Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/9874 E. 2024/2007 K. – Çocuğun Cinsel

Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9874
Karar No
2024/2007
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/27 E., 2015/201 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2015/27 Esas, 2015/201 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstekleri Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. III. GEREKÇE 1.Mahkemece yapılan duruşmada hazır bulunan sanığa 5271 sayılı Kanun'un 147 ve 191 inci maddelerine uygun şekilde kanuni hakları hatırlatıldıktan sonra iddianame yerine geçen asliye ceza mahkemesinin görevsizlik kararı ile ekleri okunarak atılı suçla ilgili sorgusunun yapılması gerektiği gözetilmeden okunan iddianameye göre gerçekleştirilen sorgu sonrası yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması ve 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesinin birinci fıkrasında “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasında ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup bu kapsamda olayın tek görgü tanığı konumunda bulunan mağdurenin duruşmaya getirilerek beyanı alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Yukarıda açıklanan nedenlerle Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2015/27 Esas, 2015/201 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2024 tarihinde karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/9874, K. 2024/2007, T. 07.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-9874-e-2024-2007-k-27d5d8ea66fe