Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5910 E. 2025/6353 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5910
- Karar No
- 2025/6353
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/720 E., 2025/726 K. DAVA TARİHİ : 02.07.2024 İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/181 E., 2025/18 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de; inceleme konusu dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde temyizde duruşmaya tâbi davalar arasında belirtilmediğinden duruşma isteminin reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiş olmakla; dava dosyası için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Bakanlığın 12.06.2024 tarihli ve 378303 sayılı olumlu yetki tespiti yazısının, 25.06.2024 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, yetki tespitine konu 2 birimde başvuru tarihi itibarıyla işçi çalışmadığını, dava dilekçesinde işyeri sicil numaraları belirtilen müvekkili Şirkete ait işyerlerinin dava konusu yetki tespitinde Bakanlıkça dikkate alınmadığını, başvuru tarihinde müvekkili nezdinde 235 işçi çalıştığını ileri sürerek Bakanlığın 12.06.2024 tarihli ve 378303 sayılı olumlu yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürülen itirazların herhangi bir somut delil veya veriye dayalı olmadığını, elde ki davanın tipik ve açık hakkın kötüye kullanımı örneği olması nedeniyle dinlenebilmesinin mümkün olmadığını, işverence yetki tespitine konu 3 işyeri dışında başka işyerlerinin bulunduğu iddia edilmişse de, müvekkili Sendikanın kurulu bulunduğu metal işkolu dışında yer alan işkollarından tescil edilmiş olan işyerlerinin yetki tespiti açısından dikkate alınmasının hukuken mümkün olmadığını, dava konusu yetki tespit işleminin bizzat işveren tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılan tescil ve işçi bildirimlerine göre değerlendirildiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; davalı Sendikanın başvurusu üzerine müvekkili Bakanlık tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan yetki tespit raporuna göre dava konusu işyerinde çalışan 108 işçinden 63'ünün davalı Sendikaya üye olduğunun tespit edildiğini, bu tespite göre davalı Sendikanın yasanın aradığı çoğunluğu sağladığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın süresinde açıldığı, başvuru tarihinde işyerinde 108 işçinin çalıştığı, bu çalışanlardan 63'ünün başvurucu Sendika üyesi olduğunun tespit edildiği, SGK kayıtları ile Sendika üyelik kayıtlarının üye ve çalışan işçi sayıları bakımından Bakanlık kayıtları ile uyumlu olduğu, davacı tarafından bildirilen tüm işyerlerinin davalı Sendikanın kurulu bulunduğu metal işkolundan farklı bir işkolunda yer aldığı, Kurum kayıtlarından başvuru tarihi itibarıyla metal işkolunda faaliyet gösteren 1 işyeri bulunduğu, davalı Sendikanın işyeri toplu iş sözleşmesi yapabilmek için yasada öngörülen yarıdan fazla üye çoğunluğuna sayısal olarak sahip olduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu yetki tespitinde dikkate alınan 2 birimin başvuru tarihinde işyeri niteliğinde olmadığını, müvekkiline ait sicil numaralarını belirttiği tüm birimlerin aynı iş organizasyonu kapsamında tek bir işyeri niteliğinde olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, bu hususun tespiti için keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verildiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 41. ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.