Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/7673 E. 2023/5159 K.

Konu: Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/7673
Karar No
2023/5159
Karar Tarihi
Konu
Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/944 E., 2015/217 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 45. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2014/944 Esas, 2015/217 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02.01.2019 tarihli ve 14-2015/276239 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurenin soyut beyanlarına dayanılarak hüküm kurulduğuna, sanığın akollü olmadığına, uzun süredir bisiklet tamirciliği yaptığına, sabıkasız olduğuna, mağdurenin babasının sanık lehine beyanlarda bulunduğuna, kamera görüntülerinin olay anını kaydetmediğine, gerekli tanıkların dinlenmediğine, somut delilin bulunmadığına, kararın bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın mağdurenin oturduğu sokakta bisikletçi dükkanı çalıştırdığı, olay tarihinde sanığın dükkanının önünde daha önceden tanıdığı mağdurenin su tabancası ile oynarken su tabancasının şaka babında elinden alıp mağdureye sıkarak suyunu bitirdiği, mağdurenin tabancasının suyunun bitmesi nedeniyle su doldurmak istediği, sanığın tabancaya su doldurmak için alıp dükkanın içine girdiği, üst katta bulunan lavabo kısmına geçerek dükkanda bulunan kamera kaydı dışına çıktığı, mağdurenin dükkanın alt kısmında beklediği, sanığın tabancayı dolduramadığını söyleyerek mağdureye üst kata çağırdığı ve orada kamera görüntüsü dışında kalan noktada mağdureyi yanına çağırarak kendisine doğru çekip beline sarılıp kalçasını pantolonunun üzerinden okşadığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği anlaşılmıştır. Her ne kadar sanık savunmasında her hangi bir tacizde bulunmadığını, su doldurmak için üst kata çıktıklarını ancak böyle bir fiili gerçekleştirmediğini savunmuş ise de yaşı küçük olan mağdurenin sanık ile aralarında her hangi bir problem olmadığı halde ayrıntılı bir tarzda bu olayı uydurarak mahkemede de gözlemlendiği şekilde ayrıntıları ile anlatmasının mahkememizde inandırıcı kabul edildiği, iftira atacak bir sebebin bulunmadığı, yine iş yerinde bulunan kamera kayıtlarının incelenmesi sırasında mağdurenin su tabancası ile çok korkmuş ve ürkmüş gibi çıkarak hızlı hareketlerle asma katın merdivenlerinden inerek çıktığının görülmesi karşısında sanığın savunmalarının inandırıcı olmadığı, müsnet suçun sübuta erdiği anlaşılmakla hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE Mağdurenin aşamalardaki anlatımları, savunma, tanık beyanı ile tüm dosya kapsamına göre sanığın mağdurenin pantolonu üzerinden poposunu okşaması şeklindeki eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı anlaşılmakla tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 45. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2014/944 Esas, 2015/217 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/7673, K. 2023/5159, T. 13.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-7673-e-2023-5159-k-7c9aa9fc846e