Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5752 E. 2025/6487 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5752
- Karar No
- 2025/6487
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 30.01.2025 SAYISI : 2024/1330 E., 2024/1592 K. DAVA TARİHİ : 15.10.2015 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 27. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/151 E., 2024/255 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 30.01.2025 tarihli ek karar ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. Ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Temyiz istemi, temyiz konusu miktar veya değerin kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 30.01.2025 tarihli ek kararına ilişkindir. Hükmün mevcut sayılması için bir hukuki ihtilaf hakkında hukuka ve kanuna uygun bir şekilde kurulmuş bir mahkeme tarafından, belirli şekilde verilen ve alenileşen kararın bulunması gerekir. Bu temel unsurları ve nitelikleri taşımayan bir karar, usul hukuku anlamında bir karar olarak kabul edilemez. Mahkemenin, kanunun öngördüğü şekilde oluşmadan karar vermesi de kararın yok sayılmasını gerektirir (Muhammet Özekes, "Medeni Usul Hukukunda Yok Hüküm ve Etkisiz Hüküm", Yargıtay Dergisi, C. 26, Ekim 2000, 661-699, s. 6 70... .). Somut olayda; temyize konu ek karar Bölge Adliye Mahkemesi heyeti usulüne uygun şekilde teşekkül etmeden sadece ilgili Daire Başkanı tarafından verilmiş olduğundan usul hükümlerine uygun bir karar niteliğini haiz değildir. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesinin 30.01.2025 tarihli ek kararı yok hükmünde olduğundan ortadan kaldırılması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... (Belediye) bünyesinde dava dışı ... (Şirket) sigortalısı olarak çalıştığını, davalı ... ile dava dışı Şirket arasındaki ilişkinin muvazaalı işleme dayandığı hususunun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişlerince dava dışı Şirket bünyesinde yapılan teftiş sonucunda düzenlenen 07.07.2014 tarihli ve 4687 sayılı muvazaa raporunda tespit edildiğini, davalının raporun iptali için İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesinin 2014/468 Esas sayılı dosyasında açtığı davada Bakanlığın tespit raporunun yerinde olduğunun tespiti ile davanın reddedildiğini, kesinleşmiş muvazaa olgusu nedeniyle müvekkilinin başlangıçtan itibaren davalı ... işçisi sayılarak geçmişe dönük ücret ve alacaklarının belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek fark alacakları ile toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, davacının davalı ... çalışanı olmadığını, müfettiş raporunda belirtilen ihalelerin Kamu İhale Kurumunun onayından geçen ihaleler olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının muvazaalı olduğu kesinleşen hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalıştığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, ücret alacaklarının zamanaşımına uğradığını, 2. Mahkemenin eksik incelemeyle karar verdiğini, 3. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin dikkate alınmadığını, toplu iş sözleşmesi bulunan bir yerde muvazaadan söz edilemeyeceğini, muvazaa bulunup bulunmadığı konusunda yerinde inceleme yapılmadan karar verildiğini, yapılan işin asıl iş mi yardımcı iş mi olduğu konusunda bir tespit yapılmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının tarafı olduğu asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı, muvazaaya dayanıp dayanmadığı, bunun sonucu olarak da davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 30.01.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Ek karar yönünden alınan temyiz harçlarının istek hâlinde ek kararı temyiz edene iadesine, asıl karar yönünden aşağıda yazılı temyiz giderinin davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.