Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5893 E. 2025/7094 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5893
Karar No
2025/7094
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/635 E., 2025/886 K. DAVA TARİHİ : 27.03.2024 İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/97 E., 2025/29 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 08.07.2016-14.03.2024 tarihleri arasında boyahane bölümünde makine operatörü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işverence müvekkilinin ..., İşçileri Sendikası (...Sendikası) üyesi olması ve sendikal örgütlenme faaliyetinde bulunması sebebiyle 14.03.2024 tarihinde feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, sendikal tazminat, yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 18-19-20.03.2024 tarihlerinde izinsiz ve mazeretsiz devamsızlığı nedeniyle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-(g) bendi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, davacının sendikal sebeple iş sözleşmesinin feshedildiği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, zira davacının sendika üyeliğine dair üyelik fişi yahut herhangi bir belge müvekkili Şirkete sunulmadığından müvekkilinin sendika üyeliğinden dahi haberdar olmadığını, davacının hak ettiği yıllık ücretli izinlerinin tümünü kullandığını, tüm ücret alacaklarının da kendisine ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde 18.07.2016-15.10.2018, 01.08.2019-14.03.2024 tarihleri arasında çalıştığı, dinlenen davacı tanıklarından F. Ü., S. S., B. K'nın davalı işverene karşı davası olmakla beraber davacının işyerinde öncü sendika üyesi olduğu için işine son verildiğini beyan ettikleri, Teksif Sendikası yazı cevabında davacının 22.02.2024 tarihinde adı geçen sendikaya üye olduğunun, davalı iş yerinde 2024 yılı Şubat ayında sendikal faaliyetin başladığının, işçilerden davacı da dâhil B. K., C. S., S. S., F. Ü., M. Ö'nün öncü üye olduğunun, 2024 yılında davalı iş yerinde 17 kişinin sendika üyesi olduğu ve 9 işçinin sendika öncüsü olduklarından işten çıkarıldığını, 8 işçinin sendikadan istifa ederek işlerine devam ettiklerinin bildirildiği, davacının 2024 yılı Mart ayı bordrosunda 13 günlük ücret tahakkuku bulunduğu hususu ile tanık beyanları dikkate alındığında davacının iş sözleşmesinin 14.03.2024 tarihinde işe geldiğinde kapıdan alınmayarak işverence feshedildiğinin anlaşıldığı, sonraki günler için tutulan devamsızlık tutanaklarına itibar edilemeyeceği; dosya kapsamına göre sendikaya üye olan işçilerin çok kısa bir süre sonra üyelikten ayrıldıkları, ayrılan üyelerin çalışmaya devam ettikleri, ayrılmayan üyelerinde işine son verildiğinin anlaşıldığı, işverenin sendikalı olduğunu tespit ettiği işçilerin iş sözleşmelerini feshederek işyerinde sendikal oluşuma meydan vermeyecek şekilde işçi çıkarma yoluna gittiği, bu suretle işyerinde sendikal örgütlenmeye olumlu bakılmadığı, ayırca fesih öncesi davacı ve arkadaşlarının çağrılarak görüşülmesi ve davacı ile birlikte sendikal çalışma yapan tanık F. Ü'nün e-Devlet şifresinden işverence sendika sorgusunun yapıldığının Bilgi Teknoloji ve İletişim Kurumu yazı cevapları ile doğrulandığı hususları dikkate alındığında davacının en son işe geldiğinde işe alınmayarak sendikal faaliyetlerin engellenmeye çalışıldığının kabulü gerektiği; tüm bunlara göre işveren feshinin sendikal nedene dayandığının anlaşıldığı; davacının ödenmeyen bir günlük ücret alacağının da bulunduğu; ancak kıdemine göre hak kazanıp da kullanmadığı yıllık ücretli izninin bulunmadığı anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatı, davacını yaşı kıdemi ve ücreti dikkate alınarak takdiren bir yıllık ücreti tutarında belirlenen sendikal tazminat ve ücret alacaklarının kabulüne; yıllık ücretli izin alacağının reddine dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverence tanık dinletilmediği, buna göre devamsızlık tutanaklarının içeriklerinin davalı tarafça ispatlanmadığı, ayrıca ücret bordrosu ve davacı tanık beyanları dikkate alındığında davacının 14.03.2024 tarihinde işyerine alınmamak suretiyle işverence iş sözleşmesinin feshedildiğinin sabit olduğu, tanık anlatımları ve dosyadaki belgelerle işverenin sendikalı olduğunu tespit ettiği işçilerin iş sözleşmelerini feshettiği, işyerinde sendikal oluşuma meydan vermeyecek şekilde işçi çıkarma yoluna gittiği, bu suretle işyerinde sendika örgütlenmesine olumlu bakılmadığı ve davacının sözleşmesinin de sendikal nedenlerle feshedildiği anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatı ve sendikal tazminat alacaklarının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu; ayrıca davacının 2024 yılı Mart ayının 13 günlük ücreti ödenmekle beraber davacının 14.03.2024 tarihinde işyerine gittiği hâlde işe alınmadığını iddia etmiş olması ve davalı tarafından davacının 14.03.2024 tarihinde işe gelmediğine dair devamsızlık tutanağı yada hak kazanmadığına ilişkin belge sunulmadığı dikkate alındığında davacının 1 günlük ücret alacağının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının 14.03.2024-17.03.2024 tarihlerinde raporlu olduğu hususunun göz ardı edildiğini, davacının iş sözleşmesinin devamsızlığı nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, 2. İş sözleşmesi feshinin sendikal nedene dayalı olduğu kabulünün yerinde olmadığını, davacı tanıklarının müvekkili aleyhine davası bulunduğundan beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, 3. Davacı raporlu olduğu için ücret ödemesi yapılmadığını, bu sebeple ücret alacağının da reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin işverence feshinin sendikal nedene dayalı olup olmadığı, buna bağlı olarak davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile sendikal tazminat alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ile davacının ödenmeyen ücret alacağının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5893, K. 2025/7094, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-5893-e-2025-7094-k-66d7e053bdd9