Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5663 E. 2025/7090 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5663
Karar No
2025/7090
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/270 E., 2025/149 K. DAVA TARİHİ : 06.08.2014

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Belediyesi ... Beldesinde 12.08.2008 tarihinde çalışmaya başladığını, işe girdiği tarihten itibaren gerçek işveren davalı ... olmasına rağmen kayden alt işveren ... İmar Teknik ve Turizm Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. (... İmar Teknik Şirketi) İşçisi olarak gösterildiğini, sendikal ayrımcılık yapıldığını, davacının üyesi olduğu ... Sendikası ile davalı ... (Belediye) arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinden yararlanması gerektiğini; bu iddianın kabul görmemesi hâlinde ise ... Sendikası ile davacının kayden işvereni olan dava dışı ... İmar Teknik Şirketi arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmesine göre taleplerin değerlendirilmesi gerektiğini, muvazaa iddiası kabul edilmese dahi davalı Belediyenin asıl işveren olduğunu ve davacı asılın tüm alacaklarından sorumlu olduğunu ileri sürerek fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları ile ilave tediye, sendikal tazminat ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan yakacak, ikramiye, yol yardımı, yemek yardımı, sorumluluk zammı altında direksiyon prim alacağı, fark ücret alacağı, giyim yardımı alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının usulüne uygun yapılan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştığını, muvazaa iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının taleplerinin haksız olduğunu ve ödenmeyen işçilik alacağı bulunmadığını, Belediyenin bağıtladığı toplu iş sözleşmelerinden yararlanma hakkı bulunmadığını ve davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.06.2016 tarihli kararıyla; davacının 12.08.2008-31.03.2009 tarihleri arasında Bağyurdu Belediye Başkanlığında, 01.04.2009 tarihinden itibaren davalı ... nezdinde çalıştığı, 01.10.2009 tarihinden itibaren kayıtlarda alt işveren işçisi olarak gösterilen davacının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi ile Alt İşverenlik Yönetmeliği'nin 3. maddesine aykırılık nedeniyle en başından itibaren davalı ... işçisi sayılması ve davalı Belediyenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanması gerektiğinin kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 29.06.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 02.06.2020 tarihli kararıyla; Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş olup Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada 15.11.2022 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin 15.11.2022 tarihli kararının taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 12.06.2023 tarihli karar ile; davacının 01.10.2013 tarihine kadar olan çalışmaları yönünden asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığı hususu sabit olup Mahkemece 01.10.2013 tarihinden dava tarihine kadar geçen çalışmalar bakımından muvazaa olgusunun ispatlanmadığı kabul edilmiş ise de davacı tarafça 22.09.2014 tarihinde açılan işe iade davası ile davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davacının davalı ... nezdindeki işine iadesine karar verildiği hususu gözetildiğinde davacının en başından itibaren davalı ... işçisi olduğunun kabulü gerektiği, bozma öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 08.02.2012 tarihinde sendikaya üye olduğu gerekçesiyle bu tarihten itibaren toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanacağı kabul edilmiş olup davacı tarafın bu kabule herhangi bir itirazının ve temyiz talebinin bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin sendika üyeliğinin 05.05.2009 tarihli olduğu ve toplu iş sözleşmesinin yürürlük tarihinden itibaren toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandırılması gerektiği yönündeki itirazının yerinde olmadığı, bu kabule göre toplu iş sözleşmesinin 18.01.2012 tarihinde imzalandığı, sendika üyeliğinin 08.02.2012 tarihi olduğu dikkate alındığında, güncel tarihli aynı işyerine ait dosyalarda, işverene bildirim tarihi olan 28.06.2013 tarihinden itibaren işçilerin Belediyenin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanması gerektiği kabul edildiğinden, bu dosyada da söz konusu kabulden ayrılmaya gerektirecek bir durum bulunmadığı anlaşılmakla davacının 28.06.2013 tarihinden itibaren davalı Belediyenin tarafı olduğu 01.01.2012-31.12.2013 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanması gerektiği; 01.01.2014 tarihinden itibaren ise sendika üyelik tarihi ve toplu iş sözleşmesi imza tarihi dikkate alındığında 01.01.2014-31.12.2015 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiği kabulü ile alacakların hesabı gerektiği; son olarak davacının dava dilekçesindeki taleplerinin terditli olduğu dikkate alındığında; davacının davalı Belediyenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanma imkânı bulunduğu 28.06.2013 tarihinden önceki hesaplamaların, dava dışı alt işveren ... İmar Teknik Şirketi ile ... Sendikası arasında bağıtlanan 13.11.2013 imza ve 01.03.2013-28.2.2015 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesine göre yapılması gerektiği hususunun da göz önünde bulundurulması gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozma kararı uyarınca kapsama alınan ek raporlar doğrultusunda davacının 01.03.2013-27.06.2013 çalışma dönemi için dava dışı alt işveren ... İmar Teknik Şirketi ile ... Sendikası arasında bağıtlanan 13.11.2013 imza ve 01.03.2013-28.2.2015 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinden; 28.06.2013-06.08.2014 tarihine kadar ise davalı Belediyenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanacağının kabulü ile yapılan hesaplamalar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Müvekkilinin çıplak ve giydirilmiş ücretinin önceki raporlardan farklı olarak oldukça düşük hesaplandığını, b. Davacının sendika üyeliğinin 05.05.2009 olduğu hususu dikkate alındığında işyerinde davalı Belediyenin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden 28.06.2013 tarihinden itibaren yararlanacağı kabulünün hatalı olduğunu, müktesep hakkın hatalı değerlendirildiğini, ilk verilen kararın taraflarınca temyiz edilmediği dikkate alındığında müktesep hakkın 08.02.2012 tarihi olduğu kabul edilerek bu tarihten itibaren davacının ilgili toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması gerektiğini, c. Davalı ... ile dava dışı alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu hususunun göz ardı edildiğini, d. Sendikal tazminat talebinin reddinin hatalı olduğunu, e. Alacak kalemlerinin düşük hesaplandığını ve alacaklara uygulanan faizin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Cevap dilekçesi, bilirkişi raporlarına itiraz dilekçesi ve önceki temyiz dilekçelerindeki tüm beyanlarını tekrar ettiklerini, b. Davacının Belediyenin kadrolu işçisi olmadığından Belediyenin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanmasının mümkün olmadığını, c. Davacının sendika üyeliğinin Belediyeye bildirilmediğini, bu sebeple de toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanmasının mümkün olmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamı ile özellikle temyiz nedenlerine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının hangi tarihten itibaren davalı Belediyenin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanacağı hususu ile davanın terditli olduğu dikkate alındığında davacının davalı Belediyenin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanacağı tarihten önceki işçilik alacaklarının da ne şekilde hesaplanacağına ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut uyuşmazlıkta; davacı vekilince eski tarihli üyelik nedeniyle davacının 08.02.2012 tarihinden itibaren davalı Belediyenin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanması gerektiği ileri sürülmüş ise de Mahkemenin 29.06.2016 tarihli kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup ilgili kararın Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 02.06.2020 tarihli kararı ile bozulması üzerine Mahkemece bozma kararına uyulmuş olmakla davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alındığında davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazına itibar edilememiştir.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5663, K. 2025/7090, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-5663-e-2025-7090-k-eae652ac3dc6