacakları yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay 9. Hukuk Dairesi içtihatlarında, kural olarak, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, geç ödeme, asgari geçim indirimi ve yıllık ücretli izin alacakları yönünden işçinin belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığının önemle vurgulandığı, somut olayda kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, geç ödeme, asgari geçim indirimi ve yıllık ücretli izin alacakları yönünden davacının, davanın açıldığı tarihte alacakların miktarını tam ve kesin olarak belirleme imkânına sahip olduğu, dolayısıyla kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, geç ödeme, asgari geçim indirimi ve yıllık ücretli izin alacakları yönünden davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı, somut olayda gece mesaisi ve hafta tatili ücreti alacakları yönünden davacı asıla 6100 sayılı Kanun'un 119. maddesi uyarınca talep sonucunu açık bir şekilde belirtmesi için kesin süre verildiği, kesin süre verilmesine ilişkin ara kararda kesin süreye rağmen eksikliğin tamamlanmaması hâlinde bunun hüküm ve sonuçlarına da yer verildiği, davacının verilen kesin süre içerisinde belirtilen eksikliği tamamlamadığı, bu nedenle Mahkemece gece mesaisi ve hafta tatili ücreti alacakları yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı asıl temyiz dilekçesinde; 1. İş sözleşmesinin herhangi bir belge olmadığı hâlde istifa ettiği öne sürülerek feshedildiğini, 2. Ücretlerin sürekli ve sistemli olarak geç ödendiğini, 3. 8 yıllık çalışmasının karşılığı olan kıdem ve ihbar tazminatının belli olduğunu, 4. Dava bedelini tam olarak hesaplaması mümkün olmadığı için davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, 5. Davada sübut eksikliği ya da davanın açılmamış sayılmasını gerektirecek hiçbir belge eksikliği bulunmamasına rağmen İlk Derece Mahkemesinin 2 yıl boyunca davacıyı ve tanıkları dinlemeden, bilirkişi görüşü almadan, duruşmada istenen açıklama davacı tarafından süresinde verilmesine, davalı Şirketlerden istenen açıklama cevapsız bırakılmasına rağmen adli tatilde duruşmasız olarak karar verildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davanın, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, geç ödeme, asgari geçim indirimi ve yıllık ücretli izin alacakları yönünden belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar dava şartının bulunup bulunmadığı ile gece mesaisi ve hafta tatili ücreti alacakları yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin isabetli olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya içeriğinde göre davacının, asıl davayı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş, birleşen davayı ise ... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.ne karşı açtığı, İlk Derece Mahkemesince 22.06.2023 tarihli duruşmada birleşen dava yönünden "Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, gece mesaisi, hafta tatili, geç ödeme, yıllık izin ve AGİ alacaklarına yönelik taleplerin yargılamanın süratlı şekilde yürütülmesi amacıyla tefrik edilerek mahkememizin ayrı bir esasına kaydına," şeklinde tefrik kararı verildiği ve eldeki somut davanın, aynı Mahkemenin 2021/1468 Esas sayılı dosyasından tefrik edilen birleşen davaya ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince karar başlığında, sadece terfik edilen birleşen davalısı olan ... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin davalı olarak belirtilmesi gerekirken asıl dava davalısının da davalı olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olarak kabul edildiğinden, bozma sebebi yapılmamıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı asıl tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 25.03.2025 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Ek karar yönünden alınan temyiz harçlarının istek hâlinde ek kararı temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.