Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5350 E. 2025/6359 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5350
- Karar No
- 2025/6359
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/202 E., 2025/503 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 39. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/168 E., 2024/433 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...Sendikasına üye olarak davalıya bağlı ... Barajı ve Hidroelektrik Santrali ve Yöresi İşletme Müdürlüğü (Diyarbakır) bünyesinde yer alan ... Barajı işyerinde alt işveren konumunda olan Şirketlerin işçisi gösterilerek çalıştırıldığını ancak yaptığı işlerin davalının asıl işlerinden olduğunu, davalının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesine aykırı şekilde asıl işini bölerek müvekkilinin işvereni olarak gösterilen alt işveren Şirketlere ihale ile verdiğini, davalı Şirket ile alt işveren Şirketler arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunu, müvekkili tarafından Ankara 4. İş Mahkemesinin 2014/601 Esas sayılı dosyasında muvazaa iddiası ile açılan davada 22.05.2014 tarihine kadar olan döneme ilişkin verilen kabul kararının Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin denetiminden geçerek kesinleştiğini, muvazaalı olarak çalıştırıldığı sabit olan müvekkiline 22.05.2014 tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem için toplu iş sözleşmesinden kaynaklı haklarının ödenmediğini ileri sürerek iş güçlüğü tazminatı, ikramiye, sosyal yardım ve ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Teşekküle bağlı olmakla birlikte daha sonra özelleştirilen santralde ihale ile iş alan Şirketlerde çalıştığını, ihale edilen işin anahtar teslim verildiğini, bu nedenle müvekkili Şirketin ihale makamı olduğunu, aksi düşünülse bile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 15/-(g) hükmü uyarınca asıl işveren-alt işveren ilişkisinin yasaya uygun olduğunu ve alt işveren işçilerinin müvekkili Şirketin işçilerine tanınan haklardan yararlanmalarının mümkün olmadığını, kamu işveren sendikasının taraf olmadığı toplu iş sözleşmesi için fiyat farkı ödemesinin de söz konusu olamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere somut uyuşmazlıkta davalı ... AŞ (...) tarafından ... ..., ... ... ve ...’in İşletme Bakım ve Onarım Hizmet Alımının 72 kişi ile gördürülmek suretiyle 3 yıllığına ihaleyle .... Turizm Madencilik Enerji İth. İhr. ve Tic. Ltd. Şti'ne 01.09.2017 tarihine kadar verildiği, 01.09.2017 tarihine kadar olan dönem yönünden muvazaanın kabulü ile toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkate alınmak suretiyle bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. 01.09.2017 tarihinden sonraki alacak taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, b. Faize ilişkin hükmün hatalı olduğunu, c. Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Muvazaanın kurucu unsurlarının ve bunlara ilişkin hüküm ve sonuçların neredeyse hiç gerçekleşmediği bir ilişkide muvazaadan bahsetmenin mümkün olmadığını, b. Müvekkili Kurumun 4735 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümleri doğrultusunda yaptığı ihaleler sonucu ihaleyi kazanan firmalarla imzaladığı sözleşmelerin muvazaalı olmadığını, c. Müvekkili Kurum ihale makamı olduğundan dava konusu alacaklardan sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; dava konusu dönemde davalı ile ihbar olunan Şirketler arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı ve muvazaaya dayanıp dayanmadığı, buna göre davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ile faiz, yargılama gideri ve vekâlet ücreti noktalarında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.