Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2010/28027 E. 2012/38922 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/28027
- Karar No
- 2012/38922
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, Haziran, Temmuz, Ağustos ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız ve tek taraflı olarak davalı ... şirketi tarafından feshedildiğini, fesih gerekçesi olarak haksız ve maddi dayanaktan yoksun olayların gösterildiğini, davacının muhasebe kayıtlarından yol avansını sildiği iddiasıyla iki kez savunmasının istendiğini, davacının ise pazarlama yöneticisi olduğunu, muhasebe işlerinden anlamadığını, bilmediği işi yapmasının mümkün olmadığını belirterek suçlamayı reddettiğini, bu savunmanın kabul edilmemesi üzerine yüklenen suçlamayı kabul etmesinin işveren temsilcileri tarafından istenildiğini, davacının imzadan ısrarla imtina etmesi üzerine ölümle tehdit edildiğini, davacının korku ve panik içinde önüne getirilen evrakları okumadan imzaladığını, ayrıca ... ile ... tarafından yazılması istenilen beyanları onların dikte ettirmesi üzerine kendi el yazısı ile yazıp verdiğini, bu iki şahsin da davacıya "senin hırsızlığına karşılık biz senin yasal haklarını ödüyoruz" diyerek 10/08/2007 keşide tarihli 9.778,10 TL bedelli çeki teslim ettiklerini, davacının iş akdinin davalı tarafından haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret alacağı ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının ... Pazarlama şirketinde bölge satış temsilcisi olarak çalıştığını, davacının çalıştığı müşterilerden gelen şikayetler üzerine hesap mutabakatı yapıldığında, bazı müşteriler ile hesapların uyuşmadığını, bunun üzerine yapılan incelemede, davacının ayrıntıları belirtilen tahsilatları yaparak bunları şirket kasasına veya hesabına aktarmadığının ve zimmetine geçirdiğinin belirlendiğini, davacının bunları yaparken şirkete ve müşterilere ait kıymetli evrakı bazen imha edip bazen tahrif ettiğini, gerçek faturaları yırtarak müşterilerin gerçek emtia fiyatlarını öğrenmesini engelleyerek emtiayı yüksek bedelle aldığını zannettirip fazla ve belgesiz tahsilat yaparak bu şekilde evrakta sahtecilik yaptığını gizlemeye çalıştığını, bu durumun tespit edilmesi üzerine hakkında soruşturma başlatıldığını, davacının 09/08/2007 tarihli ifadesinde suçlamayı kabul ettiğini ve iş akdinin 4857 sayılı kanunun 25.maddesine göre feshedildiğini, iş akdinin haklı sebeple feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, davalı işverenin, işçinin iş akdinin haklı nedenlerle feshedildiğini iddia etmekle birlikte 09/08/007 tarihli çek ile işçiye ihbar ve kıdem tazminatı ödemesi yaptığını, dosya kapsamına göre davacının işten çıkarılması için geçerli nedenlerin olduğu görülmekte ise de davalı işverenin davacıya iş akdini feshettiği gün tazminat ödemesi yaptığından artık feshin haklı olduğunu ileri süremeyeceği ve bu durumda yapılan feshin haksız olduğunu kabul etmek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. D) Temyiz: Kararı davalılar temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1- Davacı, hizmet akdinin haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının tahsilini talep etmiş, davalılar vekili ise, davacının hizmet akdinin, zimmetine para geçirerek güveni kötüye kullanmakla iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, ücret-izin ücreti ve fazla çalışma ücretinin çek karşılığı ödendiğini savunmuştur. Mahkemece, davacıya çekle yapılan ödeme değerlendirilerek, işverenin yaptığı ödeme nedeniyle davacının hizmet akdinin feshinin haklı olmadığı kabul edilerek çekle yapılan ödemenin mahsubu ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Savcılık soruşturma evrakının incelenmesinden, davacı işçinin şirket adına işyerlerinden aldığı, paraları şirket hesabına intikal ettirmemesi sebebiyle şirket yetkilisi ...'nun davacı işçiden şikayetçi olduğu, davacı işçinin de bu soruşturma kapsamında sorumlu olduğuna ilişkin beyanının yer aldığı tutanakların kendisine zorla imzalattırıldığını, kendisine tabanca çekilerek ölümle tehdit edilmesi üzerine imzalamak zorunda kaldığını iddia ederek ondan şikayetçi olduğu, Karaman C.Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde davacı işçi hakkında güveni kötüye kullanmak suçundan dolayı cezalandırılması istemiyle kamu davası açılırken, işçinin tehdit nedeniyle şikayetçi olduğu işveren yetkilisi hakkında ise üzerine atılı tehdit suçundan dolayı “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” verildiği anlaşılmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının el yazılı savunmasından, Karaman Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/75 Esas sayılı dosyasına ilişkin Bilirkişi Raporu ve taraf vekillerinin davacının bu yargılamasına ilişkin açıklamalarından, Mahkemece, davacının hizmet sebebiyle emniyeti suistimal suçu sabit görülerek hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verildiği anlaşılmaktadır. Davacının feshe neden olan şirket müşterilerinden tahsil edilen paraları şirkete teslim etmeme eylemi, ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan davranış olup, sübut bulan bu ... 4857 sayılı Yasanın 25/II-e bendinde belirtilen hal olup, işverene haklı fesih imkanı tanımaktadır. İşveren, haklı fesih yetkisini süresinde kullandığından hizmet akdi haklı nedenle feshedilen davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 2- Davalı işveren, ücret ve yıllık ücretli izin alacaklarının fazla çalışma ücreti ile birlikte çek karşılığı ödendiğini savunmuştur. Davacı ise, bu çekin kıdem ve ihbar tazminatları karşılığı olduğunu iddia etmiş, ancak, kanıtlayamamıştır. Aksine, çekle yapılan ödemenin muhasebe kayıtlarından, yıllık izin ücreti, ücret alacağı ve fazla mesai ücreti karşılığı olduğu bellidir. Buna göre, davacının yıllık ücretli izin ve ücret alacağı talebinin varlığı çek ile birlikte değerlendirilmelidir. Mahkemece hatalı yorum ve gerekçe ile karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebelerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.