Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5349 E. 2025/6946 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5349
- Karar No
- 2025/6946
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1171 E., 2025/1037 K. DAVA TARİHİ : 27.12.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 65. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/980 E., 2024/7 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı ... İl Sağlık Müdürlüğü Destek Hizmetleri Başkanlığı Yatırımlar Biriminde inşaat teknikeri olarak 01.01.2016 tarihinden itibaren çalıştığını ve 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamında kadroya geçirilen işçilerden olduğunu, 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli ve Öz-Sağlık ve ... (...) ile Sağlık Bakanlığının üyesi olduğu ... ve ... ... Sendikası (TÜHİS) arasında 10.08.2020 tarihinde imzalanan toplu iş sözleşmesinden faydalandığını, toplu iş sözleşmesinin hizmet zammına ilişkin 36/1 hükmünün “Bu Toplu İş Sözleşmesinin kapsamında bulunan teknik elemanlara kariyerlerinin karşılığı emsali memur personele ödenen iş güçlüğü, iş riski, temininde güçlük zammı ve özel hizmet tazminatı tutarı, hizmet zammı net olarak ödenir.” şeklinde olduğunu, davacının fiilen teknik personel olarak çalıştığını; ancak hizmet zammının düz işçi gibi ücretinin %13'ü olarak ödendiğini ileri sürerek hizmet zammı farkı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak türünde açılamayacağını, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçirilen davacının ücretinin usule uygun şekilde ödendiğini, talep edilen faiz ve faiz türüne itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 696 sayılı KHK kapsamında 02.04.2018 tarihinde kadroya geçen işçi olup davalı Bakanlık bünyesinde inşaat teknikeri olarak görev yapan davacı işçiye, 28.10.2020 tarihi itibarıyla üyesi bulunduğu ... Sendikası ile TÜHİS arasında bağıtlanan 01.01.2019 - 31.12.20 20... .01.2021-31.12.2021 yürürlük süreli toplu iş sözleşmelerinin 36. maddelerinde yer alan; "Bu toplu iş sözleşmesinin kapsamında bulunan teknik elemanlara kariyerlerinin karşılığı emsali memur personele ödenen iş güçlüğü, iş riski, temininde güçlük zammı ve özel hizmet tazminatı tutarı, hizmet zammı net olarak ödenir. Bu toplu iş sözleşmesinin kapsamında bulunan teknik elemanlar dışındaki işçilere; hiçbir ödemeyi etkilememek kaydı ile her ay aylık çıplak ücretlerinin %13'lük tutarı hizmet zammı olarak ödenir." düzenlemesi gereğince ödenmesi gereken hizmet zammı tutarının ödenmediğinin anlaşıldığı, davacı işçinin emsali teknik memurun ve bu memura yapılan ödemenin bildirilmesi açısından yazılan müzekkereye davalı tarafından; 121,33 TL yan ödeme ve 2.080,16 TL özel hizmet tazminatı ödendiğinin bildirildiği, 24.11.2023 tarihli ek raporda davacının sürekli işçi kadrosuna geçirilmeden önce geçen çalışmaları ile kadroya geçirildikten sonra çerçeve toplu iş sözleşmesinin uygulandığı 02.04.2018-31.10.2020 tarihleri arası dönemindeki çalışmaları dışlanarak 01.11.2020 tarihinden başlayarak arabuluculuk son tutanak tarihi 03.12.2021 tarihine kadar yapılan ( 2) No.lu hesap tablosundaki hesaplamalar ve gösterilen temerrüt tarihlerinin dosya kapsamına uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının fiilî olarak inşaat teknikeri olarak çalıştığının özlük dosyasından anlaşıldığı, bu noktada uyuşmazlık da bulunmadığı, davacının 12.02.2010 tarihinde ... Üniversitesi Meslek Yüksekokulu inşaat teknolojisi programından mezun olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumuna bildiriminin de inşaat teknolojileri teknikeri olarak yapıldığı, davacının yaptığı işin eğitim durumuna uygun olduğu ve davacının toplu iş sözleşmesinin 36. maddesi kapsamında yer aldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafından bildirilen emsal memura göre 01.11.2020-03.12.2021 tarih aralığı için hesaplamaların yapıldığı, davacıya teknik eleman olmayan işçilere yapılan hizmet zammı ödemelerinin mahsup edildiği, davacının toplu iş sözleşmelerinden üye olarak bu dönemde yararlandığı hesaplamaların usuli kazanılmış haklar da gözetildiğinde yerinde olduğu, davacının dava tarihinde üyesi olduğu ... Sendikası üyesi olarak kendi adına dava açması için Sendikaya yetki verdiği, bu yetki uyarınca davacının temsilcisi olarak Sendikanın davacı vekiline vekâlet verdiği, bu noktada bir usul hatası bulunmadığı ancak toplu iş sözleşmelerinde hizmet zammına ilişkin belirli vade olarak değerlendirilebilecek bir ödeme zamanı öngörülmediği, buna göre faiz türü en yüksek işletme kredisi faizi olarak doğru belirlenmiş ise de daha önce temerrüt gerçekleştiği ispat olunamadığından faiz başlangıcının temerrüt tarihi olan arabuluculuk son tutanak tarihi olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hatalı bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının işyerine inşaat teknikeri olarak çalıştığını, davacı ve davacı gibi bu işi yapan diğer işçilerin fiilen teknik personel olarak çalışmalarının eğitim durumuna bakılmaksızın hizmet zammı alacağına hak kazanılması hususunda yeterli kabul edilmesi gerektiğini, b. Aynı konuda açılan davaların büyük bir kısmında davanın kabulüne karar verildiğini ve bu kararların Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ile (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin ilâmları ile onanarak kesinleştiğini ileri sürerek istinaf kararının gerekçesinde eğitim durumuna ilişkin yapılan açıklamanın hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama esnasında yapılan duruşmalarda davacı tarafı temsil eden ve davacı vekili olduğunu iddia eden avukatlara ait dosyada herhangi bir yetki belgesi olmadığını, yetki belgesi sunulmuş olsa bile bu belgeye ilişkin olarak yargılama gideri kapsamında dosyaya sunulması gereken vekâlet harcı ve baro pulunun da mevcut olmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, b. Bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların arabuluculuk başvuru tarihine kadar yapılması gerekirken arabuluculuk son tutanak tarihi esas alınarak yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, c. Hesaplamaların brüt tutar üzerinden yapılmasının hatalı olduğunu, d. Davacının yapılan ödemelere ilişkin bordrolara karşı bir ihtirazi kayıtta bulunmamış olduğunu, daha sonra bu konuda herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmasının mümkün olamayacağını, e. Faize dava ve ıslah tarihlerinden itibaren hükmedilmesi gerektiği hâlde arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının dava tarihi itibarıyla hizmet zammı farkına hak kazanıp kazanmadığı ile alacağın hesaplanması, hükmedilen faiz ve dava şartlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.